Sumru Çelikcan

Sumru Çelikcan

Altın Kayısı - Ramada...

A+A-

Geçtiğimiz cumartesi günü altın kayısı ramada otelde Ece Budan ın genel başkanlığında ki HİMYAÇ-DER yani himayeye muhtaç çocuk, yaşlı ve kadınları kapsayan derneğin bayanlara yönelik bir çayı vardı.                                                                                                                                            
Son senelerde Malatya da yapılan en amacına uygun, en başarılı çaylardan biriydi. Vals gösterileriyle, defilesiyle ve sanatçı sena hanımın muhteşem sesiyle süslediği çay çok şık ve özel konuklarıyla da unutulmaz bir gün yaşattı.                                                                                                    
Aynı zamanda HİMYAÇ-DER Malatya için önemli bir özelliğe sahip, şöyle ki HİMYAÇ-DER Malatya DA genel merkez.Türkiye genelinde 5 şubeye sahip.Ve her geçen gün çığ gibi büyüyen yardım seven insanlarımız tarafından çoğalan bir dernek olma özelliğini taşıyor.Yani ilk defa bir sivil toplum örgütü Malatya dan Türkiye genelindeki şubelerini yönetecek.  

Evet, buraya kadar anlattıklarım gibi o gün her şey son derece şık, Malatya ya, Malatyalılara yakışır kalitedeydi. Fakat kalitesiz olan, otel işletmesiyle yaşananlardı. Hem de dibine kadar.

Altın Kayısı hepimizin bildiği, artık Malatya ile bağdaşmış bir oteldi. Kapandığında bende herkes gibi çok üzülmüştüm. Adıyla sanıyla, işletmesiyle gerçek bir oteldi. Meğerse yeni altın kayısı eskisinin çakmasıymış, cumartesi günü çayda öğrenmiş olduk.

Erdal Göçmez tarafından altın kayısı otelinin tekrar faaliyete geçtiğini duyduğumda çok sevinmiştim. Malatya adına çok önemli bir yatırım olduğunu düşündüm. Ve Malatya ekmeğini yiyen bir iş adamı olarak kazandığını, Malatya ya yatırmasını takdirle karşıladım herkes gibi. Ama boşa faaliyete geçtiğini yaşanan çirkinliklerden sonra anladım. Harika bir otel olmuş, son drece şık bir otel. İçeriye girdiğiniz anda, 5 yıldızlı bir otele girmenin kalitesini hissediyorsunuz, fakat genel müdürü ve Bülent Göçmez i gördükten sonra işletmenin 5 yıldızı bırakın, 1 yıldızı dahi hak etmediğini görüyorsunuz. Otelin genel müdürü Erzurumlu bir bey, Malatya yı hele de Malatyalı yı bilmeyen bir şahıs. Biz Malatya lı lar güler yüze, saygıya, örfümüze, âdetimize son derece bağlıyızdır. Erzurumlu, Sivaslı, Malatya lı nereli olursa olsun saygı her yerde bakidir. Fakat Malatya ya geldiysen patronlarından önce buranın âdetini, töresini öğreneneceksin sayın müdür. Öğrenmezsen eğer böyle bizler gibi Malatya aşığı vatandaşlar, senin olduğun mekâna prim yaptırmazlar. Yukarıya çıkardıkları gibi bulunduğun işletmeyi alaşağı ederler. Tabi bu senin eksiğin değil, senin patronlarının sana Malatyalıları anlatamamasından, o da ayrı bir gerçek. Bu kadar lafı neden ettiğimi yazamadım hala, çünkü yazmaya elim bile varmıyor. Şöyle ki, otel profesyonel mantıkla değil, amatörce çalıştırılıyor. Çay başlayıp yemekler dağıtıldıktan sonra genel müdür kisvesindeki bey içeriye girip, kaç kişinin yemek yediğini saymayı talep etti, komik bir şekilde. Bende, çıkan tabak sayısını mutfakta saymaları gerektiğini belirttim. Fakat anlatamadım. Komedi bu şekilde start verdi. Bir genel müdürün ekibi olur ve koordineli çalışır, genel müdür yönetir. Ortada kafa hesabı yapmaz. Neyse asıl bomba misafirlerimize çay ikram etmelerini istedikten sonra patladı. Genel müdür, çay veremeyeceklerini; çünkü sadece protokole çay verebileceklerini söyledi. İşte o an son damlaydı. Dernek başkanı Ece Budan in müdahalesi ne, otel sahibi Bülent göçmez yayılmış vaziyette bacaklarını uzatarak, çok çirkin bir oturuş şekliyle “isteyen gelir, isteyen gelmez otelimize, bizim için önemli değil”  cümlesiyle son noktayı koymuş oldu yaşanan rezilliğe…

Bir bayanın karşısında nasıl oturacağını, nasıl konuşacağını bilmeyen bu şahıs ne yazık ki işletme sahibi. Bir bayan olarak esefle kınadım ve bir Malatya lı olarak da hayatımda ilk kez böyle bir Malatya lı ile karşılaştığım için ise utanç duydum. Bu insanların perde arkasında ki hallerini görmeyenler, eminim ki insan içine 5 yıldızlı bir otelin sahibi olarak çıktıklarında hak etmedikleri saygıyı görüyorlardır. Bu yazdıklarım bir bayanın karşısında nasıl oturacağını bilmemesindendi. Şimdi gelelim “isteyen gelir, isteyen gelmez” cümlesine. Onu da şöyle izah edeyim hemen. Şu saatten sonra sen istersinde Sayın Göçmez,  artık kimse gelmez… Malatyalı hak edene hakkını verir…

Saygılarımla…
 

Önceki ve Sonraki Yazılar