Yeni Zelanda'da yaşayan nadir sürüngen türü tuatara, sıra dışı biyolojik özellikleri nedeniyle bilim insanlarının ilgisini çekmeyi sürdürüyor. Türün en bilinen bireylerinden biri olan "Henry", 2009 yılında 111 yaşındayken ilk kez yavru sahibi olarak dikka
Yeni Zelanda'da yaşayan nadir sürüngen türü tuatara, sıra dışı biyolojik özellikleri nedeniyle bilim insanlarının ilgisini çekmeyi sürdürüyor.
Türün en bilinen bireylerinden biri olan "Henry", 2009 yılında 111 yaşındayken ilk kez yavru sahibi olarak dikkatleri üzerine çekmişti. Uzun yıllar saldırgan davranışlarıyla tanınan Henry'nin, vücudundaki kanserli tümörün alınmasının ardından üreme yeteneğini yeniden kazandığı ve 12 yumurtadan 11 yavrunun dünyaya gelmesini sağladığı açıklanmıştı.
Başındaki "üçüncü göz" dikkat çekiyor
Tuatarayı diğer sürüngenlerden ayıran en dikkat çekici özelliklerinden biri ise başının üst kısmında bulunan ve "parietal göz" ya da "üçüncü göz" olarak adlandırılan ışığa duyarlı organ.
Bu yapı, görme işlevi görmese de canlıya ışık ve karanlığı algılama, biyolojik saatini düzenleme ve çevresel değişimlere uyum sağlama konusunda yardımcı oluyor.
250 milyon yıllık yaşayan fosil
Bilim insanları tuatarayı "yaşayan fosil" olarak tanımlıyor.
Yaklaşık 250 milyon yıl önce kertenkele ve yılanlardan ayrılan "Rhynchocephalia" takımının günümüze ulaşan tek temsilcisi olan tuatara, dinozorlar çağından günümüze ulaşabilen ender canlılardan biri olarak kabul ediliyor.
Son bilimsel araştırmalar, tuataranın yalnızca uzun ömrüyle değil, beyin yapısıyla da büyük önem taşıdığını ortaya koydu.
Araştırmacılar, tuataranın sinir sisteminin günümüz sürüngenlerinden çok ilkel özellikler taşıdığını ve özellikle kaplumbağaların beyin yapısıyla önemli benzerlikler gösterdiğini belirtiyor.
İskeleti de milyonlarca yıl öncesini yansıtıyor
Gelişmiş bilgisayarlı tomografi incelemeleri, tuataranın omurga ve kaburga yapısının da oldukça ilkel anatomik özelliklerini koruduğunu ortaya çıkardı.
Bilim insanları, bu sayede soyu tükenmiş sürüngenlerle karşılaştırmalı çalışmalar yaparak tarih öncesi canlıların evrimine ilişkin yeni bilgiler elde edebiliyor.
Tuataranın gece avlanma stratejileri ve hareket biçimi yalnızca biyoloji alanında değil, mühendislik ve yapay zekâ çalışmalarında da ilham kaynağı oldu.
Araştırmacılar, bu canlıdan esinlenerek geliştirilen "Tuatara Optimization Algorithm" adlı optimizasyon algoritmasının karmaşık mühendislik problemlerinin çözümünde başarılı sonuçlar verdiğini belirtiyor.
Bilim insanlarına göre yaklaşık çeyrek milyar yıldır varlığını sürdüren tuatara hem geçmişe ışık tutması hem de modern bilim ve teknolojiye katkı sağlayabilecek özellikleriyle araştırmaların odağında yer almaya devam ediyor. (İLKHA)