"2070’te musluklar ‘antik’ olacak": Geleceğin Su Müzesi İstanbul’da açıldı

Gökkuşağı Koleji, su krizine dikkat çekmek ve genç nesillerde farkındalık oluşturmak amacıyla hazırladığı ‘Geleceğin Su Müzesi 2070’ projesini İstanbul Gelişim Üniversitesi akademik desteğiyle hayata geçirdi. Dünya Su Günü kapsamında kapılarını açan proje
Gökkuşağı Koleji, su krizine dikkat çekmek ve genç nesillerde farkındalık oluşturmak amacıyla hazırladığı ‘Geleceğin Su Müzesi 2070’ projesini İstanbul Gelişim Üniversitesi akademik desteğiyle hayata geçirdi. Dünya Su Günü kapsamında kapılarını açan proje, ziyaretçileri 2070 yılına götürerek suyun geleceğine dair bir tablo ortaya koydu.
‘Geç Kalmış Bir Gelecekten Davet’ temasıyla hazırlanan müzede, su kıtlığının artık yalnızca geleceğin değil bugünün en acil sorunlarından biri olduğu vurgulandı. Cambridge Assessment International Education eğitim vizyonu doğrultusunda geliştirilen proje, öğrencilerin küresel sorunlara karşı bilinç kazanmasını hedefliyor. Gökkuşağı Koleji Beylikdüzü Kampüsü’nde açılan ve 27 Mart’a kadar ziyaret edilebilecek olan müzenin açılışına; United Nations, Beylikdüzü Sanayi ve İşadamları Derneği (BEYSİAD), TEMA Vakfı ve belediyeden temsilciler katıldı.

Karşılaşılabilecek senaryoları deneyimleme imkânı
‘Antik Musluk Arşivi’, ‘Sanal Su Maliyeti Vitrinleri’ ve ‘Su Ayak İzi Ölçümleme İstasyonları’ gibi tematik alanların yer aldığı müze, ziyaretçilere suyun bilinçsiz tüketimi halinde gelecekte karşılaşılabilecek senaryoları deneyimleme imkânı sundu. Projenin, Birleşmiş Milletler’in sürdürülebilir kalkınma hedefleriyle uyumlu yapısı da dikkat çekti.
"2070’te bugün kullandığımız su, bir müze objesi olabilir"
Gökkuşağı Koleji Beylikdüzü Kampüsü İlkokul Müdürü Pınar Çalış, projenin amacının öğrencileri geleceğe hazırlamak olduğunu belirterek şunları söyledi:
"Bugün Dünya Su Günü kapsamında ziyaretçilerimizi 2070 yılına götürdük. Çünkü biz öğrencilerimizi sadece bugüne değil, sürdürülebilir bir geleceğe hazırlıyoruz. Bu süreçte onların sorumluluklarının farkına varmalarını istiyoruz. Birleşmiş Milletler’in kalkınma hedeflerini eğitim programlarımızın bir parçası haline getiriyoruz."
Müzede yer alan çalışmalarla suyun değerine dikkat çekmek istediklerini ifade eden Çalış, "Bugün sıradan bir şekilde kullandığımız musluklar, 2070 yılında ‘antik’ bir eser haline gelebilir. Aynı şekilde, tüketip yarım bıraktığımız pet şişeler bile gelecekte sergilenen objeler olabilir. Bu örneklerle suyun kıymetini anlatmayı amaçlıyoruz" dedi.

"Su yoksa hayat yok"
Beylikdüzü TEMA Vakfı Temsilcisi Ümran Can Karter ise projenin etkileyici bir farkındalık oluşturduğunu belirtti.
"Biz ‘Su yoksa hayat yok’ diyoruz. Müze, bugünden yarına nasıl gidileceğini çok etkileyici şekilde anlatıyor. Çocukların ortaya koyduğu çalışma gerçekten çok başarılı" ifadelerini kullanan Karter, sürdürülebilir yaşam için tüketimin azaltılması gerektiğine dikkat çekti.
Su, hava ve toprağın korunmasının hayati önem taşıdığını vurgulayan Karter, "Günümüzde ciddi bir tüketim çılgınlığı var. Sürekli yeni ürünler almak yerine daha bilinçli tüketmeliyiz. Enerji kullanımında tasarruf etmeli, toplu taşıma ve bisiklet kullanımını artırmalıyız. Çünkü sağlıklı bir gelecek için doğayı korumak zorundayız" diye konuştu.
Proje, hem öğrencilerin hazırladığı çalışmalar hem de verdiği güçlü mesajlarla, su krizine karşı toplumsal farkındalık oluşturmayı hedefliyor.