6 Şubat 2023 depremlerinin ardından yapı güvenliği ve dirençli kentlerin öneminin çok daha net ortaya çıktığını belirten Türkiye Müteahhitler Birliği Başkanı M. Erdal Eren, riskli yapı stokunun yenilenmesinden etkin denetime kadar kapsamlı bir dönüşüm sür
6 Şubat 2023 depremlerinin ardından yapı güvenliği ve dirençli kentlerin öneminin çok daha net ortaya çıktığını belirten Türkiye Müteahhitler Birliği Başkanı M. Erdal Eren, riskli yapı stokunun yenilenmesinden etkin denetime kadar kapsamlı bir dönüşüm sürecine ihtiyaç olduğunu söyledi.
Türkiye Müteahhitler Birliği (TMB) Başkanı M. Erdal Eren, 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin 27’nci yıl dönümü dolayısıyla yaptığı değerlendirmede, 6 Şubat 2023 depremlerinin ortaya çıkardığı ağır tablo üzerinden yapı güvenliği ve kentsel dönüşüme dikkati çekti.
6 Şubat’ın şehirlerin afetlere karşı hazırlanmasında köklü değişikliklere ihtiyaç bulunduğunu bir kez daha gösterdiğini belirten Eren, Türkiye’nin deprem kuşağında bulunması nedeniyle yapılaşma politikalarının risk azaltma yaklaşımıyla ele alınması gerektiğini ifade etti.
6 Şubat sonrası dirençli kent vurgusu
Depremin engellenemeyeceğini ancak ortaya çıkaracağı kayıpların azaltılabileceğini kaydeden Eren, bunun yolunun bilimsel şehir planlaması, mühendislik standartlarına uygun yapılaşma ve güçlü denetim mekanizmalarından geçtiğini söyledi.
Afet politikasının yalnızca deprem meydana geldikten sonra müdahale ve yeniden inşa süreçlerine odaklanmaması gerektiğini belirten Eren, şehirlerin olası afetlere karşı önceden hazırlanmasının temel öncelik haline getirilmesi gerektiğini vurguladı.
Riskli binalarda dönüşüm süreci hızlanmalı
Mevcut yapı stokunun güvenli hale getirilmesini afet riskinin azaltılmasındaki en önemli başlıklardan biri olarak değerlendiren Eren, yüksek risk taşıyan yapıların vakit kaybedilmeden tespit edilmesi gerektiğini kaydetti.
Tespit edilen yapıların güçlendirilmesi veya yenilenmesine ilişkin süreçlerin daha hızlı işletilmesi gerektiğini ifade eden Eren, kentsel dönüşümün önündeki ekonomik ve hukuki engellerin azaltılmasına yönelik mekanizmaların güçlendirilmesini istedi.
Vatandaşların dönüşüme katılımını kolaylaştıracak modellerin geliştirilmesinin önemine değinen Eren, finansmana erişimin de süreci hızlandıracak temel unsurlardan biri olduğunu belirtti.
Güvenli bina yalnızca beton ve demirden ibaret değil
Yeni yapılaşmada kalite standartları ile denetim mekanizmalarının eksiksiz işletilmesi gerektiğini vurgulayan Eren, güvenli yapı üretiminin yalnızca kullanılan malzemenin kalitesi üzerinden değerlendirilemeyeceğini ifade etti.
Planlama, mühendislik, uygulama ve denetimin birbirini tamamlayan bir sistem olarak yürütülmesi gerektiğini kaydeden Eren, yapı üretiminin her aşamasında mevzuatın tavizsiz uygulanmasının hayati önem taşıdığını söyledi.
Nitelikli teknik personelin sektör içerisindeki ağırlığının artırılmasının da yapı güvenliğinin sürdürülebilirliği açısından önemli olduğunu belirtti.
Geleceğin kentleri bugünden hazırlanmalı
Depreme dirençli kentlerin oluşturulmasının yalnızca mevcut yapıların güvenli hale getirilmesi anlamına gelmediğine işaret eden Eren, gelecekte kurulacak şehirlerin de afet riskleri dikkate alınarak planlanması gerektiğini ifade etti.
Bu süreçte kamu kurumları, özel sektör, üniversiteler ve meslek kuruluşları arasında güçlü bir koordinasyon kurulmasını isteyen Eren, bilimsel veriler ile teknolojik imkânların şehirleşme politikalarının merkezine alınması gerektiğini kaydetti.
Eren, 17 Ağustos Marmara Depremi’nde hayatını kaybedenleri anarken, 6 Şubat depremlerinin ortaya koyduğu sonuçların unutulmaması ve benzer kayıpların yeniden yaşanmaması için afetlere hazırlığın kalıcı bir şehircilik politikasına dönüştürülmesi gerektiğini vurguladı.