ABD'nin Afganistan işgali geride ağır bir yıkım bıraktı: On binlerce sivil hayatını kaybetti

ABD'nin 2001'de Afganistan'ı işgali, "terörle mücadele" ve güvenlik gerekçeleriyle başlatıldı. Ancak Washington öncülüğündeki saldırıların yaklaşık 20 yıl sürmesi, Afgan halkını savaşın, hava saldırılarının, bombalamaların ve silahlı çatışmaların ortasınd

ABD'nin 2001'de Afganistan'ı işgali, "terörle mücadele" ve güvenlik gerekçeleriyle başlatıldı. Ancak Washington öncülüğündeki saldırıların yaklaşık 20 yıl sürmesi, Afgan halkını savaşın, hava saldırılarının, bombalamaların ve silahlı çatışmaların ortasında bıraktı.

Birleşmiş Milletler Afganistan Yardım Misyonu'nun (UNAMA) düzenli olarak belgelemeye başladığı 2009-2021 dönemine ilişkin veriler, savaşın sivillere çıkardığı ağır faturayı gözler önüne seriyor. Bu dönemde yaklaşık 40 bin sivilin öldüğü, 77 binden fazla sivilin yaralandığı belirtiliyor. Üstelik UNAMA'nın kayıtları 2009'da başladığı için, 2001'deki işgalden 2008'e kadar yaşanan sivil kayıpların tamamı bu bilançoya dahil değil.

"Terörle mücadele" söyleminin ardında yıkım kaldı

ABD'nin Afganistan'a müdahalesi yıllar içerisinde yalnızca "Taliban" ile çatışmalarla sınırlı kalmadı. ABD ve NATO güçlerinin hava operasyonları, Afgan güvenlik güçleriyle yürütülen ortak operasyonlar ve çeşitli silahlı grupların saldırıları, sivillerin günlük hayatını savaş alanına çevirdi.

UNAMA'nın 2021 verileri, savaşın son döneminde dahi sivillerin ağır bedel ödediğini ortaya koydu. 2021'in ilk yarısında BM tarafından 5 bin 183 sivil kayıp belgelendi.

2020'de ise 8 bin 820 sivil kayıp kayda geçirildi; bunların 3 bin 35'i hayatını kaybetti, 5 bin 785'i yaralandı.

Bu tablo, Washington'un yıllarca "Afganistan'a güvenlik ve istikrar getirme" iddiasıyla yürüttüğü askeri müdahalenin, Afgan halkı açısından neden büyük bir insani yıkımla özdeşleştiğini gösteriyor.

Çocuklar ve kadınlar da savaşın hedefi oldu

Savaşın en ağır yükünü Afganistan'ın çocukları ve kadınları taşıdı.

BM'nin 2020 verilerine göre yalnızca o yıl 2 bin 619 çocuk ve 1146 kadın çatışmalarda hayatını kaybetti veya yaralandı. Kadın ve çocukların toplam sivil kayıplardaki payı yüzde 43'e ulaştı.

Dolayısıyla ABD'nin "özgürleştirme" ve "demokrasi getirme" söylemlerinin karşısında, savaşın gerçek mağdurlarının evlerini, yakınlarını ve sağlıklarını kaybeden Afgan siviller olduğu görülüyor.

Savaş sona erdi ama yaraları kapanmadı

Afganistan'daki işgalin en ağır sonuçlarından biri de savaşın doğrudan kurbanlarının ötesine geçmesi oldu.

BM'nin savaş mağdurlarıyla yaptığı görüşmelerde, görüşülen kişilerin tamamının psikolojik travma yaşadığını bildirdiği, yarısından fazlasının ise fiziksel engel veya kronik ağrılardan mustarip olduğu aktarıldı.

Yani bombaların susması, savaşın sona erdiği anlamına gelmedi. Afgan halkının önemli bir bölümü savaşın ruhsal ve fiziksel yaralarını yıllar sonra da taşımaya devam etti.

20 yıllık savaşın faturası trilyonlarca dolar

ABD'nin Afganistan'daki savaşı yalnızca Afgan halkına ağır bir insani bedel ödetmedi; Amerikan kamu kaynaklarından da devasa miktarlarda para harcandı.

Brown Üniversitesi'nin "Costs of War" araştırmasına göre ABD'nin Afganistan'daki yaklaşık 20 yıllık savaşı için yaptığı harcama 2,3 trilyon dolara ulaştı. Bu miktar, savaşın askeri maliyetinin yanı sıra uzun vadeli yüklerini de gözler önüne seriyor.

Buna karşın ABD ordusu 2021'de Afganistan'dan çekildiğinde Washington'un yıllarca desteklediği yönetim kısa sürede çöktü ve "Taliban" yeniden yönetimi ele geçirdi.

İşgalin ardından ekonomik ve insani kriz

ABD'nin çekilmesinin ardından Afganistan ekonomisi de ağır bir sarsıntı yaşadı. Dünya Bankası, 15 Ağustos 2021'deki yönetim değişikliğinin ardından dış yardımlardaki düşüşün ekonomik faaliyetlerde ciddi daralmaya ve kamu hizmetlerinde yaygın aksamalara yol açtığını belirtiyor. Afganistan'ın uluslararası bankacılık sistemine erişimi de büyük ölçüde kesilirken, ülkenin döviz rezervleri donduruldu.

Böylece Washington'un "demokrasi ve kalkınma" vaadiyle başlayan süreç, Afganistan'ı on binlerce sivilin hayatını kaybettiği, milyonlarca insanın yerinden edildiği ve ekonomisinin savaşın ağır yükünü taşımaya devam ettiği bir ülke haline getirdi.

Afganistan, ABD'nin savaş politikalarının acı mirası

Afganistan örneği, ABD'nin askeri müdahalelerinin yalnızca savaş meydanlarında değil, sivillerin evlerinde, hastanelerinde, ekonomilerinde ve geleceklerinde de ağır sonuçlar doğurduğunu gösteriyor.

2001'de "terörle mücadele" gerekçesiyle başlayan işgal, 20 yıl sonra ABD'nin ülkeden çekilmesiyle sona erdi. Fakat Afgan halkının ödediği bedel savaşın bitmesiyle ortadan kalkmadı.

On binlerce sivilin ölümü, yüz binlerce yaralı, derin psikolojik travmalar, kalıcı sakatlıklar, yıkılan altyapı ve ekonomik çöküş; ABD'nin Afganistan'daki askeri müdahalesinin ardında bıraktığı en somut miraslar arasında yer aldı.

Bu nedenle Afganistan, Washington'un dünyaya "demokrasi", "insan hakları" ve "güvenlik" söylemleriyle sunduğu askeri müdahalelerin sahadaki sonuçlarının en çarpıcı örneklerinden biri olarak tarihe geçti. (İLKHA)