Başbakan Mark Carney hükümeti, ülkenin ekonomik ve stratejik açıdan kendi kendine yeterliliğini artırma hedefi doğrultusunda savunma sanayisine yönelik yatırımları hızlandırırken, Kanada şirketlerini destekleyerek ABD'li savunma firmalarına olan bağımlılı
Başbakan Mark Carney hükümeti, ülkenin ekonomik ve stratejik açıdan kendi kendine yeterliliğini artırma hedefi doğrultusunda savunma sanayisine yönelik yatırımları hızlandırırken, Kanada şirketlerini destekleyerek ABD'li savunma firmalarına olan bağımlılığı azaltmayı amaçlıyor.
Toronto'daki bir hazır giyim fabrikasında Kanada ordusu için kamuflaj desenli kumaşlardan kask kılıfları üretilmesi, bu dönüşümün küçük ancak dikkat çekici örneklerinden biri olarak öne çıkıyor.
Lüks parka üreticisi Wuxly'nin savunma sektörüne yönelmesiyle birlikte Kanada'da çok sayıda şirket de savunma tedarik zincirine girmeye başladı. Bazı firmalar ülkenin geniş ve zorlu Arktik bölgesinde kullanılmak üzere uzaktan algılama sistemleri geliştirirken, bazıları askerlerin ikmalinde kullanılabilecek insansız hava araçları ve otonom robotlar üretiyor.
Washington'ın baskısı Ottawa'yı harekete geçirdi
Kanada'nın savunma harcamalarındaki artış, bir yandan ülkenin askeri kapasitesini modernleştirme ihtiyacından, diğer yandan Trump yönetiminin NATO müttefiklerinden daha fazla savunma harcaması talep etmesinden kaynaklanıyor.
Ancak Washington'ın baskısı, Kanada açısından yalnızca daha fazla para harcama anlamına gelmiyor. Ottawa, artan savunma bütçesini aynı zamanda ABD'ye bağımlılığı azaltacak yerli bir savunma sanayisi oluşturmak için kullanıyor.
Kanada'nın bu yöndeki stratejisi, uzun yıllar savunma alanında güney komşusunun gölgesinde kalmasının ardından önemli bir politika değişikliğine işaret ediyor.
Carney hükümetinin açıkladığı savunma planı kapsamında gelecek 5 yılda yaklaşık 60 milyar Kanada doları ek kaynak ayrılması öngörülüyor. Hükümet ayrıca Kanada şirketlerinin savunma ve güvenlik tedarik zincirlerinde daha fazla yer almasını sağlayacak destek mekanizmaları oluşturuyor.
Carleton Üniversitesinde savunma politikaları uzmanı Philippe Lagassé, yatırımın Kanada'nın barış dönemindeki standartları açısından oldukça önemli bir ölçeğe ulaştığını belirtiyor.
Wuxly'nin kurucusu ve Üst Yöneticisi James Yurichuk da savunma sektöründeki hareketliliğin artık açıkça görüldüğünü, savunma fuarlarının dolduğunu ve daha önce bu alanda faaliyet göstermeyen çok sayıda şirketin sektöre yöneldiğini ifade ediyor.
Kanada kendi teknolojisini geliştirmeye hazırlanıyor
Ottawa'nın stratejisinin merkezinde yalnızca daha fazla askeri teçhizat satın almak değil, kritik teknolojilerin Kanada'da geliştirilmesi bulunuyor.
Hükümet, gelecek 10 yılda savunma sektörünün üç katına çıkarılmasını, yaklaşık 125 bin yeni istihdam oluşturulmasını ve yüz milyarlarca dolarlık yatırımın Kanada merkezli şirketlere yönlendirilmesini hedefliyor.
Havacılık, robotik ve insansız sistemler "egemen yetenekler" kapsamında öncelikli alanlar arasında yer alıyor.
Kanada, aynı zamanda savunma tedarikinde ABD dışındaki müttefiklere de yöneliyor. Ottawa bu yıl İsveç merkezli Saab'dan radar uçakları, Almanya merkezli ThyssenKrupp'tan ise denizaltılar tedarik edilmesine yönelik anlaşmalar açıkladı.
Böylece Kanada, Trump yönetiminin artan baskısına rağmen savunma ihtiyaçlarını yalnızca Washington'a bağlamak yerine daha geniş bir uluslararası tedarik ağı oluşturma yoluna gidiyor.
Arktik bölgesi için yerli çözümler
Savunma yatırımlarının önemli bir bölümünü, Kanada'nın egemenlik iddiasının bulunduğu Arktik bölgesinin güvenliği oluşturuyor.
Geniş yüzölçümü, zorlu iklim koşulları ve düşük nüfus yoğunluğu nedeniyle bölgede askerlerin ve altyapının korunması Kanada için giderek daha önemli hale geliyor.
Bu kapsamda yapay zeka destekli robotlar, insansız hava araçları ve uzaktan operasyon sistemleri geliştiriliyor.
New Frontier Robotics adlı Kanada şirketi, insan müdahalesini azaltabilecek mobil robot kolları üzerinde çalışıyor. Şirket, söz konusu teknolojinin fabrikalarda kullanılmasının yanı sıra Arktik bölgelerdeki askeri altyapının bakımında da değerlendirilebileceğini belirtiyor.
Şirketin kurucu ortağı Nikhil Malhotra, zorlu iklim koşullarında bakım görevi için insanların hayatını riske atmak yerine robotların kullanılmasının daha güvenli olacağını ifade ediyor.
Montreal yakınlarında faaliyet gösteren Volatus Aerospace ise insansız hava araçları geliştiriyor. Şirketin teknolojileri hem sivil hem askeri amaçlarla kullanılabiliyor. Üretilen sistemler uzak yerleşimlere tıbbi malzeme ulaştırmanın yanı sıra askerlerin ikmalinde ve askeri operasyonlarda da kullanılabilecek kapasiteye sahip.
Kanada için yeni bir savunma sanayisi dönemi
Kanada'nın savunma sanayisini büyütme hamlesi, ülkenin geçmişte sınırlı kalan yerli üretim kapasitesini önemli ölçüde değiştirme potansiyeli taşıyor.
Kanadalı şirketlerin daha önce savunma sektöründe yatırımcılar açısından fazla ilgi çekici olmadığını belirten Volatus Aerospace Üst Yöneticisi Glen Lynch, yeni dönemin sektöre bakışı değiştirdiğini söylüyor.
Bununla birlikte Kanada'nın önünde önemli zorluklar da bulunuyor. ABD'nin çok daha büyük savunma pazarı ve araştırma-geliştirme bütçeleri, Kanadalı şirketlerin nitelikli çalışanlarını ve yeni teknolojilerini güney komşusuna kaptırması riskini beraberinde getiriyor.
Buna rağmen Ottawa, Washington'ın ekonomik ve siyasi baskılarının gölgesinde kalmak yerine bu süreci kendi savunma kapasitesini güçlendirmek için değerlendirmeye çalışıyor.
Trump yönetiminin Kanada'ya yönelik yeni tarifeleri ve NATO üzerinden artan savunma harcaması baskısı, iki ülke arasındaki ilişkilerde yeni gerilim başlıkları oluştururken, Ottawa'nın verdiği mesaj giderek daha net hale geliyor. Kanada, güvenliği için ABD'ye mecbur olduğu dönemi geride bırakmak ve kendi savunma kapasitesini oluşturmak istiyor. (İLKHA)