Afganistan İslam Emirliği'nin Ankara Büyükelçiliğinde, “İşgalin Sona Ermesi ve Zafer Günü”nün 5’inci yıl dönümü dolayısıyla program düzenlendi. Büyükelçilik binasında gerçekleştirilen programa Afganistan’ın Ankara Büyükelçisi Saniullah Farahmand’ın yanı s
Afganistan İslam Emirliği'nin Ankara Büyükelçiliğinde, “İşgalin Sona Ermesi ve Zafer Günü”nün 5’inci yıl dönümü dolayısıyla program düzenlendi.
Büyükelçilik binasında gerçekleştirilen programa Afganistan’ın Ankara Büyükelçisi Saniullah Farahmand’ın yanı sıra milletvekilleri, HÜDA PAR Dış İlişkiler Başkanı Hüseyin İmir, HÜDA PAR Mersin Milletvekili Faruk Dinç, yabancı misyon temsilcileri, çok sayıda sivil toplum kuruluşu yetkilisi ve davetliler katıldı. Program, Kur’an-ı Kerim tilaveti ve ABD işgaline ilişkin video gösterimiyle başladı.
“Savaşlar dönemini geride bıraktık, yeni bir dönem başlattık”
Afganistan'ın Ankara Büyükelçisi Saniullah Farahmand, burada yaptığı konuşmada, Tövbe Suresi 105. ayet okuduktan sonra şunları aktardı: "Bugün Afganistan’ın çağdaş tarihinde önemli bir gün olan Esed ayının 24’ü, 15 Ağustos ve Fethin beşinci yıl dönümünü kutlamak üzere bir araya gelmiş bulunuyoruz. Bu gün yalnızca bir siyasi dönüşümün yıl dönümü değil, aynı zamanda yeni bir dönemin başlangıcının da anılmasıdır; savaşlar dönemini geride bıraktık ve yeni bir dönem başlattık. Bu dönem ve aşamada Afganistan, tek bir liderliğin basiretli yönetimi altında, İslami sistemin gölgesinde istikrar, yeniden imar, ekonomik büyüme ve dünya ile karşılıklı saygı temelinde ilişkilerin geliştirilmesi yönünde adımlar atmıştır.
Geçtiğimiz beş yılın önemli kazanımlarından biri, mukaddes şeriatın uygulanması, ülkenin güvenliğinin ve bağımsız karar alma gücünün güçlendirilmesi ve istikrarın pekiştirilmesidir. Bu güvenlik yalnızca Afganların ihtiyacı değil, aynı zamanda bölgenin ve dünyanın ortak menfaatidir. Güvenli, istikrarlı ve sorumlu bir Afganistan, bölgesel bağlantı, ticaret, yatırım ve ekonomik iş birliği için yeni fırsatlar oluşturmakta ve ortak güvenlik tehditlerinin önlenmesi alanında yapıcı bir rol oynamaktadır."
“Afganistan’ın kalkınması ve bölgesel bağlantısı güçlendiriliyor”
Farahmand, "Bu süre içerisinde yönetimin dikkati, savaşın yönetiminden kanuniliğin güçlendirilmesine, ülkelerle diplomatik ve ekonomik ilişkilerin geliştirilmesine, ülkenin imarı, ekonomik kalkınması ve kamu hizmetlerine yönelmiştir. Devlet işlerinin iç gelirler temelinde yürütülmesi, altyapının geliştirilmesi, ulaşım koridorlarının güçlendirilmesi, enerji, madenler ve tarım alanlarında yatırımlar, bölgesel ekonomik projelerin ilerletilmesi ve özel sektörün desteklenmesi, bu sürecin açık örnekleridir. Bu kapsamda TAPİ, CASA-1000 ve diğer bölgesel ekonomik ve transit projelerindeki ilerleme, yolların ve temel altyapının geliştirilmesi ve yerli ve yabancı yatırımların çekilmesine yönelik çabalar, ülkenin ekonomik büyümesi ve bölgesel bağlantısı için önemli temeller olarak değerlendirilmektedir." dedi.
“Afganistan’da sürdürülebilir kalkınma ve reform adımları”
Ülkenin uzun vadeli kendi kendine yeterliliği ve temel kalkınması için ulusal kalkınma programları ve stratejilerinin hayata geçirilmesine özel önem verildiğini belirten Farahmand, "Ekonomik büyüme, enerji, kentsel kalkınma, sağlık ve altyapı alanlarında uzun vadeli planların uygulanması ve Afgan para biriminin (kur) istikrarlı ve güçlü tutulması, Afganistan’ın kısa vadeli tedbirlerin yanı sıra sürdürülebilir kalkınma için de açık bir vizyona sahip olduğunu göstermektedir. Özel sektörün desteklenmesi, yerli üretimin teşvik edilmesi, ticaret kolaylıklarının geliştirilmesi ve doğal kaynakların kanuna uygun şekilde kullanılması amacıyla madenler alanında yatırımların ve sözleşmelerin geliştirilmesi, ekonomik faaliyetlerin ve iş imkânlarının artırılması açısından önemli adımlar olarak değerlendirilmektedir.
Aynı şekilde, idari reformlar, kamu hizmetlerinin kolaylaştırılması, yolsuzlukla mücadele, hukukun üstünlüğünün güçlendirilmesi, uyuşturucu ekimi ve kaçakçılığının önlenmesi ve bağımlı kişilerin tedavisi alanlarında da önemli adımlar atılmıştır; böylece yönetimin kalitesinin yükseltilmesi ve halkın güveninin daha da güçlendirilmesi amaçlanmıştır." ifadelerine yer verdi.
“Afganistan, bölgesel iş birliği ve ortak refah köprüsü olmayı hedefliyor”
Konuşmasının devamında Farahmand, şunları söyledi: "Afganistan İslam Emirliği, Afganistan’ın coğrafyasının olumsuz rekabet alanı değil, bağlantı, iş birliği ve ortak refah köprüsü olması gerektiğine inanmaktadır. Bu nedenle Afganistan, bölgesel ekonomik ve transit iş birliklerinin geliştirilmesi, ticaretin kolaylaştırılması ve karşılıklı menfaatler temelinde ilişkilerin güçlendirilmesi için pratik çabalarını sürdürmektedir. Dış politikamız dengeli etkileşim, karşılıklı saygı, müdahale etmeme ve ortak menfaatler ilkelerine dayanmaktadır. Afganistan, bütün ülkelerle olumlu, yapıcı, pragmatik ve sürdürülebilir ilişkiler kurmak istemekte ve mevcut sorunların çözümünde en etkili yolun anlayış, etkileşim ve pratik iş birliği olduğuna inanmaktadır.
Sürdürülebilir ilişkilerin güven inşası, ekonomik ortaklık ve sürekli etkileşim yoluyla daha da güçlendiğine inanıyoruz. Biz, Afganistan’ın istikrarının yalnızca Afganların başarısı olmadığına; aynı zamanda bütün bölge için ekonomik büyüme, ticaret, enerji, transit ve güvenlik açısından önemli bir fırsat olduğuna inanıyoruz. Afganistan’ı daha istikrarlı, müreffeh ve gelişmiş hâle getiren her adımın etkileri bölgenin ve dünyanın birçok ülkesine ulaşmaktadır.
Bugün bize bağımsızlık, millî birlik, fedakârlık ve ortak sorumluluk dersini vermektedir. Bugün aynı zamanda bize milletler arasındaki ilişkilerin gerçekler, karşılıklı saygı ve ortak menfaatler temelinde olması gerektiği mesajını vermektedir. Bizim sorumluluğumuz, geçtiğimiz beş yılın kazanımları temelinde daha istikrarlı, gelişmiş, kendi kendine yeten ve dünya ile yapıcı etkileşim içinde olan bir Afganistan’ın inşası yönündeki çabaları daha da güçlendirmektir ki gelecek nesiller barış, onur ve refah içinde yaşasın."
“Türkiye’nin desteğini takdir ediyoruz”
Konuşmasının devamında Farahmand, "Belirtmek gerekir ki geçtiğimiz beş yıl içerisinde Türkiye Cumhuriyeti, tarihî ve dostane politikası doğrultusunda, Afganistan’ın barışı, güvenliği, millî egemenliği ve kalıcı istikrarı konusunda çeşitli uluslararası ve bölgesel toplantılarda olumlu ve yapıcı tutumunu ortaya koymuştur. Türkiye, Afganistan’da kalıcı barış ve istikrarın sağlanmasının yalnızca Afgan halkının değil, aynı zamanda bölgenin ve uluslararası toplumun da yararına olduğunu her zaman vurgulamıştır. Aynı şekilde Türkiye, Afganistan’ın sorunlarının çözümü için siyasi ve diplomatik etkileşimi, Afganların sahipliğinde ve Afganistan’ın öncülüğündeki barış sürecini desteklemiştir.
Geçtiğimiz yıllarda iki ülke arasındaki tarihî, dostane ve karşılıklı saygıya dayalı ilişkiler de devam etmiştir. 2021 yılındaki siyasi gelişmelerin ardından Türkiye, Afganistan ile etkileşim kapılarını açık tutmuş, Kabil’deki diplomatik varlığını sürdürmüş ve Afgan halkına yönelik insani, ekonomik, eğitim ve sosyal iş birliği faaliyetlerini devam ettirmiştir. Bu etkileşim, iki ülkenin uzun tarihî dostluğunun ve karşılıklı saygısının bir göstergesidir.
Aynı şekilde, Türkiye’nin çok sayıda insani ve hayır kuruluşu, özellikle Türk Kızılayı, TİKA, AFAD ve diğer yardım kuruluşları aracılığıyla, Afganistan’ın çeşitli vilayetlerinde ve alanlarında ihtiyaç sahibi insanların sorunlarının azaltılması, sağlık, gıda, acil yardımlar ve diğer insani ihtiyaçlar alanlarında değerli yardımlar gerçekleştirmiş ve hâlen yardımlarını sürdürmektedir. Bu insani iş birlikleri, Türkiye halkının ve devletinin Afganistan halkına yönelik derin dayanışma ve dostluğunun bir göstergesidir.
Afganistan İslam Emirliği adına, Türkiye’nin saygıdeğer hükümetine, Türkiye’nin dost halkına ve bu zor şartlarda Afganistan halkına yardımlarını ve iş birliklerini esirgemeyen bütün kuruluş ve şahıslara, gönülden teşekkür ve takdirlerimi sunuyorum. Afganistan ile Türkiye arasındaki tarihî, kültürel ve halklar arasındaki derin ilişkilerin, iki ülke arasındaki gelecekteki iş birlikleri için güçlü bir temel oluşturduğuna inanıyoruz. Gelecekte iki ülke arasındaki siyasi, ekonomik, ticari, kültürel, eğitim ve insani iş birliklerinin daha da genişlemesini ve derinleşmesini ve iki milletin ortak menfaatleri ve refahı için yeni fırsatların ortaya çıkmasını ümit ediyoruz." ifadelerine yer verdi.
“İlişkilerimizin daha da güçlenmesini ümit ediyoruz”
Son olarak Farahmand, "Son olarak, bu tarihî Fethin gününün kutlanması münasebetiyle huzurunuz ve katılımınızdan dolayı gönülden teşekkür ediyorum. Katılımınız bizim için saygının ve karşılıklı dostluğun bir göstergesidir ve ilişkilerimizin karşılıklı saygı ve ortak menfaatler temelinde daha da güçlenmesini ümit ediyoruz. Yüce Allah ülkemizi, bölgemizi ve dünyayı başarı, barış, istikrar ve refah yolunda yönlendirsin." dedi.
Programın ardından davetlilere geleneksel Afgan mutfağından yemekler ikram edildi. (İLKHA)