Ağlayan Gelinler çiçek açtı

Aydın’ın Kuşadası çevresindeki kalkerli ve taşlık alanlarda Türkiye’ye özgü (endemik) bir tür olan Fritillaria carica (Karya Ters Lalesi) olarak bilinen Ağlayan Gelinler çiçek açmaya başladı.Adını Antik Karya Bölgesi’nden alan Fritillaria carica, 200-1500
Aydın’ın Kuşadası çevresindeki kalkerli ve taşlık alanlarda Türkiye’ye özgü (endemik) bir tür olan Fritillaria carica (Karya Ters Lalesi) olarak bilinen Ağlayan Gelinler çiçek açmaya başladı.

Adını Antik Karya Bölgesi’nden alan Fritillaria carica, 200-1500 metre yükseltiler arasında; özellikle kızılçam (Pinus brutia) ve karaçam (Pinus nigra) orman açıklıkları ile kalkerli, kayalık yamaçlarda yayılış gösteren bitki türü, tek ve sarkık, çan biçimli sarı çiçeğiyle dikkat çekiyor.

Ekosistemi Koruma ve Doğa Sevenler Derneği Başkanı Bahattin Sürücü, çiçek ile ilgili olarak yaptığı paylaşımda " Halk arasında "Ağlayan Gelin" olarak bilinen bu bitki, gece oluşan nemin sabah saatlerinde yaprak uçlarından damlacıklar halinde süzülmesi nedeniyle bu isimle anılmaktadır. Bu özellik, türün hem ekolojik hem de estetik değerini artırmaktadır. Kuşadası’nda kayalık, taşlık ve makilik alanlar çoğu zaman "işe yaramaz" yerler olarak değerlendirilmekte; oysa bu habitatlar çok sayıda endemik ve nadir türe ev sahipliği yapmaktadır. Son yıllarda artan yapılaşma ve kontrolsüz arazi kullanımları, kalkerli ve kayalık habitatlara özgü türler üzerinde ciddi baskı oluşturmaktadır. Dar yayılışlı bitkiler, habitat kaybına karşı son derece hassastır. İklimi, karasal ve denizel ekosistemleriyle zengin tür çeşitliliğine sahip Kuşadası’nın kalan doğal ve kültürel mirasını geleceğe taşımak hepimizin ortak sorumluluğudur" dedi.

Önceki yıllarda Kuşadası’nda bitki envanter çalışmaları yürüten Pamukkale Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Çelik konuyla ilgili olarak şunları belirtti: "Turizm baskısı altında bulunan Kuşadası’nda hem endemik hem de doğal bitki türleri, özellikle kent merkezinde yayılış alanlarını kaybetmektedir. Bazı türlerin ise yok olma sınırına geldiği görülmektedir. Doğa yalnızca deniz ve kumdan ibaret değildir. Kuşadası’na gelen ziyaretçiler, bölgenin bitkisel zenginliğini de görmek ve deneyimlemek ister. Endemik ve nadir türlerin bulunduğu alanların doğal yapısının korunması hem bilimsel sorumluluğumuz hem de gelecek kuşaklara aktarabileceğimiz en değerli miraslardan biridir"