Şırnak’ın Cizre ilçesinde Banga Heq Dergisi tarafından düzenlenen “Hayalden Hakikate Melayê Cizîrî’nin Günümüz İnsanına Çağrısı” başlıklı panel ve anma programında, büyük Kürt şairi ve mutasavvıfı Melayê Cizîrî’nin hayatı, ilmi kişiliği, tasavvufi düşünce
Şırnak’ın Cizre ilçesinde Banga Heq Dergisi tarafından düzenlenen “Hayalden Hakikate Melayê Cizîrî’nin Günümüz İnsanına Çağrısı” başlıklı panel ve anma programında, büyük Kürt şairi ve mutasavvıfı Melayê Cizîrî’nin hayatı, ilmi kişiliği, tasavvufi düşüncesi ve günümüz insanına yönelik mesajları ele alındı.
Program kapsamında değerlendirmelerde bulunan bölgenin tanınmış alimleri, Melayê Cizîrî gibi şahsiyetlerin yalnızca geçmişin önemli isimleri olarak görülmemesi gerektiğini, onların ilmi ve edebi mirasının bugünün toplumuna da yol gösterdiğini ifade etti.

İLKHA mikrofonun konuşan alimler, Cizre ve çevresinin yüzyıllardır ilim, irfan ve medrese geleneğinin önemli merkezlerinden biri olduğuna işaret ederek bu birikimin yeni nesillere aktarılmasının gerekliliğini dile getirdi.
Özellikle Kürtçe, Kurmancî ve bu dilde kaleme alınan eserlerin korunması, anlaşılması ve gelecek kuşaklara ulaştırılması gerektiğini belirten alimler, Melayê Cizîrî başta olmak üzere bölgenin önemli âlim ve şairlerinin okullarda, üniversitelerde ve kültürel etkinliklerde daha fazla tanıtılması çağrısında bulundu.
“Pek çok âlimimiz ve öncümüz bu topraklardadır”
Cevher Arasan, bu tür programların süreklilik kazanması gerektiğini belirterek Melayê Cizîrî’nin daha geniş kitlelere tanıtılmasının önemine dikkat çekerek, “Bu tür programların hep devam etmesini isteriz. Melayê Cizîrî’nin tanınması, programlarda ve okullarda kendisinden bahsedilmesi gerekir. O, bizim Kürtçe eserler veren öncülerimizdendir. Okullarda neslimize öğretilmeli, yabancılara ve Avrupalılara tanıtılmalıdır. Yani Cizre’de yabancılık çekilmemeli, hayatın içinde benimsenmeli ve sahiplenilmelidir. Hem kendi âlimimizi tanımalı hem de bu havayı soluyan, aramızda yetişen ve aramızda büyük bir şahsiyet hâline gelen bu insanları bilmeliyiz.
Gelecekte bölgemizdeki eğitim ve okul alanlarında, üniversitelerde de bu isimlerden bahsedilmelidir. Rektörümüz üniversitede bunu dile getirmeli; Melayê Cizîrî ve Şêx Ehmedê Xanî gibi âlimlerin yanı sıra Seîd Elî Fındıkî ve Şêx Seîd de hatırlatılmalıdır. Bu hava eskiden de buralarda hep vardı. Neden acaba? Çünkü pek çok âlimimiz ve öncümüz bu topraklardadır. Bu durumun farkında olunmalı, milletimizin geçmişine, doğusuna ve batısına sahip çıkılmalıdır. Bu, milletimizin tabiatı ve özüdür.” şeklinde ifade etti.

“500 yıldır bu medreseler burada vardır ve hem medrese hem de üniversite konumundaydı”
Medreselerin ve âlimlerin bölgenin tarihî ve kültürel kimliğindeki önemine değinen Arasan, şu ifadelere yer verdi: “Âlimlerimiz bu toprağın tabiatıdır, öncülerimiz tüm bu coğrafyanın değerleridir. Hepimiz bunu tanımalı, hayatımızı bu bilinçle sürdürmeli ve kanallarımız aracılığıyla bunu yaymalıyız. Cizre’ye dair bu değerleri sakın unutmamalı, bu topraklara sahip çıkmalıyız. Eğer Cizre’deki bu havayı anlamak istersek, bilinmelidir ki Cizre, Hazreti Nuh Aleyhisselam’ın yeryüzündeki ilk durak yeridir. İnsanlığın ve dünyanın ikinci miladıdır.
Yani bu coğrafya, tufanın ardından Nuh’un gemisinden inilen ve dünyanın yeniden kurulduğu yerdir. Neredeyse 500 yıldır bu medreseler burada vardır ve zamanında burası hem medrese hem de üniversite konumundaydı. Üniversitedeki ilmin ve irfanın, okumanın ve Kur’an’ın, talebenin ve İslam âlimlerinin merkeziydi. Bunu anladığımızda, bu duvarların ardındakileri daha iyi kavrar, ne kadar önemli ve temel değerlere sahip olduğunu görür ve güçlü bir şekilde sahip çıkarız."
Arasan, "Melayê Cizîrî, Seîd Elî Fındıkî gibi şairlerin kasideleriyle anılır. O kasideler ki her dinleyene hitap eder, özellikle Kurmancî dilini meşhur eder. Lügatimiz tamamen kaybolup gitmeden âlimlerimizin bu mirasına sahip çıkmalıyız. Tıpkı Osmanlı döneminde olduğu gibi, Kürtçenin bu köklü kelimeleri ve dili her zaman canlı tutulmalı, Kurmancî dilindeki eğitim ve ilim geleneği yaşatılmalıdır. Bu lügati çevirmek ve anlamak gerekir. Cizre’deki bu program vesilesiyle Seîd’lerimize ve Cizîrî’lerimize sahip çıkmalı, onların kasidelerini okuyarak tanıtmalıyız.” dedi.
Molla Ahmet Varol ise Melayê Cizîrî’nin yalnızca bir şair olarak değerlendirilmemesi gerektiğini, onun ilmî, tasavvufî ve toplumsal yönleriyle ele alınmasının önem taşıdığını belirtti.

“Bütün yönleriyle her ilmi kuşatan bir şahsiyet olarak görmeliyiz”
Varol, “Burası Şeyh Ahmed Cizirî’nin merkezidir. Şeyh Ahmed Cizirî’yi sadece bir şair olarak değil; hem âlim, hem tasavvufî, hem de millî yönleriyle, bütün ilimleri kuşatan bir şahsiyet olarak görmeliyiz. O, sadece kendi zamanının değerlerini değerlendiren biri değil, ilelebet ihtiyacımız olan bir şahsiyettir. Bütün yönleriyle ilmi kuşatan gerçekten öyle bir şahsiyetti. Kendi şiirlerinden bir tanesinde de şöyle diyor: ‘Benim yüklediğim bu gayret, bu hedefler, normal bir insanın taşıyacağı bir yük değildir. Ben öyle bir kişiyim ki sanki kor ateşin karşısında yanmış bir ete benziyorum. Benim yüklendiğim yük de normal insanların yükleneceği bir yük değildir.’ Onun için o, insanları karanlıktan aydınlığa çıkaran, hayvanî bir hayattan beşerî bir hayata dönüştüren, aynı zamanda ilahî bir aşkla halkı aydınlatan bir şahsiyettir. Allah mekânını cennet etsin, onun ilminden, bereketinden ve feyzinden bizi mahrum bırakmasın inşallah.” ifadelerini kullandı.

“Derslerin Kürtçe verilmesi gerekir”
Eski müftü Molla Abdurrahim İnanç da Melayê Cizîrî üzerine yaklaşık 10 yıldır çalışmalar yürüttüğünü belirterek programın verimli geçtiğini söyleyerek, “10 yıldır Melayê Cizîrî üzerinde çalışmalar yapıyorum. Onun gün ışığına çıkmamış kasidelerini okuyorum. Onun terbiyesi ve öğretisi üzerine çalışmalar yapıyorum. Onu anlamam için çok çaba sarf ettim. Program güzeldi, iyi geçti. Gelen seydaları da takdir ediyorum. Seyda Abdulkuddus’un da belirttiği gibi, seydalarımızın derslerini kendi dillerinde, yani Kürtçe vermeleri gerekir. Bugün medreselerde derslerin Türkçe verilmesi bir talihsizliktir. Türkçe verildiği zaman halkımız divanı tam olarak anlamamaktadır.” ifadelerini kaydetti. (İLKHA)