Alman Bakan Wadephul: "Hürmüz Boğazından güvenli bir geçişi Amerika sağlayamıyorsa o zaman Avrupalılar da bunu yapamayacaktır"

Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul, İran’daki savaşın ve Hürmüz Boğazındaki mevcut durumun deniz taşımacılığı ve tedarik zincirleri üzerindeki etkilerine dikkat çekerek "Hürmüz Boğazı mümkün olan en kısa sürede yeniden geçilebilir hale gelmelidir. E
Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul, İran’daki savaşın ve Hürmüz Boğazındaki mevcut durumun deniz taşımacılığı ve tedarik zincirleri üzerindeki etkilerine dikkat çekerek "Hürmüz Boğazı mümkün olan en kısa sürede yeniden geçilebilir hale gelmelidir. Eğer Amerikan silahlı kuvvetleri bunu askeri olarak güvence altına alamıyorsa, o zaman Avrupalılar da muhtemelen bunu yapamayacaktır. Bu nedenle Körfez ülkeleriyle ve bir ölçüde İran’ın da dahil olduğu sonunda geçişi yeniden mümkün kılacak anlaşmalara ihtiyacımız var" dedi.
Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul ile Yunanistan Dışişleri Bakanı Yorgos Yerapetritis Berlin’de yaptıkları görüşmenin ardından ortak basın toplantısı düzenledi. Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul, Yorgos Yerapetritis ile görüşmelerinde İran savaşındaki son durumu, küresel ekonomi için önem taşıyan Hürmüz Boğazı kapsamındaki gelişmeleri, Rusya-Ukrayna Savaşı ile Avrupa Birliği ve NATO bağlamındaki konuları ele aldıklarını belirtti. Alman Bakan Wadephul, son küresel gelişmelere dikkat çekerek Avrupalılar arasındaki işbirliğinin ne kadar gerekli olduğuna vurgu yaparak, "Avrupalılar ve güçlü bir Avrupa Birliği olarak mevcut zorluklara karşı koyabiliriz. Orta Doğu’daki kriz bunu bize çok net bir şekilde gösteriyor. Güvenlik, rekabet gücü, ticaret, enerji, göç veya silahlanma gibi konularda sadece Avrupa Birliği olarak dünya çapında en üst düzeyde rol oynayabiliriz" dedi.

Almanya, Hürmüz Boğazındaki ticari gemileri korumak için Avrupa askeri misyonu kurulmasını reddetti.
İran’daki savaşa değinen Wadephul, "İran’ın nükleer ve füze programının denetlenmesini ve sonlandırılmasını talep ediyoruz. Doğu Akdeniz’de ve NATO ittifak bölgesinde istikrar ortak çıkarımızdır. İran tehdit oluşturuyor. İran sadece komşularını değil tüm bölgeyi tehdit ediyor ve bu tehdidin etkileri şimdiden tüm dünyada hissediliyor ve bu durum deniz taşımacılığının güvenliği, dünya ticareti ve tedarik zincirleri üzerinde sonuçlar doğuruyor ve bizi doğrudan etkiliyor" dedi.

"Hürmüz Boğazı mümkün olan en kısa sürede yeniden geçilebilir hale gelmelidir"
Almanya Dışişleri Bakanı Wadephul, Hürmüz Boğazındaki ticaret gemilerini korumak için bağımsız bir Avrupa askeri misyonu kurulmasını önerisini reddederek, "Hürmüz Boğazı mümkün olan en kısa sürede yeniden geçilebilir hale gelmelidir. Bu savaşın bir an önce sona ermesi gerekir. Basra Körfezi üzerinden sadece petrol ve gaz değil, dünya çapında ihtiyaç duyulan diğer ürünler de nakledilmektedir. Birleşmiş Milletler bunun dünya çapında gıda güvenliği üzerinde yıkıcı etkileri olacağı konusunda uyarıda bulunmaktadır. Körfez ülkelerinden sevkiyatların kalıcı olarak kesilmesi halinde, kötü hasat, kıtlık ve gıda sıkıntısı tehdidiyle karşı karşıya kalınacağı belirtilmektedir" dedi.
Wadephul, "Mevcut durumda Hürmüz Boğazından güvenli bir geçişin mümkün olmadığı gerçeğini kabul etmek gerekiyor. Eğer Amerikan silahlı kuvvetleri bunu askeri olarak güvence altına alamıyorsa, o zaman Avrupalılar da muhtemelen bunu yapamayacaktır. Bu nedenle Körfez ülkeleriyle ve bir ölçüde İran’ın da dahil olduğu sonunda geçişi yeniden mümkün kılacak anlaşmalara ihtiyacımız var. Ve bu mümkün olduğunca çabuk gerçekleştirilmesi gereken arzu edilen bir durumdur" diye konuştu.
Wadephul, Güney Kıbrıs Rum Yönetiminde (GKRY) bulunan İngiliz üslerine yönelik saldırıların ardından Almanya’nın desteğine ilişkin bir soruya ise "Güvenlik politikası veya askeri bir gereklilik nedeniyle daha fazlasını yapmak gerekirse, Almanya bunu elbette yerine getirecektir. Bu hiç şüphe götürmez. Ancak NATO ittifakı ve Avrupa Birliği içinde yerine getirmemiz gereken farklı görevlerimiz var ve önceliğimiz NATO’nun kuzey ve doğu kanadıdır. Şu anda askerî açıdan bir ihtiyaç görünmüyor. Eğer olursa, Almanya hemen orada olacaktır" dedi.

"Rusya Orta Doğu’daki krizin kazananı"
Orta Doğu’daki krize rağmen Ukrayna’daki durum mutlak güvenlik önceliği olmaya devam ettiğini belirten Wadephul, "Rusya, Orta Doğu’daki mevcut krizin kazananıdır. Rusya, yüksek petrol ve gaz fiyatlarından yararlanıyor. Bu da Rusya’nın savaş kasasını dolduruyor. Rusya, Ukrayna’ya karşı savaşını hiç durmadan sürdürmek istediğine ilişkin hiç şüphe bırakmıyor. Bu nedenle, Avrupa Birliği, Almanya ve Yunanistan olarak Rusya’ya karşı enerji yaptırımlarını daha da güçlü bir şekilde desteklemeliyiz" ifadelerini kullandı.
"AB Kıbrıs’ın AB katılımıyla sorunun çözüleceğini umdu ama tam tersi oldu"
Wadephul, Türkiye-Yunanistan ilişkileri ve Kıbrıs konusunda çözüme yönelik bir soruya ise "Şu anda birbirimize yakınlaşmak ve geçmiş yıllarda çözülemeyen sorunları çözmek için tarihi bir fırsat olduğunu düşünüyorum. Avrupalılar, Kıbrıs’ın AB’ye katılımıyla bu sorunun çözüleceği umudunu bağlamışlardı. Ne yazık ki tam tersi oldu. Bu nedenle burada yeni bir esnekliğe ulaşmak ve belki de geçmişte açılamayan yeni kapıları açmak için şimdi yeni bir girişimde bulunmamız gerektiğini düşünüyorum. En azından, genel ilişkilerin yumuşamasının AB’ye fayda sağlayacağı görüşündeyim ve bizim adımıza, bu konuları Türkiye ile de görüşmek üzere tüm imkanları kesinlikle kullanacağımızı söyleyebilirim. Herkes nerede olduğumuzu biliyor. Tarafsız değiliz, Avrupa Birliğindeyiz. Elbette tarafsız bir katılımcı değiliz, ancak Almanya daha fazla gevşemeye olumlu bir katkı sağlayabilirse, bunu seve seve yapmaya hazırız "dedi.
"Yunanistan savaşa dahil olmak istemiyor"
Yunanistan Dışişleri Bakanı Yorgos Yerapetritis ise İran savaşı ve Hürmüz Boğazı bağlamındaki gelişmelerin Yunan deniz taşımacılığına etkilerine dikkat çekerek, "Yunanistan şu anda gerçekleşmekte olan bu savaşa dahil olmak istemiyor. Ayrıca, Yunan gemilerine yönelik saldırıları şiddetle kınıyoruz. Bu saldırılar, gemilerde çalışan insanları tehlikeye atmaktadır ve bunun ötesinde büyük bir çevre felaketine neden olmaktadır" dedi.
Yorgos Yerapetritis, Hürmüz Boğazı’na gemi trafiğinin güvenliğini sağlamak için kalıcı, uzun vadeli ve çok taraflı bir çözüm çağrısında bulunarak "Gemilerin Hürmüz Boğazı’na giriş veya çıkış yapması için ayrı anlaşmaların yapılmasının en uygun çözüm olduğunu düşünmüyoruz. İstediğimiz şey, barışı güvence altına alacak, sağlam temellere dayalı kalıcı bir çözümdür ve bu ancak daha geniş bir ittifak çerçevesinde, uluslararası kuruluşların ve özellikle Birleşmiş Milletler’in himayesinde gerçekleştirilebilir" dedi.
Ülkesinin Kızıldeniz’deki deniz güvenliği operasyonu Aspides’in bir parçası olduğuna dikkat çeken Yunan Bakan, "İran’ı, serbest deniz seyrini garanti altına almaya ve her şeyden önce bu tür eylemlerden kaçınmaya çağırıyoruz. Biliyoruz ki deniz taşımacılığı, sadece petrol değil, aynı zamanda gıda tedariği ve benzeri konularda da tüm dünyada çok önemli bir rol oynuyor; bu yüzden diplomasi yoluna geri dönmeliyiz. Bu nedenle, tüm tarafları saldırgan eylemlerden kaçınmaya çağırıyoruz" dedi.
Yerapetritis, Orta Doğu’da gerçekçi ve uygulanabilir çözümün tüm bölgenin güvenliğini tam olarak garanti edecek bir Filistin Devleti’nin kurulması yoluyla kalıcı barış sağlanması olduğunu da sözlerine ekledi.