Arkadaşının öldüğü trafik kazasıyla ilgili yargılanan alkollü sürücüye 2 yıl 9 ay hapis cezası

Kastamonu’da alkollü şekilde kullandığı kamyonetin şarampole devrilmesi sonucu bir kişinin ölümüne sebep olduğu gerekçesiyle 45 gündür tutuklu yargılanan sürücü, 2 yıl 9 ay hapis cezasına çarptırılarak tahliye edildi.Kaza, 15 Aralık 2025 tarihinde Kastamo
Kastamonu’da alkollü şekilde kullandığı kamyonetin şarampole devrilmesi sonucu bir kişinin ölümüne sebep olduğu gerekçesiyle 45 gündür tutuklu yargılanan sürücü, 2 yıl 9 ay hapis cezasına çarptırılarak tahliye edildi.
Kaza, 15 Aralık 2025 tarihinde Kastamonu-İhsangazi kara yolu Alpaslan köyü yol ayrımında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, T.Y. idaresindeki 37 SF 372 plakalı kamyonet tali yoldan ana yola çıkmak isterken, M.E. (64) yönetimindeki 37 SE 208 plakalı otomobille çarpıştı. Çarpmanın etkisiyle savrulan kamyonet, yoldan çıkarak ters döndü. Kazada kamyonette yolcu olarak bulunan İsmail Koç aracın altında kalarak hayatını kaybederken, kamyonet sürücüsü T.Y. ise yaralandı.
Kaza sırasında 1.96 promil alkollü olduğu belirlenen sürücü T.Y., Kastamonu Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ndeki tedavisinin ardından tutuklandı. Olayın ardından T.Y. hakkında Kastamonu 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nde ’taksirle adam öldürme’ suçundan dava açıldı. Duruşmada mütalaasını açıklayan cumhuriyet savcısı sanığın 1.96 promil alkollü olduğunu, Adli Tıp Kurumunun kusur tespitine ilişkin raporunda sanığın asli kusurlu, hayatını kaybeden vatandaşın ise tali kusurlu olduğunun görüldüğünü belirterek, sanığın 9 yıla kadar hapis cezasına çarptırılmasını talep etti.

"Kaza sırasında benim emniyet kemerim takılıydı"
Mütalaayı kabul etmediğini söyleyen T.Y., "İsmail Koç’un ailesine baş sağlığı diliyorum. Olay tarihinde İsmail Koç beni aradı, nerede olduğumu sordu. Aracı ile benim yanıma geldi. İkimiz birlikte benim aracımın yanına gittik. İsmail Koç yanımdan ayrıldı. Yaklaşık 15 dakika sonra aracımla İsmail Koç’un yanına gittim. İsmail Koç, kendi aracından inerek benim aracıma bindi. Olukbaşı’nda bir büfeye gittik. İsmail büfeden alkol aldı. Daha sonra baraj yoluna giderek birlikte alkol almaya başladık. Kendisini birisi telefon ile aradı. İsmail, ’acil beni aracımın yanına bırak’ dedi. Ben, ’alkollüyüz, bir şoför çağıralım, aracı o kullansın’ dedim. Ancak İsmail ısrar edince araca bindik. Araç ile tali yoldan ana yola çıkmak istedim. Ancak ana yoldan gelen diğer araç bize çarptı. Çarptıktan sonra benim araç takla attı. Benim emniyet kemerim takılıydı. Hatırladığım kadarıyla İsmail’in kemeri takılı değildi. İsmail’e kemeri takmasını söylemiştim. Kaza anında İsmail vefat etti. Ben de yaralandım. Olay yerinden kaçmadım. Kaza sonrasında yoldan geçenler yanımızda durdular. Olayın şokuyla 112’yi aramak aklıma gelmedi. Zaten telefonum yanımda değildi. Olay nedeniyle üzgünüm. İsmail sevdiğim bir arkadaşımdı. Beraatımı talep ederim" dedi.
Tanık İ.E. ise, "Maktul İsmail ve sanık arkadaşım olur. Sanık ile Nasrullah Meydanı’nda oturduğumuz esnada İsmail aradı. Akabinde İsmail arabası ile geldi, sanık ile birlikte gittiler. Bir saat sonra sanık beni arayarak alkol aldıklarını söylediler, gelip aracı kullanmamı istedi. Sanık kendisinin alkollü olduğunu bu şekilde alkollü kullanmak istemediğini belirtti. Ben de kendisine bir saat sonra gelebileceğimi söyledim. Ancak yarım saat sonra kazanın gerçekleştiğini duydum" ifadelerini kullandı.
Hayatını kaybeden İsmail Koç’un eşi ise, "Benim kaza ile ilgili bir bilgim yoktur. Sanıktan şikayetçiyim. Cezalandırılmasını talep ediyorum" şeklinde konuştu.
Sanık avukatı ise yaptığı savunmada, "İsmail Koç’un ailesine baş sağlığı diliyoruz. İsmail Koç olay tarihinde müvekkili alkol almaya davet etmiştir. Tanık İsmail’in belirttiği gibi müvekkil alkol aldıktan sonra aracı kullanmak istememiştir. İsmail Koç acil durum olduğunu söyleyerek ısrarcı olmuştur. İsmail Koç emniyet kemerini takmamıştır. Müvekkilim emniyet kemeri takması konusunda da kendisini uyarmıştır. Aracın yolcu tarafındaki camı olay anında açıktır. Ölen İsmail’in kafası bu camdan dışarı çıkınca diğer araca çarpmıştır. Müvekkilim bu olay nedeniyle oldukça üzgündür. Ayrıca bilinçli taksirin şartları oluşmamıştır. Müvekkil 45 gündür tutukludur. Dosyada toplanacak delil kalmamıştır. Müvekkilin kaçma şüphesi yoktur. Müvekkilin öncelikle tahliyesine ve beraatına karar verilmesini, mahkeme aksi kanaatte ise lehe olan hükümlerin uygulanmasını talep ederiz" dedi.
Müşteki avukatı ise, "Sanığın ihtimal kast değerlendirmesi ve bunun kabul edilmemesi halinde bilinçli taksir hükümleri uygulanarak cezalandırılmasını talep ediyoruz. Sanık tarafından 1.96 promil alkollü iken araç kullanmıştır. Bu yüzden durumun ihtimal kast derecesinde kabul edildiği ortadadır. Buna göre sanığın cezalandırılmasını, mahkeme aksi kanaatte ise bilinçli taksir hükümlerinin uygulanmasını talep ediyoruz. Sanığın tutukluluk halinin devamına karar verilmesini talep ederiz" diye konuştu.
Mahkeme heyeti, tutuklu sanık T.Y.’nin ’bilinçli taksirle bir kişinin ölümüne neden olma’ suçundan 2 yıl 9 ay 10 gün hapis cezasına çarptırarak, 1 yıl süreyle sürücü belgesinin geri alınmasına karar verdi.
Sanık, hükümle birlikte tahliye edildi.