Artuklu Müftüsü Süleyman Baran, yeni eğitim-öğretim döneminin başlamasıyla birlikte çocukların manevi eğitimine ilişkin İLKHA mikrofonuna değerlendirmelerde bulundu. 2026-2027 eğitim-öğretim döneminin başlamasıyla birlikte çocukların akademik eğitimin yan
Artuklu Müftüsü Süleyman Baran, yeni eğitim-öğretim döneminin başlamasıyla birlikte çocukların manevi eğitimine ilişkin İLKHA mikrofonuna değerlendirmelerde bulundu.
2026-2027 eğitim-öğretim döneminin başlamasıyla birlikte çocukların akademik eğitimin yanı sıra manevi eğitim almalarının da büyük önem taşıdığını belirten Baran, Kur’an-ı Kerim ve Siyer derslerinin seçmeli ders olarak tercih edilmesi ve öğrencilerin camilerde verilen derslere yönlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Baran, çocukların dijital ortamlara sürüklenmesinin de günümüzde önemli bir sorun haline geldiğine dikkat çekerek, anne, baba, öğretmen ve okul idarecilerinin çocuklara olumlu örnek olması gerektiğini ifade etti.

"Çocuklarımızın Kur’an-ı Kerim ve Siyer derslerini seçmeli ders olarak almaları büyük önem arz etmektedir"
Yeni eğitim-öğretim yılının hayırlı olması temennisinde bulunan Baran, çocukların eğitiminde ailelere, öğretmenlere ve ilgili kurumlara önemli sorumluluklar düştüğünü belirterek "Malum olduğu üzere 2026-2027 eğitim-öğretim dönemimiz başladı. Rabbim en güzel şekilde sürdürebilmeyi hepimize nasip etsin inşallah. Bununla beraber bizlere düşen sorumluluklar var: Çocuklarımızın Kur’an-ı Kerim ve Siyer derslerini seçmeli ders olarak almaları, velilerimizin de bu konuya ehemmiyet göstermesi büyük bir önem arz etmektedir. Ayrıca okullarımızda mescitler mevcut, buralarda çocuklarımıza namaz kılma imkânı sunuluyor. Onları bu alanlara yönlendirmeliyiz ki, akademik eğitimlerinin yanında manevi gıdalarını da bu şekilde alsınlar." ifadelerini kullandı.
Çocukların yalnızca fenni ilimler bakımından eğitilmesinin yeterli olmadığını vurgulayan Baran "Çünkü bir çocuk manevi gıdayı almadığı zaman, istediği kadar fenni ilimleri okusun, bu çocuk manevi bir boşluk içerisinde yaşar ve bu boşluğu olumsuz şeylerle doldurma eğiliminde olur. Bu nedenle öğretmenler, veliler ve çocuklar olarak hepimize bu manevi boşluğu doldurma görevi düşüyor." diye konuştu.

"Velilerimiz de çocukların elinden tutup caminin huzurunu teneffüs ettirmeli"
Baran, Diyanet ve müftülükler olarak, çocukların okul sonrasında da manevi eğitim almaları için camilere yönlendirimesi gerektiğini söyleyerek "Diyanet ve müftülük olarak çocuklarımızı okuldan sonra camilerimizde ders verdiğimizi onlara söylemek, çağırmak gibi görevlerimiz var. Sabahçıysa öğleden sonra, öğlenciyse akşamla yatsı arası camilerimizde derslerimiz var. Velilerimiz de çocuklarımızın elinden tutup cuma namazına getirip caminin huzurunu teneffüs ettirmeli. Böylece onlar da görevini yapmış olur. Diyanet, Milli Eğitim, veli ve aile el ele verirse çocuklarımızın manevi boşluğunu bu şekilde doldurabileceğimize inanıyoruz." ifadelerini aktardı.
"Çocuklarımızın dijital ortama sürüklenmesi dünyaca bir hastalık haline gelmiş durumda"
Çocukların dijital ortamlara yönelmesinin günümüzde dünya genelinde önemli bir sorun haline geldiğini belirten Baran, mümkün olduğunca uzak tutulması gerektiğini ifade ederek "Çocuklarımızın dijital ortama sürüklenmesi dünyaca bir hastalık haline gelmiş durumda. Dolayısıyla çocuklarımızı bu tür dijital ortam tehlikesinden ne kadar uzak tutabilirsek o kadar iyidir. Anne, baba, öğretmen ve idareciler olarak onlara olumlu örnek olmalıyız. Biz iyi örnek olursak çocuklar da bizden gördükleriyle o ortamlardan uzak kalacaktır." şeklinde konuştu. (İLKHA)