Avustralya’da Telegram’a terör içerikleri nedeniyle dava

eSafety Commissioner Julie Inman Grant, Telegram’ın aralarında ABD’nin New York eyaletine bağlı Buffalo kentindeki 2022 saldırısı ile Yeni Zelanda’nın Christchurch kentindeki 2019 cami saldırısına ilişkin görüntülerin yanı sıra terör örgütü DAİŞ’e ait inf

eSafety Commissioner Julie Inman Grant, Telegram’ın aralarında ABD’nin New York eyaletine bağlı Buffalo kentindeki 2022 saldırısı ile Yeni Zelanda’nın Christchurch kentindeki 2019 cami saldırısına ilişkin görüntülerin yanı sıra terör örgütü DAİŞ’e ait infaz videolarının da bulunduğu içerikleri kaldırmadığını öne sürdü.

Inman Grant, perşembe günü yaptığı açıklamada, Telegram’ın terör yanlısı materyalleri tespit etme ve kaldırmadaki iddia edilen başarısızlığı nedeniyle açılan davada 54,6 milyon Avustralya dolarına (yaklaşık 38 milyon ABD doları) kadar para cezasıyla karşı karşıya kalabileceğini belirtti.

Dava, Avustralya’nın teknoloji platformlarının yasa dışı ve terör yanlısı içeriklerin ağlarında barındırılmasını önlemek için gerekli adımları atmasını öngören 2021 tarihli yasasının uygulanması açısından da önem taşıyor.

Telegram suçlamaları reddetti

Telegram, Avustralya makamlarının suçlamalarını reddederek davaya mahkemede itiraz edeceğini açıkladı.

Şirketten yapılan yazılı açıklamada "Bu iddiaları reddediyoruz ve mahkemede itiraz edeceğiz." ifadesi kullanıldı.

Dünyanın en popüler mesajlaşma uygulamalarından biri olan Telegram’ın yaklaşık 1 milyar kullanıcıya sahip olduğu belirtiliyor. Avustralya makamlarının başvurusu, uygulamadaki 200 kişiye kadar kullanıcıdan oluşan grup sohbetleri ile sınırsız erişime sahip kanallarda paylaşılan içerikleri de kapsıyor.

Inman Grant, söz konusu içeriklerin son yıllarda yaşanan en bilinen aşırılıkçı saldırılardan bazılarıyla bağlantılı olduğunu belirterek, Telegram’ın içeriklerden haberdar edilmesine rağmen bunların platformda uzun süre erişilebilir kaldığını savundu.

Christchurch ve Buffalo saldırılarının görüntüleri

Avustralya’nın başvurusunda, terör ve aşırılıkçı saldırıların görüntülerinin çevrim içi ortamda propaganda ve radikalleştirme amacıyla kullanılmasına dikkat çekildi.

2019’da Yeni Zelanda’nın Christchurch kentindeki iki camiye düzenlenen saldırıda 51 Müslüman şehit edilmiş, saldırgan olayın bir bölümünü Facebook üzerinden canlı yayınlamıştı.

2022’de ise ABD’nin Buffalo kentinde bir süpermarkete düzenlenen silahlı saldırıda 10 siyahi kişi hayatını kaybetmişti. Saldırgan, saldırıyı Twitch üzerinden canlı yayınlamış ve motivasyonları arasında Christchurch saldırganını da göstermişti.

Söz konusu saldırıların ardından Telegram’da oluşturulan bazı kanallarda saldırganları destekleyen kullanıcıların, saldırılara ilişkin video ve diğer materyalleri paylaştığı belirtildi.

eSafety, Telegram’ı 2024’te uyarmıştı

Inman Grant, eSafety’nin Telegram’dan Mart 2024’te platformun kendi politikalarına uymasını talep etmeye başladığını, ancak şirketin aylar boyunca taleplere yanıt vermediğini söyledi.

Grant, Telegram’ın tutumunun, şirketin kurucusu ve Üst Yöneticisi (CEO) Pavel Durov’un Fransa’da Ağustos 2024’te gözaltına alınmasının ardından değişmeye başladığını ifade etti.

Durov, platformunun uyuşturucu kaçakçılığı ve çocukların cinsel istismarına ilişkin görüntülerin dağıtılması gibi yasa dışı faaliyetlerde kullanıldığı iddiaları üzerine Fransa’da gözaltına alınmış, 4 gün süren sorgusunun ardından 5 milyon avro kefaletle serbest bırakılmıştı.

Inman Grant, Telegram’ın bu süreçte Avustralya ve diğer düzenleyici kurumlarla başlangıçta daha fazla işbirliği yaptığını ancak platformun terör içerikleri konusunda halen izin verici bir barındırma ortamını sürdürdüğünü savundu.

Telegram ayrıca terör içerikleriyle mücadele çalışmalarının kamuya açık olduğunu ve bu yıl 150 binden fazla "terör bağlantılı topluluğun" platformdan engellendiğini bildirdi.

Avustralya’nın açtığı dava, teknoloji platformlarının çevrim içi ortamda terör propagandası ve aşırılıkçı içeriklerin yayılmasını önleme sorumluluğu konusunda önemli bir hukuki sınama olarak değerlendiriliyor. (İLKHA)