Avustralya’da yüz tanıma sistemiyle 1,3 milyon kişinin yüzü tarandı

Batı Avustralya Polisi tarafından yapılan açıklamada, cumartesi günü sona eren pilot uygulama kapsamında eyalet genelinde 43 farklı noktada, 100 ayrı operasyon gerçekleştirildiği bildirildi. Yüz tanıma sistemi aracılığıyla yapılan taramalar sonucunda 122

Batı Avustralya Polisi tarafından yapılan açıklamada, cumartesi günü sona eren pilot uygulama kapsamında eyalet genelinde 43 farklı noktada, 100 ayrı operasyon gerçekleştirildiği bildirildi.

Yüz tanıma sistemi aracılığıyla yapılan taramalar sonucunda 122 kişinin gözaltına alındığı, kayıtlı 146 cinsel suç failinin tespit edilerek polis ekiplerince kontrol edildiği ve 10 kişinin de sağlık ve güvenlik durumlarının belirlenmesi amacıyla bulunduğu kaydedildi.

Uygulama kapsamında Perth Kraliyet Fuarı'nda (Perth Royal Show) gerçekleştirilen üç operasyonda 223 bin 749 kişinin yüzü tarandı. Bu taramalar sonucunda 15 uyarı üretildi, 3 kişi gözaltına alındı ve kayıtlı cinsel suç failleriyle ilgili 7 ayrı temas gerçekleştirildi.

Polis, toplam tarama sayısı içinde 9 hatalı eşleşme meydana geldiğini açıkladı. Buna göre sistemin hatalı eşleşme oranı yaklaşık yüzde 0,00065 olarak hesaplandı.

Batı Avustralya Polis Komiseri Col Blanch, pazar günü düzenlediği basın toplantısında hatalı eşleşmelerin hiçbirinin gözaltıyla sonuçlanmadığını belirterek, her olayda ilgili kişilerle iletişime geçildiğini ve kendilerine gerekli soruların yöneltildiğini söyledi.

Blanch, sistemin kusursuz olmadığını bildiklerini ancak teknolojinin kullanımında polislerin, şüpheli bir kişi hakkında vatandaşlardan ihbar gelmesi durumunda izleyecekleri prosedüre benzer şekilde hareket ettiğini ifade etti.

Gizlilik ve algoritmik ayrımcılık endişeleri

Uygulama, kamuya açık alanlarda biyometrik verilerin geniş ölçekte toplanması ve kişisel mahremiyetin ihlal edilmesi ihtimali nedeniyle eleştirilere konu oldu.

Eyaletin bağımsız gizlilik denetim kurumu Batı Avustralya Bilgi Komiserliği (OIC WA), denemenin uygulanmasında yer almadığını açıklayarak kitlesel gözetimin toplum genelinde mahremiyet açısından olumsuz sonuçlar doğurabileceği uyarısında bulundu.

Uzmanlar ise yüz tanıma sistemlerinin, polis veri tabanlarında orantısız biçimde temsil edilen dezavantajlı grupları daha fazla etkileyebileceğine dikkati çekiyor. Geçmişte yapılan araştırmalarda, yüz tanıma algoritmalarının koyu tenli kişilerde daha yüksek hatalı eşleşme oranlarına sahip olabildiği belirtiliyor.

Teknolojinin denetim ve kullanım çerçevesinin yeterince şeffaf olmadığını savunan uzmanlar, olası kötüye kullanım, algoritmik önyargı ve hesap verebilirlik konularında daha açık güvencelere ihtiyaç duyulduğunu vurguluyor.

Blanch ise denemenin temel amacının, toplumun büyük çoğunluğunun günlük yaşamını etkilemeden risk oluşturan kişileri tespit etmek ve modern teknolojiyi sorumlu biçimde kullanmak olduğunu savundu.

Deneme kapsamında polis araçlarına monte edilen veya araçların yakınına yerleştirilen kameralar, belirlenen kamusal alanlarda kişilerin yüzlerini tarayarak polis veri tabanlarından oluşturulan uyarı listesiyle karşılaştırdı. Listede bulunmayan kişilerin görüntülerinin gerçek zamanlı olarak pikselleştirildiği ve saklanmadan silindiği bildirildi.

Gözetim araçları kamusal alanlardan çekildi

Daha önce de mahremiyet ve algoritmik ayrımcılık tartışmaları nedeniyle tepki çeken uygulama kapsamında kullanılan gözetim araçları, denemenin tamamlanmasının ardından kamusal alanlardaki faaliyetlerinden çekildi.

Batı Avustralya Polisi, teknolojinin sahadaki performansını ve toplum üzerindeki etkilerini değerlendirmek amacıyla kurum içi inceleme başlatıldığını duyurdu. İnceleme kapsamında uygulamada öngörülen güvenlik önlemlerine ve diğer gerekliliklere uyulup uyulmadığının da değerlendirileceği belirtildi. (İLKHA)