Çeyrek asırlık fırın ustası hem kendisini hem de çıraklarını helal rızık çizgisinde yetiştiriyor

Çeyrek asırdır fırın ustalığı yapan ve aynı zamanda fırın işleten Yusuf Sarıboğa, yıllardır alın teriyle çalıştığı mesleğinde kırmızı çizgisi olan helal rızıktan ödün vermeden çalışmaya devam ediyor. Aynı zamanda uzun yıllardır yanında çalıştırdığı elema

Çeyrek asırdır fırın ustalığı yapan ve aynı zamanda fırın işleten Yusuf Sarıboğa, yıllardır alın teriyle çalıştığı mesleğinde kırmızı çizgisi olan helal rızıktan ödün vermeden çalışmaya devam ediyor.

Aynı zamanda uzun yıllardır yanında çalıştırdığı elemanlarına da helal rızık kazanmayı öğreten Sarıboğa, paradan ziyade Müslümanca yaşamanın ve bu doğrultuda kazanç sağlamanın daha efdal olduğunu belirtti.

Dışarıdaki yüksek sıcaklığın yanı sıra 400 ila 450 derecelik fırının önünde çalışan Sarıboğa, sabah 07.00 gibi mesaiye başlayıp akşam 20.00'ye kadar çalışıyor.

Ailesini ve iki çocuğunu bu meslek sayesinde büyüttüğünü söyleyen Sarıboğa, kimseye muhtaç kalmadan ekmek parasını alın teriyle kazandığını belirtti.

Mesleğin zorluğu hakkında konuşan Sarıboğa "25 yıldır bu fırın işleriyle uğraşıyorum. Malum havalar sıcak, milletin derdi biraz zor, hayat derdi zor. Elimizden geldiğince hayatta kalmaya çalışıyoruz, çok şükür. Dışarıdaki hava 37 derece, fırının ısısıyla birlikte 75-80 dereceye kadar çıkıyor. Elhamdülillah, ekmek parasıdır. Yanan bir fırının içi ise 400 ila 450 derece vardır. Sabah 07.00 gibi başlıyor, akşam 20.00'ye kadar buradayız." diye belirtti.

Ailesini bu meslekle yetiştirdiğini söyleyen Sarıboğa "Bir kızım, bir erkek evladım var elhamdülillah. 10 yıldır evliyim, çok şükür, hayat devam ediyor. Çocuklarımı, ailemi bu meslek sayesinde büyüttüm. Ekmek parasını fırında çalışıp alın teriyle kazandım. Kimseye muhtaç kalmadan ayakta duruyoruz, çok şükür." dedi.

Sarıboğa, çırak durumu ve yeni genç neslin yetişmesi ile ilgili de konuşarak "Çırak yetiştirme iyidir, iyidir ama son 5 yıldır eleman sıkıntısı da oluyor. Şimdiki nesil telefonlara, sosyalleşmeye çok yönelmekte. Çocuklar eskisi gibi sanata yönelmiyor, sanat adına kimseye bir şey yaptıramıyoruz, zorlayamıyoruz. Ancak çok şükür, çocuklarımız yine de yetişmeye çalışıyor. Okul okumayanlara, okuldan sonra gelenlere meslek öğretiyoruz. Her zaman çocuklar öğrenmeli, gençler yetişmelidir. Şimdiki gençlere ne kadar öğretirsek hem muvaffak oluruz hem de bize öğretildiği gibi biz de yeni nesle öğreteceğiz." ifadelerini aktardı.

"Para her şey değil, bizim için önemli olan para değil"

Helal rızka dikkat çeken Sarıboğa, nasıl kazanılması gerektiğini ifade ederek, "Helal rızık Müslüman'a göre çok güzel bir şeydir. İnsan her zaman namazını kılacak, Kur'an-ı Kerim'i okuyacak, Müslümanlığını bilecek, ahireti düşünecek. Ayrıca zekâtını da verecek. Bazı durumu iyi olmayan insanlar bize geldiğinde askıda ekmek veriyoruz. Çok güzel bir uygulama. Maddi durumu olmayanlara yardımcı oluyoruz. Para her şey değil, bizim için önemli olan para değil. 'Param yok' diyenlere 'Başım gözüm üstüne' deyip yardımcı olmaya çalışıyoruz. Verirse de baş göz üstüne, vermezse de yine baş göz üstüne. Elhamdülillah, Müslümanlara da böyle yakışır. İnsanlar askıda ekmeği ihtiyacı olana bırakırsa, sadakasını verirse çok güzel olur. Hem biz hem de durumu iyi olmayan insanlar da memnun kalır. Allah rızkı her zaman verir. Allah, 'Bir ver, sana on vereyim' buyurmakta. Gerçekten helal rızık böyledir." şeklinde konuştu.

"Kazanılan paranın sadakasını vermeyince parada bereket olmaz"

Kazanılan paranın sadakasını vermenin önemine dikkat çeken Sarıboğa, şunları kaydetti:

"Ben buna şahit oldum. Benim bir bahçem var, sabahtan akşama kadar emek veriyorum, alın teriyle çalışıyorum. İnsan şükredince, besmele çekince, Kur'an-ı Kerim açınca ruhu, insanlığı, her şeyi bereketleniyor. O gün su aldım, tankerle su aldım, adam şaşırdı: 'Senin bahçene su dolduruyorum, başkası on dakikada bitiriyor, seninki yirmi dakika sürüyor.' dedi. Dedim ki: 'Çok şükür, benimki helaldir.' Fırında 7 eleman yetiştiriyorum, 7 kişi ekmek yiyor, Allah rızkını veriyor. Herkes birbirine vesiledir, zincir gibidir. Eğer 200 lira kazandıysam bunun yüzde 10'u sadakadır. Kazanılan paranın sadakasını vermeyince parada bereket olmaz."

"Helal rızık kazanmak kolay değil"

Sarıboğa, helal rızık kazanmanın kolay olmadığını ifade ederek "25 yıldır buradayım, bazıları paramı yedi ama hiç kimsenin parası bana helal olmaz. Her zaman işçilerime hakkını veririm ama onlardan bir lira fazla almam. Çünkü helal rızık kazanmak kolay değil. Ancak bazı insanları, gençleri gördüğümüz zaman bulaştıkları faiz, sanal kumardan elde ettikleri paralar, bunların hepsi haram. Bizim Peygamberimiz de harama karşıdır. Helal her zaman güzel rızıktır. Bunu bilen insanlar ne mutlu bize, çok şükür. Yanımda çalışan elemanlarım, helal kazanç sayesinde yetişiyor, eğitiliyor. Bir elemanım 5, bir diğeri ise 3 yıldır bende çalışmakta. Onlara her zaman helali öğretiyoruz. Yarın öbür gün ben buradan gittiğim zaman çalışan mevcut elemanlara görevimi teslim edeceğim inşallah." dedi.

"Ustam bize işten ziyade daha çok iyiliği, dürüstlüğü, saygıyı, hürmeti öğretiyor"

3 yıldır çıraklık yapan Muhammed Efe Fetük ise "3 yıldır bu fırında çalışmaktayım. İşimi layıkıyla yapmaya çalışıyorum. Ustam bana karşı çok iyi. Ustam bize işten ziyade daha çok iyiliği, dürüstlüğü, saygıyı, hürmeti öğretiyor. Haramdan uzak durmayı öğretiyor. Üç yıldır kasaya bakıyorum. Kendi kasam gibi bakıyorum, çok şükür. Harama el uzatmıyorum." ifadelerini kullandı. (İLKHA)