CHP'nin Yazıhan Belediye Meclis Üyeleri, Belediye Başkanı Abdulvahap Göçer hakkındaki ihraç kararını “adaleti yaralayan, eşitliği hiçe sayan” bir uygulama olarak değerlendirerek haksız karar geri alınıncaya kadar parti üyeliklerinin durdurulmasını talep e
CHP'nin Yazıhan Belediye Meclis Üyeleri, Belediye Başkanı Abdulvahap Göçer hakkındaki ihraç kararını “adaleti yaralayan, eşitliği hiçe sayan” bir uygulama olarak değerlendirerek haksız karar geri alınıncaya kadar parti üyeliklerinin durdurulmasını talep ettiler.
Malatya’nın Yazıhan ilçesinde CHP’li belediye meclis üyeleri, partinin Yüksek Disiplin Kurulu tarafından Belediye Başkanı Abdulvahap Göçer’e verilen kesin ihraç kararına karşı sert bir açıklama yaptı. Meclis üyeleri, kararı “haksız, mesnetsiz ve adaleti yaralayan” bir uygulama olarak nitelendirerek, ihraç kararının geri alınması ve parti içi adaletin tesis edilmesi talebiyle üyeliklerinin durdurulmasını kamuoyuna duyurdu.
Yazıhan Belediye Meclisi’nin CHP’li üyeleri, partilerinin genel merkezine yönelik ağır eleştiriler içeren bir bildiri yayımladı. Bildiride, Belediye Başkanı Abdulvahap Göçer’in 20 Şubat 2026 tarihinde CHP Yüksek Disiplin Kurulu tarafından oy birliğiyle kesin olarak ihraç edilmesine tepki gösterildi.
Meclis Üyeleri Abdullah Günhan, Hüseyin Demirel, Mehmet Ali Barut, Mehmet Gürbüz, Mehmet Ağıoğlan ve Erdal Delikaya tarafından yapılan ortak açıklamada Belediye Başkanı Göçer, hakkında alınan ihraç kararının adalet ve demokrasi ilkeleriyle bağdaşmadığı ifade edildi.
Açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Partimizin karar merciinin Belediye Başkanımız hakkındaki ihraç kararı; adalet duygusunu yaralayan, eşitlik ilkesini hiçe sayan ve kamu vicdanında kabul görmeyen bir uygulamadır. Demokratik teamüllere, parti tüzüğüne ve parti içi hukuk anlayışına açıkça aykırıdır.”
Belediye Başkanı Göçer’in parti tüzüğüne, tüzel kişiliğine veya kurumsal yapısına zarar veren herhangi bir söylem ya da eylemde bulunmadığı vurgulanan bildiride, aksine başkanın parti içindeki haksızlıkları yüreklilikle dile getirdiği, doğruları ifade ettiği ve ilkeli bir duruş sergilediği belirtildi.
Alınan kararın objektif ve somut gerekçelere dayanmadığının belirtildiği bildiri söyle devam etti:
"Kişisel tasarruf ve genel merkez nezdindeki yaptırım gücü kullanılarak tesis edildiği yönünde kamuoyunda güçlü bir kanaat oluşmuştur. Bu uygulama yalnızca bir şahsa değil, doğrudan ilçemizin demokratik tercihine yöneltilmiş bir müdahaledir”
Meclis üyeleri, halktan aldıkları yetki bilinciyle, adalet ilkesine ve vicdani sorumluluklarına bağlı kalarak Belediye Başkanı Abdulvahap Göçer’in yanında olduklarını net bir şekilde ifade etti.
Bildirinin en çarpıcı bölümü ise şu talep oldu:
“02.03.2026 tarihi itibarıyla; verilen haksız ve mesnetsiz ihraç kararı geri alınıncaya ve partimiz içerisinde adalet duygusunu yeniden tesis edecek demokratik bir değişim sağlanıncaya kadar, parti üyeliklerimizin durdurulması yönündeki talebimizi kamuoyunun bilgisine saygıyla sunuyoruz.”
Açıklamada, bu tutumun “bir başkaldırı değil, adalet talebi” olduğu vurgulanarak şu ifadelerle tamamlandı:
“Bu duruş bir başkaldırı değil; adalet talebidir. Bu tavır bir ayrışma değil; ilkelere sahip çıkmadır. Bu karar bir kopuş değil; demokrasiye sadakattir.”