Diyarbakır Memur-Sen'den Aksa Tufanı 3'üncü yıl dönümü mesajı

7 ekim 2023 sabahı başlayan Aksa Tufanı, 3'üncü yılına girdi. Aksa Tufanı'nın 3'üncü yıl dönümü vesilesiyle yazılı basın açıklaması paylaşan Diyarbakır Memur-Sen İl Başkanlığı; yapılan sözde ateşkeslere rağmen Gazze'de soykırımın devam ettiğini, sürdürüle

7 ekim 2023 sabahı başlayan Aksa Tufanı, 3'üncü yılına girdi. Aksa Tufanı'nın 3'üncü yıl dönümü vesilesiyle yazılı basın açıklaması paylaşan Diyarbakır Memur-Sen İl Başkanlığı; yapılan sözde ateşkeslere rağmen Gazze'de soykırımın devam ettiğini, sürdürülen katliamlar karşısında dünya ülkelerinin sessizliğine karşı il başkanlığı olarak direnişin yanında olduklarını vurguladı.

Diyarbakır Memur-Sen İl Başkanı Ramazan Tekdemir imzasıyla yapılan basın açıklamasında, paylaşılan mesajın yalnızca bir ülkenin yaşadığı acıyı dile getirmek için değil; insanlığın vicdanına yöneltilen büyük bir sorumluluğu hatırlatmak, Gazze'de ve Filistin'de yaşanan zulme karşı ortak vicdanı ve adalet duygusunu diri tutmak olduğunu söyledi.

"Uluslararası sistem, yaşanan vahşeti durdurmakta yetersiz kaldı"

7 Ekim 2023'ten bu yana Gazze'de yaşananların insanlık tarihinin en ağır trajedilerinden biri olarak durduğunu kaydeden Tekdemir "Evler yıkıldı, hastaneler bombalandı, okullar hedef alındı. Çocuklar, kadınlar, yaşlılar, sağlık çalışanları ve gazeteciler katledildi. Tüm dünyanın gözleri önünde, canlı yayınlarla milyonlarca insan evinden edildi; açlık, susuzluk ve ilaçsızlıkla ölüme mahkûm edildi. Gazze'de yaşananları yalnızca rakamlarla anlatmak mümkün değildir. Orada zikredilen her rakamın bir adı, annesi, babası, çocuğu, hikâyesi var. Bir çocuğun yarım kalan oyunu, bir annenin evladına sarılamaması, bir babanın ailesini koruyamamanın acısıdır Gazze." dedi.

İnsanlığın tarihte belki de ilk kez bir soykırımın görüntülerini anbean izlediğini vurgulayan Tekdemir "Bombaların düştüğünü, hastanelerin vurulduğunu, çocukların enkaz altından çıkarıldığını gördü. Buna rağmen uluslararası sistem, yaşanan vahşeti durdurmakta yetersiz kaldı; hatta bazı devletler israile siyasi, askeri ve ekonomik destek vermeyi sürdürdü. Bu tablo, yalnızca israilin değil, zulüm karşısında sessiz kalan uluslararası düzenin de ağır bir sınavıdır. Biz Memur-Sen olarak bu sınavda tarafımızı açıkça ilan ediyoruz: Biz mazlumun yanındayız. Biz Gazze'nin çocuklarının yanındayız. Biz hakkın, adaletin ve insanlığın yanındayız." ifadelerini kullandı.

"israilli yöneticiler, alkışlanacak isimler değil; adalet önünde hesap vermesi gereken kişilerdir"

Gazze'de işlenen suçların cezasız kalmasını kabul etmediklerinin altını çizen Tekdemir "Katiller sürüsü İsrail'in işlediği suçların üzerinin siyasi hesaplarla örtülmesine razı değiliz. Uluslararası hukuk herkes için varsa israil için de vardır. Savaş suçları ve insanlığa karşı suçlar kim tarafından işlenirse işlensin soruşturulmalı, sorumlular bağımsız ve adil mahkemeler önünde hesap vermelidir." diye belirtti.

Tekdemir "Netanyahu ve savaş suçlarından sorumlu israilli yöneticiler, alkışlanacak isimler değil; adalet önünde hesap vermesi gereken kişilerdir. Batı Şeria'da Filistinlilerin evlerine, topraklarına ve hayatlarına yönelik saldırılar sürerken; Gazze'de ateşkesin gölgesinde dahi Filistinliler öldürülmeye devam ederken susmayacağız. Çünkü biliyoruz ki mesele yalnızca Gazze değildir. Mesele; insanlığın zulüm karşısındaki tavrı, güçlü olanın hukuku belirleyip belirleyemeyeceği; çocukların milliyetine, dinine, coğrafyasına bakılmaksızın yaşama hakkının savunulup savunulmayacağıdır." şeklinde konuştu.

"Oradaki ülkenin adı Filistin'dir, geçici olan işgal ve zulümdür"

Memur-Sen olarak Filistin halkının meşru haklarının ve özgürlük mücadelesinin yanında olmaya devam edeceklerini haykıran Tekdemir, Kudüs özgür olana ve Filistin kendi topraklarında özgürce yaşayabilene kadar adalet çağrılarını sürdüreceklerini söyledi.

Tekdemir, açıklamasını şu ifadeler ile sonlandırdı:

"Biliyoruz ki zulüm ne kadar büyük olursa olsun sonsuza kadar sürmez. İşgal kalıcı değildir. Zulüm kalıcı değildir. Soykırımcı israil de adaletten kaçamayacaktır. Bugün dünyanın güçlüleri tarafından korunuyor olabilir fakat tarih, hiçbir zulmü sonsuza kadar korumaz. Dün nice zulüm düzenleri tarihin karanlığına gömüldü; bugün de zulmün sahipleri aynı akıbetten kurtulamayacaktır. Bizim sözümüz nettir: Oradaki ülkenin adı Filistin'dir. Hep vardı hep var olacak, gecekondu yapılar ise yıkılıp gidecekler. Geçici olan işgal ve zulümdür. Kalıcı olan ise Filistin halkının iradesi, toprağı ve haklı davasıdır. Memur-Sen olarak Gazze'de ve Filistin'in tamamında hayatını kaybeden kardeşlerimizi rahmetle anıyor; yaralılara acil şifalar, yakınlarını kaybedenlere sabır diliyoruz." (İLKHA)