Şırnak'ın Cizre ilçesinde "Hayalden Hakikate Melayê Cizîrî'nin Günümüz İnsanına Çağrısı" başlığıyla düzenlenen panelin moderatörü olan Dr. Cihan Turan, Melayê Cizîrî'nin edebî mirası, düşünce dünyası ve günümüz insanına verdiği mesajlar hakkında değerlend
Şırnak'ın Cizre ilçesinde "Hayalden Hakikate Melayê Cizîrî'nin Günümüz İnsanına Çağrısı" başlığıyla düzenlenen panelin moderatörü olan Dr. Cihan Turan, Melayê Cizîrî'nin edebî mirası, düşünce dünyası ve günümüz insanına verdiği mesajlar hakkında değerlendirmelerde bulundu.
Melayê Cizîrî'nin yalnızca bir şair olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Turan, onun eserlerinin insanı kendisini ve evreni anlamaya, varoluşun hikmetini aramaya ve ilahi aşka yönelmeye çağırdığını ifade etti.
"Melayê Cizîrî'yi anlamak bir yolculuğa başlamaktır"
Melayê Cizîrî'nin eserlerini anlamanın sıradan bir edebî metni okumaktan ibaret olmadığını dile getiren Turan, bu eserlerin insanın iç dünyasına ve varoluş arayışına hitap ettiğini söyledi.
Turan, "Melayê Cizîrî'yi anlamak, bir sefere çıkmak, bir yolculuğa başlamaktır. İnsan bu yolculukta hem evreni hem de kendisini arar. Bu yolculuk sırasında varoluşun temel hikmetini aramaya koyulur. İnsan, Melayê Cizîrî vesilesiyle ilahi aşka ve muhabbete doğru yürür." ifadelerini kullandı.
Melayê Cizîrî'nin Divanı ve onun hakkında yapılan akademik çalışmalar incelendiğinde, şairin Allah aşkına yönelen kişiliğinin yanı sıra Kürt diline ve edebiyatına sahip çıkan yönünün de öne çıktığını belirten Turan, onun eserlerinde vahdet-i vücud anlayışının ve dünyevi olanın geçiciliğine ilişkin düşüncelerin önemli bir yer tuttuğunu kaydetti.

"Kürt dili ve edebiyatına sahip çıkmak için büyük gayret gösterdi"
Melayê Cizîrî'nin kendi döneminde Kürt dili ve edebiyatını korumak için ortaya koyduğu çabaya dikkat çeken Turan, onun şiirleriyle bu dilin edebî gücünü ortaya koyduğunu belirtti.
Cizîrî'nin Divanı'ndan bir beyit aktaran Turan, şu ifadeleri kullandı:
"Eğer nazımda dizilmiş inciler arıyorsan, gel Mela'nın şiirlerine bak; o zaman Şirazlı'ya ne hacet var?"
Bu beyitle Melayê Cizîrî'nin kendi dilinin ve edebiyatının değerini ortaya koyduğunu ifade eden Turan, şairin Kürt edebiyatının başka edebiyatlardan aşağı görülmemesi gerektiğini güçlü bir üslupla dile getirdiğini söyledi.
Turan, Melayê Cizîrî'nin bu yaklaşımının yalnızca kendi şiirlerinin değerini göstermekle sınırlı olmadığını, aynı zamanda Kürt dilinin sahip olduğu ifade gücünü ve edebî zenginliği ortaya koyduğunu vurguladı.
"Elinizde büyük bir hazine var"
Melayê Cizîrî'nin gelecek nesillere bıraktığı en önemli mesajlardan birinin kendi diline, kültürüne ve edebiyatına sahip çıkmak olduğunu belirten Turan, bu mirasın korunmasının toplumsal bir sorumluluk olduğuna işaret etti.
Cizîrî'nin mesajını günümüz insanına hitaben aktaran Turan, "Ey Kürtler! Ey Kürt kadınları ve erkekleri! Ey gençler, ey yaşlılar! Elinizde büyük bir hazine var. Elinizde eşsiz bir divan, güçlü bir edebiyat, zengin bir kültür ve değerli bir dil var." dedi.
Bu dilin ve edebiyatın toplumun öz varlığının bir parçası olduğunu ifade eden Turan, söz konusu mirasın değerinin bilinmesi, korunması ve gelecek kuşaklara aktarılması gerektiğini belirtti.

"Melayê Cizîrî'nin Divanı edebî bir sığınaktır"
Modern dünyanın yoğunluğu ve karmaşasının insanın iç dünyasını yorduğunu belirten Turan, günümüz insanının ruhunu ve gönlünü güçlendirecek bir dayanağa ihtiyaç duyduğunu söyledi.
Bu noktada Melayê Cizîrî'nin şiirlerinin ve Divanı'nın önemli bir anlam taşıdığını ifade eden Turan, şöyle konuştu:
"Böyle bir ortamda, böyle bir atmosferde Melayê Cizîrî ve onun Divanı bizim için edebî bir sığınaktır. Onun Divanı'na yöneldiğimizde soluklanabilir, nefes alabiliriz. Kendimize zaman ayırabilir, düşünce ve fikirlerimizi onun eserleri aracılığıyla ilahi aşk ve muhabbete yöneltebiliriz."
Melayê Cizîrî'nin şiirlerinin insanın iç dünyasını besleyen ve ruhunu dinlendiren bir yönü bulunduğunu belirten Turan, bu eserler aracılığıyla hem manevi derinliğin keşfedilebileceğini hem de ana dil ve edebiyatla bağların güçlendirilebileceğini kaydetti. (İLKHA)