Dr. Kuruçay: HÜDA PAR’ın karma eğitim kanun teklifi toplumsal bir talebin yansımasıdır

HÜDA PAR'ın TBMM'ye sunduğu, okullarda karma eğitimin zorunlu olmaktan çıkarılarak isteyen veli ve öğrencilere, kız ve erkek okullarının alternatif olarak sunulmasını öngören kanun teklifine destekler gelmeye devam ediyor. Aile Akademisi Derneği Genel Baş

HÜDA PAR'ın TBMM'ye sunduğu, okullarda karma eğitimin zorunlu olmaktan çıkarılarak isteyen veli ve öğrencilere, kız ve erkek okullarının alternatif olarak sunulmasını öngören kanun teklifine destekler gelmeye devam ediyor.

Aile Akademisi Derneği Genel Başkan Yardımcısı ve Eğitimci Dr. Yasin Kuruçay, İLKHA muhabirine yaptığı açıklamada, HÜDA PAR'ın karma eğitimle ilgili kanun teklifinin yerinde bir adım olduğunu belirterek, ailelerin çocuklarının eğitimi konusunda tercih hakkına sahip olması gerektiğini söyledi.

Kuruçay, karma eğitim konusunun siyasi kamplaşmalardan uzak, bilimsel ve pedagojik veriler ışığında tartışılması gerektiğini ifade etti.

"HÜDA PAR'ın karma eğitim teklifi yerinde bir adımdır"

HÜDA PAR'ın karma eğitim kanun teklifinin oldukça yerinde olduğunu söyleyen Kuruçay "İslami anlamda ve genel olarak pedagojik merkezli yaklaşımlarda, âlimlerin görüşlerine bakıldığında daha çok karma eğitimin olmaması yönünde görüşler yıllardır var. İslami açıdan ve demokratik bir toplum açısından bakıldığında, Türkiye'de bu anlamda çocuklarını karma okullarında okutmak istemeyen, bu sebeple imam hatiplere gönderen oldukça fazla veli ve öğrenci profili vardır. Dolayısıyla bu teklifin yerinde olduğunu söyleyebiliriz." dedi.

"Modern eğitimde ailenin rolü zayıflatıldı"

Modern eğitim kurumlarının 18'inci ve 19'uncu yüzyıllarda gelişip yaygınlaştığını belirten Kuruçay "Bu yüzyıllarda karar vericilerin kendi aralarındaki yazışmalar ve mektuplaşmalardan anlıyoruz ki anne babanın pedagojik rolünü sıfıra indirgeyerek, çocukları tümüyle devlet ve devlete de rengini veren birtakım düşünceler doğrultusunda şekillendirme ve yeni bir dünya oluşturma yönünde görüşler var. Bizler buna karşıyız. Çünkü anne babaların pedagojik rolü olmadan çocukların iyi bir gelecek yaşaması mümkün değildir. Bu açıdan bakıldığında, anne babaların çocuklarının eğitim hakkıyla ilgili, bu hakkın özelleşmiş versiyonlarına yönelik taleplerinin çok yerinde olduğunu düşünüyorum. Anne babaların çocuklarının geleceğiyle ilgili karar vermelerinin gerekli olduğunu ve bunun yasal olarak teminat altına alınması gerektiğini düşünüyorum." dedi.

"Karma eğitim Türkiye'de sağlıklı şekilde tartışılamadı"

Karma eğitimin Türkiye'de siyasi kamplaşma nedeniyle yeterince tartışılamamış ve konuşulamamış bir konu olduğunu vurgulayan Kuruçay "Karma eğitim denilince bir kesim ciddi anlamda tahrik oluyor. Bir kesim de sanki bütün sorunları çözecek bir uygulamaymış gibi görüyor. Eğitim kurumlarında başarı ve cinsiyet açısından bakıldığında, homojenlik arttıkça başarının da arttığı görülüyor. ABD'de Katolik okulları karma eğitim yapar. Katolik okullarının genel başarısı, ABD'deki birçok başarılı okuldan daha yüksektir. ABD'de karma eğitimi uygulayan yüzlerce devlet okulu var. Dolayısıyla toplumun tüm kesimlerinin oturup bu konuyu bilimsel, pedagojik ve dinî veriler ışığında tartışması gerekir. Genel olarak karma eğitim, içerisinde pek çok sorunu barındıran; cinsel yönelimler, farklı zorbalık türleri gibi problemlerin yaşanabildiği bir ortamdır. Kızların ve erkeklerin cinsiyet temelli gelişim süreçleri farklıdır. Kızlar, erkeklere göre 1-4 yıl daha erken gelişim gösteriyor. Bu nedenle kızlarla erkeklerin aynı ortamlarda, aynı şekilde eğitim alması, gelişim dönemleri açısından bazı yönlerden uygun olmayan bir durumdur." ifadelerini kullandı.

"Eğitim politikaları toplumun talepleriyle şekillenmeli"

Her devletin birtakım temel ilkeler ve değerler doğrultusunda bir nesil yetiştirmek istediğini aktaran Kuruçay "Ancak bunun bir devlet zorbalığına dönüşmemesi için mutlaka sivil, politik ve tabandan gelen taleplerin dikkate alınması gerekir. Türkiye'de her konuda, eğer tabandan bir talep geliyorsa bu talebin dikkate alınması gerekir. Karma eğitimle ilgili birtakım tedirginlikleri olan, risk faktörleri gören ve karma eğitim yerine alternatif eğitim modellerini, kız kıza ya da erkek erkeğe eğitim modellerini talep eden toplumsal bir kesim var. Demokratik devletlere düşen, bu talepleri dikkate alarak eğitimi yeniden yapılandırmaktır." dedi.

"Karma eğitim ve yeni anayasa tartışmaları birlikte ele alınmalı"

Türkiye'de yeni bir anayasa yapılacağını ifade eden Kuruçay, sözlerini şöyle tamamladı:

"Gerek karma eğitim konusu gerekse toplumun tüm alanlarında kendini dindar ve muhafazakâr olarak tanımlayan kesimlerin, yeni anayasanın kendi talepleri doğrultusunda şekillenmesine yönelik birtakım talep ve önerilerini yeterince göremiyoruz. Farklı cinsiyetçi ve sapkın yaklaşımların yeni anayasada etkili olmak için lobi faaliyetleri yürüttüklerini görüyoruz. Değerlerine sahip çıkan tüm kesimlerin, her şeye körü körüne karşı çıkan ya da her şeyi körü körüne kabul eden yaklaşımlardan sıyrılarak, değerler üzerinden yeni bir anayasa çalışması yapmaları gerekir." diye konuştu. (İLKHA)