Küresel sistemde kredi kullanımı neredeyse bir zorunluluk haline gelirken bitçe kontrolü yapamayan kullanıcılar ise maalesef borç batağına saplanabiliyor ve bu durum ciddi manada olumsuz sonuçlar doğurabiliyor. Artan kredi kartı kullanımı, belirlenen limi
Küresel sistemde kredi kullanımı neredeyse bir zorunluluk haline gelirken bitçe kontrolü yapamayan kullanıcılar ise maalesef borç batağına saplanabiliyor ve bu durum ciddi manada olumsuz sonuçlar doğurabiliyor.
Artan kredi kartı kullanımı, belirlenen limitler, kurum ve kişilerin bütçe kontrolü sağlayamamasına ilişkin İLKHA muhabirine konuşan ekonomist Sinan Bayraktar, kredi kartı kullanıcılarına önemli uyarılarda bulundu.
"Borcu yönetme sorunu var"
Kredi kartı tehlikesinin kullanım kolaylığında başladığını söyleyen Bayraktar, "Bizim gibi tüketim harcamaları yüksek olan ülkelerde sorun olmaya başladı. Bankaların da alacak borçları ciddi oranda arttı. Hatta geçenlerde birkaç banka kredi kartı borçlarını varlık yönetim şirketlerine sattılar. Halk borçlanıyor, ödeyemediğinde sıkıntılar devam ediyor. Borç yiğidin kamçısıdır derler ama o kamçı artık biraz acıtmaya başladı. Borcu yönetme sorunu var. Borcu yönetecek olan borçlanacak kişi veya kurumdur. Ödeyebileceğiniz tutarda bir borcu üstlendiğiniz zaman ödeme yöntemini de ayarlamalıdır. Bugünkü ortamda, ödeme sistemlerine bakıldığında enflasyonist bir ülkede yaşıyoruz ve vade farkının getirdiği fiyatlamalar var. Bu uzun yıllardır bu ülkede bitmedi ve bana göre bitmeyecek. Çünkü dışa bağımlı, ithalatı ihracatından yüksek olan bir ülke olduğu için sürekli bağımlılığımız devam ediyor." dedi.
"Nefis ve bütçe kontrol edilmezse sorun başlar"
Bayraktar, "Kredi kartı borçlanmasında bir son ödeme dönemi var. Bunun için bir borç yapılanmasına gidiliyor. Bu çok kontrollü olmalıdır. Bir dönem bankalar limitleri daralttılar. Tartışmalar artınca bundan vazgeçtiler. Dünyada gelişmiş ülkelerde kredi kartı tahsis eden kuruluşkar, belli bir limit dahilinde kartı veriyor. Kişiler, gelirlerine göre harcama yapabiliyor. Bu harcamalar, kazancının yüzde 10 fazlası kadar olabiliyor. Bizde ise bankalar, 'nasılsa harcayacak ve ben bunu bir şekilde alırım… Almasam da zarar yazarım veya varlığımı devrederim' düşüncesiyle hareket ediyorlar ve yüksek limit açıyorlar. Çünkü faizden dolayı kar çok yüksek. Burada bir sıkıntı var. Vatandaş kendisini kontrol edemez. Bir yerde nefsi kontrol etme duygusudur. Ancak maalesef nefsi kontrol edemiyoruz. Bir AVM'ye, gıda satan bir yere girdiğinizde harcamaya devam ediyorsunuz. Bunu genellikle 'oruçluyken alışveriş yapılmamalı' şeklinde örnekleyebiliriz. Çünkü nefis kontrol edilemiyor. Bütçenizi dengelemediğinizde sorun çıkıyor." diye konuştu.
Asıl sorun bütçeyi kontrol edememek
Kullanıcıların gelirlerine göre giderlerini kontrol etmesinde fayda olduğunu aktaran Bayraktar, "Örneğin aylık 80 bin lira geliriniz varsa ve siz 100 bin lira harcıyorsanız 20 bin açığınız olur. Bu gelire göre maksimum 70 bin harcamalısınız. Eğer bunu aşarsanız sıkıntıya düşersiniz. O zaman da dış kaynak ararsınız ve hiç kimse size bunu bedava vermeyecektir. Faizden bahsedildiğinde zaten sıkıntı burada başlıyor. Altın alıyor borçlanıyorsunuz, para alıyor borçlanıyorsunuz. Belki hisse senedi ve fon bozuyorsunuz ve vadesi geldiğinde ödemek zorunda kalıyorsunuz. Sıkıntı orada başlıyor. Bunu yönetmek kişiye veya kuruma aittir. Şirketler için de aynı sorun var. Eğer borçlarını kontrol edemezlerse sıkıntıya düşüyorlar ve aşırı faiz yükü onları berbat ediyor." şeklinde konuştu.
Banka ekstreleri finansal okuryazarlık ve bütçe kontrolü için önemli bir veri
Bilinçli harcama ve finansal okuryazarlık ile ilgili de konuşan Bayraktar, konuşmasını şu şekilde sürdürdü:
"Bu ülkenin finansal okuryazarlık oranı yüzde 20 ve bu oran çok düşük. Gerçekten alt kümelerde yer alıyoruz. Birçok olayı duyuyorsunuz. Yanlış hesaba para atanlar, yanlış yatırım yapanlar gibi birçok olay var. Bunun sebebi finansal okuryazar olamamaktır. Bugün biri size bir yatırım öneriyorsa önce bunu araştırmanız gerekir. İnternet ortamı o kadar tehlikeli bir hale geldi ki; her an kandırılabiliyoruz. Kullandığınız sosyal medya bir satış örgütü haline geldi. Her an karşınıza reklam çıkıyor ve o reklama aldanabiliyor, satın alma yapabiliyorsunuz. Bunu hepimiz yapıyoruz. Ancak kontrol ederek yapmak gerekir. Lüzumsuz şeyler alabiliyoruz. Bazen kendimizi şımartmak için kimi alışverişler yapabiliyoruz. Kişi kendisini ödüllendirmek için bunu yapabiliyor. Ancak bunun bir sınırı olmalı. Eliniz gittiği kadar bilmediğiniz ölçüde harcama yaptığınızda sıkıntı başlıyor. Bunun kontrol yöntemi gelen ekstreleri kontrol etmektir. Bankalar ekstrelerinde çok güzel istatistiki raporlar veriyorlar. Hangi harcamaların ne oranda arttığını yazıyorlar. Aslında bu tam bir finansal okuryazarlık ve bütçe kontrol sistemidir. Herkesin açıkta kaldığı nokta bütçe kontrolüdür. Bütçe kontrolü, işletmeler için de şahıslar için de çok önemli bir kavramdır." (İLKHA)