İngiltere Exeter Üniversitesi'nde Ekonomi alanında doktora yapan Ekonomist Nurullah Çiftçi, ABD ile İran İslam Cumhuriyeti arasında varılan anlaşmanın ardından petrol ve altın piyasalarında yaşanan gelişmeleri İLKHA'ya değerlendirdi. Çiftçi, anlaşma sonr
İngiltere Exeter Üniversitesi'nde Ekonomi alanında doktora yapan Ekonomist Nurullah Çiftçi, ABD ile İran İslam Cumhuriyeti arasında varılan anlaşmanın ardından petrol ve altın piyasalarında yaşanan gelişmeleri İLKHA'ya değerlendirdi.
Çiftçi, anlaşma sonrası petrol fiyatlarında yaşanan düşüşün başta Türkiye olmak üzere enerji ithalatçısı ülkeler açısından önemli sonuçlar doğuracağını söyledi.
Yaklaşık üç aydır devam eden savaş ortamının küresel ekonomiyi derinden etkilediğini belirten Çiftçi, petrol fiyatlarındaki yükselişin temel nedenine değindi.

Ekonomist Nurullah Çiftçi
"Hürmüz Boğazı dünya ekonomisi açısından çok önemli"
Çiftçi "Üç aydan fazladır devam eden bir savaş ortamındayız. israil ve Amerika'nın İran'a 28 Şubat'ta açtığı savaştan sonra İran'ın bu savaşa yönelik hamlesi, Hürmüz Boğazı'nı kapatmak oldu. Hürmüz Boğazı, dünya ekonomisi açısından çok önemli bir konuma sahiptir; çünkü dünya petrol piyasasının yaklaşık yüzde 25'i buradan geçmektedir. Bu hamle petrol fiyatlarında ciddi bir yükselişe sebep oldu ve savaş başladıktan sonra, özellikle Brent petrolün fiyatı yaklaşık 120 dolara çıktı. Bu durum, enerji ithalatına bağımlı ülkelerde maliyetlerin ve nakliye giderlerinin ciddi manada yükselmesine yol açtı." dedi.
"Anlaşma sonrası petrol fiyatları 80 dolara kadar geriledi"
ABD ile İran arasında son bir haftada imzalanan anlaşmanın piyasalarda olumlu karşılandığını ifade eden Çiftçi "Son bir haftada Amerika ve İran arasında bir anlaşma imzalandı ve savaşın sona ermesine yönelik bir talep geldi. Bu anlaşma imzalandıktan sonra piyasalar duruma olumlu bir reaksiyon gösterdi ve petrol fiyatlarında ciddi bir düşüş gerçekleşti. Normalde 120 dolar seviyelerine çıkan petrol fiyatı 80 dolara indi. Savaştan önce 65-70 dolar seviyelerinde seyreden petrol fiyatının 80 dolara gerilemesi ciddi bir düşüştür." diye konuştu.
"Petrol fiyatlarındaki gerileme enflasyon üzerindeki baskıyı azaltacak"
Petrol fiyatlarının Türkiye ekonomisine etkilerini değerlendiren Çiftçi, şöyle devam etti:
"Peki, bu durum özellikle enerji ithalatına bağımlı olan ülkelerde ne gibi sonuçlar doğurur? Petrol fiyatı 120 dolara çıktığı vakit, özellikle Türkiye gibi enflasyonu indirmeye yönelik ciddi bir politika izleyen ülkelerde enflasyonist bir baskı yarattı ve enflasyonun yükselmesine sebep oldu. Hatta bu durum tüm dünyada ciddi bir küresel enflasyona yol açtı. Türkiye, normal şartlar altında enflasyonu düşürmeye yönelik ciddi politikalar yürütürken petrol fiyatlarının yükselişinden dolayı bu hedeflerini revize etmek zorunda kaldı. Mart ayından itibaren enflasyonda ciddi bir düşüş beklenirken petrol fiyatlarındaki yükseliş nedeniyle yukarı yönlü bir revizyon gerçekleştirildi."

"Hürmüz Boğazı tamamen açılırsa petrol daha da düşebilir"
Petrol piyasasında önümüzdeki döneme ilişkin beklentilerini de paylaşan Çiftçi "Petrolün 80 dolara düşmesi ise kısa ve orta vadede Türkiye'nin enflasyonunun toparlanmasını sağlayacaktır. Enerji fiyatlarındaki gerileme, doğrudan yakıt fiyatlarında da bir düşüşe yol açacaktır. Eğer Hürmüz Boğazı tamamen açılırsa, petrol fiyatlarının savaş öncesi seviyelerin de altına inerek 50-60 dolara kadar düşmesi söz konusu olabilir." diye konuştu.
"Boğazın tamamen açılması hemen gerçekleşmeyebilir"
Sürecin zamana ihtiyaç duyduğunu belirten Çiftçi "Uzun süredir ülkeler bu kapanıştan dolayı ciddi zararlar gördü. Peki, boğazın tamamen açılması hemen gerçekleşir mi? Bu biraz zor; çünkü bu süre zarfında birçok ülkenin rafinerisi zarar gördü ve tedarik zinciri bozuldu. Ayrıca İran'ın ve Amerika'nın öne sürdüğü kendi şartları var, bu yüzden süreç biraz zaman alacaktır. Ancak bu anlaşma kararı bile piyasada olumlu algılandı ve bu olumlu algı petrol fiyatlarında bir düşüşe sebep oldu. Süreç, kısa ve orta vadede olumlu sonuçlar doğuracaktır. Eğer bu anlaşma sekteye uğramaz ve nihayete ererse petrol fiyatlarında çok daha ciddi bir düşüş yaşanır." ifadelerini kullandı.
"Petrol fiyatlarındaki düşüş altın piyasasına da yansıdı"
Petrol fiyatlarındaki gerilemenin altın piyasasında da etkisini gösterdiğini belirten Çiftçi "Petrol fiyatlarındaki bu düşüş altın piyasasına da yansıdı. Piyasada olumlu gelişmeler yaşanınca yatırımcılar ve ekonomiyi takip edenler gözlerini altın ve dolara çevirerek 'Altın fiyatlarında bir düşüş olur mu?' sorusunu sormaya başladı. Bilindiği üzere Fed'in yeni bir başkanı geldi. Savaş durumundan dolayı Fed faiz indirimine gitmedi ve bu durum dolarda bir yükselişe sebep oldu. Dolarda bir yükselme olduğunda ise genellikle altında düşüş yaşanır; çünkü altına yatırım yapanlar hızlıca dolara yönelir." dedi.
"Altında sert yükselişlerin tekrar görülmesi zor"
Altın piyasasına ilişkin beklentilerini de paylaşan Çiftçi, şunları söyledi:
"Normalde altının ons fiyatı dolar üzerinden belirlenir ancak dolardaki küresel yükseliş altının ons fiyatını baskılar ve altına talep azaldığı için küresel piyasalarda altın fiyatı düşer; yani aralarında ters bir ilişki vardır. Petrol fiyatlarındaki olumlu gelişmeler, enflasyonun düşme eğilimine girmesi ve faiz kararları hep birlikte değerlendirildiğinde, altın fiyatlarında iki üç ay önceki o sert sıçrayışlar artık görülmeyecektir. Çünkü bu konuda da bir düzenleme getirilmek isteniyor. Savaşın sona ermesi ve varılan anlaşmalar petrol fiyatını düşürdüğünde, merkez bankaları da bu doğrultuda politikalarını nispeten revize edeceklerdir." (İLKHA)