Uyuşturucu kullanımının birey ve toplum üzerindeki etkilerine ilişkin İLKHA'ya değerlendirmelerde bulunan HÜDA PAR Gençlik Politikaları Başkanı ve Mersin Milletvekili Faruk Dinç, madde bağımlılığının çok boyutlu bir sorun olduğunu ifade etti. Gençlerin uy
Uyuşturucu kullanımının birey ve toplum üzerindeki etkilerine ilişkin İLKHA'ya değerlendirmelerde bulunan HÜDA PAR Gençlik Politikaları Başkanı ve Mersin Milletvekili Faruk Dinç, madde bağımlılığının çok boyutlu bir sorun olduğunu ifade etti.
Gençlerin uyuşturucuya yönelmesinin temel nedeninin manevi boşluk olduğunu belirten Dinç, ailede, eğitim hayatında ve toplumsal yaşamda huzur bulamayan gençlerin çıkışı uyuşturucuda aradığını, bu nedenle mücadelede manevi eğitimin güçlendirilmesi ve uyuşturucu satıcılığıyla etkin şekilde mücadele edilmesi gerektiğini kaydetti.
"Gençlerin maddeye yönelmesi asıl temel sebeplerinden biri eğitim sistemimiz"
Uyuşturucu kullanımının yayılma nedenleri ile ilgili Dinç, "Bugün madde bağımlılığı, gençlerin maddeye yönelmesinin asıl temel sebeplerinden biri eğitim sistemimiz. Sürekli gençlerin beynine, gençlerin kafasına bilgi yüklüyor. Sürekli bilgi yükleniyor. Ancak bu gençlerin ruhuna, kişiliğine, karakterine, kalbine dokunulmuyor ve manevi olarak aslında gençler yetiştirilmiyor. Ve gençler bir yönüyle manevi boşluğa bağlı olarak, uyuşturucu maddede bir çıkış arıyor. Yani her şey madde üzerinden değerlendirilince doğal olarak gençlik de madde bağımlısı oluyor. Oysa ki gençlerin bu hayata, yaşadığı bu dünyaya bir mana verilirse yaratılış gayesine uygun bir şekilde gençlik, nesil yetiştirilirse aslında gençlik asla maddeye başvurmaz, çıkışı uyuşturucuda değil, çıkışı belki Rabbine secdede arar. Belki çıkışı işte bu yere, göğe, içindekine bakarak buna bir mana vererek Rabbine ibadette arar diye düşünüyorum. En temel sebep bana göre manevi boşluktur. Yani gençler evinde bir huzur bulamayınca, ailesinde bir huzur bulamayınca, toplumda bir huzur bulamayınca, eğitimde de bir huzur bulamayınca, maalesef çıkışı bu zehirde arıyor ve bu zehir de onların hayatını, geleceğini karartıyor." dedi.
"Torbacı ile değil, baronlarla mücadele edilmeli"
"Gençler nasıl hedef alınıyor?" sorusunda yanıt veren Dinç, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Gençlerin, madde bağımlılığı konusunda hedef alınmasının temel sebebi tabii ki çok boyutlu bir sorun ve bunun temelinde manevi boşluk olsa da maalesef uyuşturucu baronları, uyuşturucu dağıtıcıları ve uyuşturucu üreticileri bir yönüyle bu masum gençlerimizi, çocuklarımızı kullanıyorlar. Niye? Çünkü çocukların, özellikle uyuşturucuya bulaşma yaşı 13-16 yaş. Daha muhakeme yeteneği gelişmemiş, doğruyla yanlışı daha net bir şekilde ayırt edemeyen bu gençlerimizi kullanıyorlar ve bu gençlerimiz üzerinden aslında zehir tacirleri bir yönüyle bir çıkar elde ediyorlar. Ondan dolayı gençler hedef alınıyor. Muhakeme yeteneği gelişmemiş yavrularımız, masum çocuklarımız hedef alınıyor. Bu yönüyle her yerde her platformda söylüyoruz ve bu konuda da Meclis'e kanun teklifi verdik. Dedik ki her şeyden önce birkaç torbacıyla uğraşmak yerine bu uyuşturucu baronları, uyuşturucu dağıtıcıları örgütlü bir şekilde gençlerimizi zehirleyenlere yönelik önlemler alınmalıdır diyoruz."

"Mücadelenin en etkin yöntemi bu bataklığı kurutmaktır"
Mücadelede en etkili yöntemler hakkında da Dinç, şunları aktardı:
"Mücadelenin en etkin yöntemi bu bataklığı kurutmaktır. Biraz önce ifade ettiğim gibi uyuşturucu baronlarına yönelik net, somut adımlar atılmalıdır. Etkisini hemen göreceğimiz, gerekirse bu yavrularımızı zehirleyen bu zehir tacirlerine yönelik idam kararı alınmalı. Çünkü bunlar hiçbirimizin etnik grubuna bakmıyorlar, siyasi görüşüne bakmıyorlar, çocuk yaşta olduğuna ve cinsiyetine bakmıyorlar. Hepimizin evlatlarını hedef alan bu zehir tacirlerine yönelik ağır cezai müeyyideler olmalı ve bunlara yönelik mademki topyekun hepimizi hedef alıyorlar, bizim de topyekun bir şekilde bunlarla mücadele etmemiz gerekiyor."
"Uyuşturucuyla mücadele kapsamında bir bakanlık veya bir daire başkanlığı oluşturulmalı"
Dinç, "Ben açıkçası şöyle düşünüyorum. Uyuşturucuyla mücadele kapsamında bir bakanlık veya bir daire başkanlığı oluşturulmalı ve bu heyette; Adalet Bakanlığı'ndan, Sağlık Bakanlığı'ndan, Aile Bakanlığı'ndan, Gençlik Spor Bakanlığı'ndan ve Tarım Bakanlığı'ndan, yani tüm bakanların temsilinin bu ekipte olması lazım. Tabi bununla birlikte iş sadece bakanlıkla bitmiyor. Kanat önderlerinden, İŞKUR, (gençlerin işsizlikten dolayı buraya yöneldiğini görüyoruz) ve Diyanet'ten, yani aslında tüm kurumlardan oluşan bir heyet olmalı. Bu heyette bir başkanlık sistemi olmalı ve bu heyete alınanların da mülakatla alınması lazım. Maalesef kamunun gücünü, devletin gücünü, imkanlarını arkasına alarak bu zehir tacirleriyle iş birliği yapanlar var. Bunların da mülakatla alınması ve herhangi bir suça karıştığı ve bu zehir tacirleriyle iş birliği söz konusu olduğunda da çok ağır cezai müeyyideler olmalıdır. Bu konuda radikal kararlar olmalıdır ki bu uyuşturucu bataklığını kurutalım ve bu zehir tacirlerini, en azından bu gençlerimizin zehirlenmesini önleyelim, diye düşünüyorum." ifadelerine yer verdi.
"En büyük rol, en büyük görev ve sorumluluk ailelere düşüyor"
"En büyük rol, en büyük görev ve sorumluluk ailelere düşüyor." diyen Dinç, "Çünkü evin içerisinde huzur olursa, evin içerisinde maneviyat olursa, babayla anne arasında sağlıklı bir uyum sağlanırsa belki gençlerimiz çıkışı başka yerde aramaz, huzuru başka yerde aramaz. Ama maalesef evde sağlıklı bir yuva olmayınca, özellikle anneyle baba arasındaki iletişim sağlıklı olmayınca çocuklar da işte dijital mecralara boğuluyor ve maalesef gençlerin yüzde 42'si bu dijital mecralar üzerinden bu maddeye ulaşıyorlar. Bundan dolayı anne babalara çağrımız şudur: Çocuklarınızı sevin. Çocuklarınızın kalbine dokunun. Her zaman şunu söylemeyin: 'İşte biz yemedik yedirdik, içmedik içirdik, bir okul kazan.' İşte her şey okul kazanman, meslek sahibi olman, işte iş sahibi ol. Böyle çocuklarımıza sürekli maddi yönden yaklaşmayalım. Bizim çocuklarımız her şeyimizdir, bizim göz bebeğimizdir. Bizim onlara öğretmemiz gereken temel şey haktır, hukuktur, insanlara yardımcı olmaktır, insanlara faydalı olmaktır. Böyle tamamen her şeyimizi, düşüncemizi, mefkuremizi maddiyat üzerine inşa etmeyelim. Evimizde belki genç yavrularımızı, çocuklarımızı iyilik üzerine inşa edelim, maneviyat üzerine inşa edelim, yaratılış gayesine göre yetiştirelim diyorum." şeklinde belirtti.
"Şayet devlet politikaları yeterli olsaydı belki her gün madde bağımlısı gençlerimiz artmazdı"
Dinç, "Şayet devlet politikaları yeterli olsaydı belki her gün madde bağımlısı gençlerimiz artmazdı. Cezaevleri madde bağımlılarıyla dolmazdı. Bugün cezaevlerin yarısı madde bağımlısı veya maddeye bağlı suç işleyerek buraya gidiyor. Bu konuda mesela alkol aslında madde bağımlılığının bir önceki serüvenidir. Aslında alkol madde bağımlılığına öncülük ediyor." dedi.
"Alkol bütün kötülüklerin anasıdır"
Konuşmasının devamında Dinç, şunları söyledi:
"Aslında bu meselenin temel bir sebebi de alkoldür. Şimdi siz alkolü şehrin en işlek yerinde satabiliyorsunuz. Promosyon veriliyor, reklamı yapılıyor. Alkole rahat bir şekilde ulaşım sağlanıyor ve bu alkole bulaşan, ondan sonra tatmin olmayınca çıkışı madde bağımlılığında arıyor. Ondan dolayı bunlara yönelik önlemler alınmalı. Böyle her isteyen bu alkole ulaşmamalı. Başka ülkelerin örneği var. Mesela Malezya'da Müslümanlara alkol satmak yasaktır. Singapur'da ve diğer ülkelerde böyle her isteyen gidip alkole ulaşamıyor, en azından zorlaştırılıyor. 'Alkol bütün kötülüklerin anasıdır,' diyor Efendimiz Aleyhissalâtü Vesselâm. Bütün kötülüklerin anası bugün şehrin en işlek yerlerinde, çoğu marketlerde eğer rahat bir şekilde satılıp ve rahat bir şekilde buna ulaşılıyorsa burada biz bir şey diyemeyiz. Her şeyden önce bunun önü engellenmeli. Her isteyen buna ulaşamamalı ve bizim hayatımızdan çıkarılması gerekiyor. Bunun için çalışmaların yapılması lazım. Ama maalesef bu konuda yeteri politika yok."
"Madde bağımlıları zorunlu tedavi olsun"
Son olarak Dinç, "Bugün kanuni bir boşluk var. Biz bu konuda kanun teklifi verdik. Madde bağımlısı olan birisi maalesef memleketin içerisinde rahat bir şekilde dolaşabiliyor. Bingöl'de madde bağımlısı biri rastgele çarşıya daldı ve dört kişiyi katletti, dört kişiyi de yaraladı. Oysaki bu madde bağımlısı çocuğun babası daha önce polis memurlarını aramış, 'Çocuğum kendisi için, ailesi için ve toplum için tehlike arz ediyor,' çağrısında bulunmuş. Ama maalesef bu konuda kanuni bir boşluk var. Zorunlu tedavi şartı yok. O madde bağımlısı çocuk böyle bir tehlike arz ediyor. Yine İstanbul'da buna benzer çok trajik olay var. Kanun teklifimizde özellikle şu üç madde öne çıkıyor: Zorunlu tedavi şartı olacak, uyuşturucu baronlarına, dağıtıcılarına, örgütlü bir şekilde bu işi yapanlara ağır ceza olacak, bir de kamunun, devletin gücünü arkasına alıp da bu zehir tacirleriyle iş birliği yapanlara ağır cezalar olacak. Bu konuda da kanuni boşluklar var. Tabii her şey kanunla çözülmez, tekrar ediyorum. Siz sadece kanunlarla, yasalarla bu meseleyi çözemezsiniz. Her şeyden önce bu ülkede bir ahlak krizi var, bir maneviyat krizi var ve bu ahlak ve maneviyat krizine yönelik ciddi politikaların geliştirilmesi gerekiyor." diye konuştu. (İLKHA)
Faruk Dinç: Madde bağımlılığının en temel sebebi manevi boşluktur#Ankara #HüdaPar #MaddeBağımlılığı pic.twitter.com/Q883HTXbOE
— İLKHA Video (@ilkhavideo) 19 Haziran 2026