Şırnak'ta uzun yıllardır fotoğraf eğitimi ve çalışmaları yürüttüklerini ifade eden Mecit Çevrim, tarihi yapıların fotoğraflanarak olası bir yıkım veya değişime karşı kayıt altına alınmasının kültürel mirası korumadaki hayati önemine dikkat çekti. Çevrim,
Şırnak'ta uzun yıllardır fotoğraf eğitimi ve çalışmaları yürüttüklerini ifade eden Mecit Çevrim, tarihi yapıların fotoğraflanarak olası bir yıkım veya değişime karşı kayıt altına alınmasının kültürel mirası korumadaki hayati önemine dikkat çekti.
Çevrim, "Fotoğraf, şehirlerin dönüşümünü ve kültürel mirasımızı gelecek nesillere aktaran vazgeçilmez bir belgedir." dedi.

"Fotoğrafçılık 15-20 yıl içinde çok büyük bir hızla gelişti"
"Fotoğraf belge olarak, gerçeğin kaydedildiği bir mekanizmadır" diyen fotoğraf sanatçısı Mecit Çevrim, "Şırnak İdil Fotoğraf Kulübünün aynı zamanda Şırnak Foton Derneğinin de yönetim kurulu başkanı ve kurucusuyum. Burada arkadaşlarımızla fotoğraf eğitimleri ve fotoğraf çalışmalarına son 13 yıldır devam ediyoruz. Bu yıl 19 Ağustos'ta fotoğrafçılığın 200. yılını kutlayacağız. Fransa'da Nicephore Niépce'nin ilk kayıt altına aldığı fotoğraftan bugüne 200 yıl geçmiş. Fotoğrafçılık, 15-20 yıl içinde çok büyük bir hızla gelişti. Yani önceki 190 yılla bu son 10 yılı karşılaştırdığımızda nerdeyse hepsinden daha fazla gelişme göstermiş. Özellikle telefonların fotoğraflı bir şekilde çalışıyor olması önemli bir konu. İnsanların özellikle fotoğraf çekme konusunda daha hevesli ve istekli, aynı zamanda herkesin biraz foto muhabiri olduğu bir süreçten geçiyoruz.
Şimdi fotoğraf, dediğimiz gibi bir şeyin varlığını kanıtlamak için kullanılan bir argüman. Şu anda bir haberin yayınlanabilmesi için o haberin bir fotoğrafla ya da bir videoyla desteklenmesi gerekiyor. Bu anlamda çok ciddi belge niteliği taşımaktadır. Tarihsel süreçte yaşananları kayıt altına almak için de çok ciddi bir gerçekliği var. Artık İkinci Dünya Savaşı, Birinci Dünya Savaşı'nı biz muhtemelen fotoğraf ve videoyla tanımlayıp canlandırabiliyoruz, o açıdan çok değerlidir. Fotoğrafın varlığı belge olarak, gerçeğin kaydedildiği bir mekanizmadır. Siz gerçeği istediğiniz kadar yaşayın; bir gün sonra, bir saniye sonra, on dakika sonra artık yitiriyorsunuz. Fakat elinizde bir fotoğraf ya da bir kayıt, bir belge, bir video varsa bunu sonsuza kadar muhafaza edebiliyorsunuz. Onun için hem gelecek nesillere aktarılması hem geçmişin daha iyi anlaşılabilmesi için fotoğraf çok ciddi bir belge niteliği taşımaktadır." dedi.
"Teknolojideki gelişme, fotoğrafın hızlı bir şekilde yayılmasına büyük katkı sağlamıştır"

Fotoğrafların, kültürel mirasın devamlılığını ve sonraki nesle ulaştırılmasını sağlayan vazgeçilmez bir unsur olarak karşımıza çıktığını ifade efen Çevrim, "İlk fotoğrafın alüminyum plakaya geçirilmesiyle bugüne kadar ki süreç bambaşka bir şey. İlk kâğıda basılması, sonra dokuz yüzlerin sonunda dijital olarak kaydedilmeye başlanması... En sonda milenyum çağında, iki bin ondan sonra fotoğrafın dijitalleşmesiyle birlikte teknoloji bambaşka bir yere evrildi. Çünkü fotoğrafa ulaşmak, kayıt altına almak, paylaşmak, başkalarına göstermek çok büyük bir hızla kendini göstermeye başladı. Mesela bizim burada analog fotoğraf makinamız var; o analog makinede fotoğrafı önce filmi takıyorsunuz, sonra onu gidip tab ediyorsunuz, tab ettikten sonra karta basıyorsunuz, o zaman fotoğrafı bir belge olarak, bir veri olarak görmeye başlıyorsunuz. Fakat şimdi bu süreçlerin hepsini atlattık; deklanşöre bastığınız gibi fotoğraf kayıt altındadır, gitmesi gereken her yere birkaç saniye içinde ulaştırabileceğimiz bir süreci yaşıyoruz.
Dolayısıyla teknolojideki gelişme, fotoğrafın hızlı bir şekilde yayılmasına büyük katkı sağlamıştır. Kültürel miras, başında söylediğimiz gibi fotoğrafın belge niteliği onu kültürel mirasın devamlılığını ve sonraki nesle ulaştırılmasını sağlayan vazgeçilmez bir unsur olarak karşımıza çıkarmaktadır. Mesela benim şurada fotoğrafım var, göstereceğim; yaklaşık 20 yıl önce çektiğim bir fotoğraf. Maalesef şu an aynı fotoğrafı çekemeyeceğiz, hiç kimse çekemeyecek. Neden çekemeyecek? Çünkü çevrede yapılaşmadan sonra kilise ve camiyi yan yana gösterebileceğimiz tek fotoğraf o. Bu basit bir örnek olarak sunabilirim." şeklinde konuştu.

"Fotoğrafçılar geçmişi günümüze, günümüzü geleceğe taşımak için müthiş bir vazife yerine getiriyor"
Fotoğrafçılığın, geçmişten günümüze çok değerli bir hizmet gördüğünü aktaran Çevrim, "Tabi gezi fotoğrafçılığı, turizm fotoğrafçılığı gibi alanlarda geçmişten günümüze gelen bütün tarihi yapıları, şehirler de yaşayan canlılar gibidir, şehirlerimizde, köylerimizde, metropollerimizde hayatın fiziksel dönüşümünü görmemiz için de geçmişten günümüze çok değerli bir hizmet gördüğünü düşünüyorum fotoğrafçılığın. Mirasın korunmasıyla ilgili de mesela şu an biz Ala dino Kalesi'nde çalışıyoruz, Alo dino Kalesi'ni fotoğraflıyoruz. Belki 15-20 yıl sonra orası bir felaketle yıkılacak, onun sonraki nesillere ulaştırılabilmesi, belki bir gün restorasyonunun yapılabilmesi için, dolayısıyla o kültürel mirası ileriye taşımak için çok ciddi belge niteliği taşıdığı için fotoğrafçılar geçmişi günümüze, günümüzü geleceğe taşımak için müthiş bir vazife yerine getirdiklerine inanıyorum." dedi. (İLKHA)