Gazze'de savaşın yıkımı altında yaşayan çocukların uçurduğu uçurtmalar, siyonist rejimin tehditlerinin ardından uluslararası tartışmanın konusu haline geldi. Siyonist rejimin, Gazze'den işgal altındaki topraklara geçtiğini öne sürdüğü uçurtmalar nedeniyle
Gazze'de savaşın yıkımı altında yaşayan çocukların uçurduğu uçurtmalar, siyonist rejimin tehditlerinin ardından uluslararası tartışmanın konusu haline geldi. Siyonist rejimin, Gazze'den işgal altındaki topraklara geçtiğini öne sürdüğü uçurtmalar nedeniyle ABD öncülüğündeki Barış Konseyi'ne şikâyette bulunmasının ardından konsey, uçurtma uçurulmasını "silahlı faaliyetler" kapsamında değerlendirdi.
Barış Konseyi'nden bir yetkili, Gazze'deki tüm "silahlı faaliyetlerin", uçurtma uçurmak da dahil olmak üzere durdurulması gerektiğini savundu. Yetkili, mesajın ilgili mekanizma üzerinden doğrudan iletildiğini belirtirken, aynı açıklamada siyonist rejimin de ateşkes şartlarına uyması gerektiğini ve askeri faaliyetlerin yalnızca "gerçek ve yakın tehditlere" karşılık vermekle sınırlı olması gerektiğini ifade etti.
Uçurtmaların silah taşımadığı ortaya çıktı
Ancak tartışmanın dikkat çeken noktalarından biri, Barış Konseyi'ne yakın bir kaynağın daha önce yaptığı açıklama oldu.
Konseyden bir kaynak, Gazze'den işgal altındaki topraklara ulaşan uçurtmaların şimdiye kadar silah veya yanıcı madde taşımak amacıyla kullanılmadığını belirterek, konunun "karmaşık bir mesele" olduğunu söyledi. Kaynak, çocukların kendi başlarına yapabileceği bir şeyle mücadele etmenin son derece zor olduğunu ifade etti.
Siyonist rejim ordusunun da daha önce Gazze yakınlarında bulunan 4 uçurtmayı incelediği ve bunlarda şüpheli herhangi bir madde tespit etmediği, uçurtmaların halk açısından tehdit oluşturmadığı yönünde değerlendirmede bulunduğu bildirildi.
Siyonist rejimden saldırı ve tehcir tehdidi
Gerilimin tırmanmasının ardından katil Başbakan Binyamin Netanyahu ile Savunma Bakanı Yisrael Katz, Gazze'den uçurtma, insansız hava aracı ve balon gönderilmesinin sürmesi halinde saldırıların artırılacağı ve söz konusu bölgelerde yaşayan Filistinlilerin tahliye edileceği tehdidinde bulundu.
Siyonist rejimin Barış Konseyi'ne yaptığı şikâyetin ardından işgal rejimi tarafının, uçurtmaların Gazze'den çıkmasının engellenmesi için Konsey'e 72 saat süre verdiği ve aksi durumda saldırıların artırılacağı yönünde tehditte bulunduğu aktarıldı.
Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği ise çocukların uçurtma uçurmasını gerekçe göstererek sivillerin yerinden edilmesi tehdidinde bulunulmasını sert biçimde eleştirdi. BM Sözcüsü Ravina Shamdasani, çocukların uçurtma uçurması nedeniyle insanların sürülmesinin "vahşice" olduğunu belirterek, açıklamaların uluslararası insan hakları ve insancıl hukuka yönelik kabul edilemez bir yaklaşımı yansıttığını söyledi.
HAMAS: Çocukların oyununu "silahlı faaliyet" saymak skandal
HAMAS Siyasi Büro üyesi Bassem Naim, uçurtmaların "silahlı faaliyet" olarak sınıflandırılmasına tepki gösterdi.
Naim, Gazze'deki çocukların enkazların arasında çocukluklarını yaşamaya çalıştığını belirterek, uçurtmaların çocuklar tarafından uçurulduğunu ve siyonist rejimin bunları Gazze'ye yönelik saldırılarını sürdürmek için "bahane" olarak kullandığını söyledi.
Gazze'deki halk komiteleri de çocukların güvenliği için ailelere uçurtma uçurmalarına izin vermemeleri çağrısında bulundu. Komiteler, bu çağrının çocukların zaten ellerinden alınan oyun ve çocukluk hakkını kısıtlamak amacı taşımadığını, aksine onları olası saldırılardan korumayı amaçladığını bildirdi. HAMAS kaynakları da açıklamanın hareketle koordinasyon içinde yapıldığını belirtti.
Ateşkes ihlalleri sürüyor
Uçurtma tartışması, Gazze'deki ateşkesin kırılgan olduğu bir dönemde yaşanıyor. Arabulucu ülkeler Türkiye, Mısır ve Katar da son dönemdeki saldırıların ateşkesin uygulanmasını ve diplomatik çabaları zayıflattığı uyarısında bulunmuştu.
Dolayısıyla Gazze'de çocukların uçurduğu uçurtmalar üzerinden yaşanan son gerilim, yalnızca uçurtmalarla ilgili bir tartışma olmaktan çıkarken, ateşkesin geleceği ve siyonist rejimin yeni saldırılar için gerekçe arayışına ilişkin kaygıları da artırıyor. (İLKHA)