Geliştirdiği müzik temelli yöntem otizmde yüzde 25 oranında pozitif gelişim sağladı

Müzisyen ve akademisyen İlhan Uğur Yazar’ın, otizm tanısı konulan kızıyla iletişim kurmak için evde başlattığı müzik temelli çalışmalar, yüzde 25 oranında gelişim sağlayan "Bütüncül ve Etkileşimli Müzik Terapi (BEMÜTER)" adıyla akademik bir modele dönüştü
Müzisyen ve akademisyen İlhan Uğur Yazar’ın, otizm tanısı konulan kızıyla iletişim kurmak için evde başlattığı müzik temelli çalışmalar, yüzde 25 oranında gelişim sağlayan "Bütüncül ve Etkileşimli Müzik Terapi (BEMÜTER)" adıyla akademik bir modele dönüştü. Müzik sayesinde sosyal hayata karışan genç kız ise konservatuvarı kazanarak büyük bir başarıya imza attı.
İlhan Uğur Yazar’ın 1997 yılında dünyaya gelen kızına 1,5 yaşındayken otizm tanısı konulmasının ardından başlayan zorlu süreç, babanın müziği bir iletişim aracı olarak kullanmasıyla farklı bir boyuta taşındı. Ritim egzersizleri, ses tekrarları ve etkileşimli oyunlarla kızının müzikle bağ kurmasını sağlayan Yazar, bu sayede onun sosyalleşmesine ve iletişim becerilerini geliştirmesine katkıda bulundu. Zamanla okumayı öğrenen, Güzel Sanatlar Lisesi ve ardından konservatuvarı kazanan genç kız, TRT Gençlik Korolarında korist olarak görev alarak büyük bir başarı öyküsü yazdı.
Kendi çocuğunda elde ettiği bu başarıyı diğer çocuklara da ulaştırmak isteyen Yazar, çalışmaları akademik bir zemine taşıdı. Geliştirilen "Bütüncül ve Etkileşimli Müzik Terapi (BEMÜTER)" modeli kapsamında, 5 otizmli öğrenci ve ailelerinin katılımıyla yürütülen 6 aylık bilimsel çalışmada, otizmli çocukların sosyal uyum ve iletişim becerilerinde yüzde 25 oranında gelişim gözlemlendi.

"Kızım müzikle bağ kurmaya başladı"
Kızının otizmli olduğunu öğrenince her şeyin değiştiğini aktaran İlhan Uğur Yazar, "Süreç, 1997’de kızımın doğumuyla başladı. Ancak otizmli olduğunu öğrendiğimizde her şey değişti. Çareler aramaya başladık, açıkçası çok zor bir süreçti. Ben de en iyi bildiğim şeyin müzik olduğunu düşündüm. Evde kızımla bolca vakit geçirmeye başladık, şarkılar söyledik. Kızım müzikle bir bağ kurmaya başladı. Bu bağ sayesinde onunla iletişimimiz güçlendi. Önce seslerle ve hecelerle karşılık vermeye başladı, ardından konuşmaya başladı. En iyi yaptığım şey müzikti; oyunlar oynadık, müzikal çalışmalar yaptık, notasyonlar ürettik. Bu süreçle birlikte kızım küçük küçük okumaya da başladı. Süreç, Güzel Sanatlar Lisesi’ni kazanması ve ardından konservatuvar okumasına kadar ilerledi" dedi.

"Süreci iyi yönetenler avantaj sağlıyor"
Doğru yöntemlerle süreci iyi yönetenlerin avantaj sağlayacağını belirten Yazar, "Biz 1,5 yaşına kadar hiçbir şey anlamadık. Ancak seslere tepki vermemesi, kendi etrafında dönmesi ve tekrarlayan hareketleri dikkat çekince bir uzmana başvurduk ve kızımızın otizmli olduğunu öğrendik. Sonrasında ne yapacağınızı bilemediğiniz bir süreç başlıyor. Doğru yöntemleri bulup bu süreci iyi yönetenler avantaj sağlıyor" diye konuştu.

"Kızım sosyal hayata karışmış bir birey haline geldi"
Kızının tam anlamıyla sosyal hayata karıştığını ifade eden İlhan Uğur Yazar, "Kızımda ‘Absolut kulak’ dediğimiz durum da var. TRT Gençlik Korolarında korist olarak bulundu. Şu anda sosyal hayata karışmış bir birey haline geldi. Tüm ailelerin bu konuda cesaretlenmesi lazım. Çocuklarıyla çok fazla ilgilenmeleri gerekiyor. Biraz abartmak lazım; yapılan en küçük şeyi bile çok değerli görüp ödüllendirmek onların gelişimi için büyük bir destek sağlıyor" diye konuştu.

"Geniş kitlelere ulaşmasını istiyoruz"
Yazar, kendi çocuğuyla başlayan sürecin zamanla akademik bir çalışmaya dönüştüğüne da dikkati çekerek, şöyle konuştu:
"Kızımla başlayan bu süreçten sonra çok sayıda otizmli çocukla çalıştım. Piyano çaldık, şarkılar söyledik ve bunu müzik terapi olarak devam ettirdik. Akademik çalışmamızda 5 öğrenciyle yaklaşık 6 aylık bir süreç yürüttük ve aileleri de bu sürece dahil ettik. Bu çalışmanın sonunda otizm şiddetinde yaklaşık yüzde 25’lik bir azalma gözlemledik. Aynı zamanda çocukların iletişim becerilerinde ciddi bir gelişim olduğunu gördük. Bu sonuçların daha geniş kitlelere ulaşmasını istiyoruz."

"Bu çalışma adeta bir hazineydi"
Çalışmayı kitap haline getiren yayınevi sahibi Serkan Korkmaz ise elde edilen sonuçlara rağmen yöntemin yeterince geniş kitlelere ulaşmadığını söyledi. Korkmaz, "Otizm terapisi alanında yüzde 25’lik bir gelişme sağlayan bir çalışmanın toplumda bilinmemesi gerçekten büyük bir eksiklikti. Bu bilgi adeta bir hazineydi. Biz de bu nedenle çalışmayı kitaplaştırarak daha geniş kitlelere ulaştırmak istedik. Bu çalışmayı ‘BEMÜTER’ adıyla kitaplaştırdık. Bütüncül ve Etkileşimli Müzik Terapi yöntemiyle yürütülen 6 aylık süreçte otizm şiddetinde yüzde 25 azalma, iletişim ve bilişsel becerilerde gelişim elde edildi. Bu değerlendirmeler uluslararası ölçeklerle ve bağımsız uzmanlar tarafından yapıldı" ifadelerini kullandı.