Gerontolog Dr. Aydın: Türkiye genç nüfus ülkesi olmaktan çıkıyor, yaşlanan ülkeler ligine giriyor

Türkiye’nin sessiz ancak büyük bir demografik dönüşüm yaşadığını belirten Dünya Yaşlanma Konseyi Başkanı ve Birleşmiş Milletler Yaşlı Hakları Küresel Elçiliği Girişimi Kurucusu Gerontolog Dr. Kemal Aydın, yaşlanmanın artık yalnızca sosyal politika değil;

Türkiye’nin sessiz ancak büyük bir demografik dönüşüm yaşadığını belirten Dünya Yaşlanma Konseyi Başkanı ve Birleşmiş Milletler Yaşlı Hakları Küresel Elçiliği Girişimi Kurucusu Gerontolog Dr. Kemal Aydın, yaşlanmanın artık yalnızca sosyal politika değil; ekonomi, sağlık, istihdam ve milli güvenlik meselesi haline geldiğini söyledi.

TÜİK verilerine göre 65 yaş üstü nüfusun 9 milyon 583 bine ulaştığını hatırlatan Aydın, “Türkiye genç nüfus ülkesi olmaktan çıkıyor. Bugünden gerekli adımlar atılmazsa yaşlılık, önümüzdeki yılların en büyük toplumsal krizlerinden biri olabilir.” dedi.

"Türkiye genç nüfus ülkesi olmaktan çıkıyor, yaşlanan ülkeler ligine giriyor"

"Türkiye yaşlanıyor: 2026'da alarm zilleri çalıyor" diyerek cumhurbaşkanına, bakanlara ve politika yapıcılara açık çağrıda bulunan Aydın "Türkiye bugün sessiz bir demografik devrim yaşamaktadır. Bu konu artık yalnızca sosyal politika değil; ekonomi, sağlık, aile, istihdam ve milli güvenlik meselesidir. TÜİK verilerine göre Türkiye'de 65 yaş ve üzeri nüfus son 5 yılda yüzde 20,5 artarak 9 milyon 583 bine ulaşmıştır. Yaşlı nüfus oranı yüzde 11,1'e yükselmiştir. 2030 yılında bu oranın yüzde 13,5'e, 2040 yılında yüzde 17,9'a çıkması beklenmektedir. Bugün Türkiye'de yaklaşık her 4 haneden birinde en az bir yaşlı yaşamaktadır. Yalnız yaşayan yaşlı sayısı ise 1 milyon 836 bine ulaşmıştır. Bu rakamlar bize şunu söylüyor: Türkiye genç nüfus ülkesi olmaktan çıkıyor, yaşlanan ülkeler ligine giriyor." dedi.

"Dünyada 57 milyon insan demans ile yaşamaktadır ve her yıl yaklaşık 10 milyon yeni vaka ortaya çıkmaktadır"

"Türkiye yaşlanmaya hazır mı?" sorusuna Aydın "Maalesef hayır. Türkiye'nin yaşlılıkla ilgili dağınık politikaları bulunmaktadır ancak henüz bütüncül bir 'Türkiye Yaşlılık Master Planı' bulunmamaktadır. Yaşlılık konusunda; milli strateji eksik, veri altyapısı yetersiz, bakım finansmanı sürdürülebilir değil, Alzheimer ve demans araştırmaları sınırlı, Gerontoloji uzmanı sayısı yetersizdir. Dünya Sağlık Örgütü'ne göre dünyada 57 milyon insan demans ile yaşamaktadır ve her yıl yaklaşık 10 milyon yeni vaka ortaya çıkmaktadır." şeklinde cevapladı.

7 maddelik 'Yaşlılık Politikası' yol haritası önerildi

Türkiye için 7 stratejik öneride bulunan Aydın, şunları söyledi:

"Birincisi Türkiye yaşlılık Master planı (2026-2050) Cumhurbaşkanlığı koordinasyonunda hazırlanmalıdır. İçeriğinde: sağlık, sosyal güvenlik, bakım hizmetleri, yaş dostu şehirler, dijital yaşlanma, gümüş ekonomi ve kuşaklararası dayanışma başlıkları yer almalıdır.

İkincisi yaşlı bakım fonu kurulmalıdır. Bugün emeklilik fonları vardır. Ancak bakım fonu yoktur. Almanya ve bazı Avrupa ülkelerinde uygulanan bakım sigortası modelleri incelenerek; 'Türkiye Yaşlı Bakım Fonu' kurulmalıdır. Bu fon; evde bakım hizmetlerini, gündüz bakım merkezlerini, aile bakım verenlerini, Demans ve Alzheimer hastalarını desteklemelidir. Çünkü önümüzdeki 20 yıl içinde bakım ihtiyacı olan yaşlı sayısı katlanarak artacaktır.

Üçüncüsü Türkiye Alzheımer ve Demans araştırma merkezine ihtiyaç var. Kanser Enstitüsü var. Kalp Enstitüsü var. Ancak ulusal ölçekte Alzheimer Araştırma Merkezi bulunmamaktadır. Ankara'da 'Türkiye Alzheimer ve Demans Araştırma Merkezi' kurulmalıdır. Bu merkez: yapay zekâ destekli erken tanı, genetik araştırmalar, koruyucu sağlık programları, uluslararası iş birlikleri yürütmelidir.

Dördüncüsü gerontoloji ve geriatri enstitüsü Türkiye'nin yaşlanma akademisi kurulmalıdır. Görevleri; yaşlanma araştırmaları, politika geliştirme, eğitim programları, uluslararası raporlar ve yaşlı dostu şehir sertifikasyonu olmalıdır. Bu enstitü geleceğin TÜBİTAK'ı kadar önemli olabilir.

Beşincisi Türkiye yaşlılık atlası. Bugün hangi il ne kadar yaşlanıyor? Nerede Alzheimer daha yaygın? Nerede bakım merkezi eksik? Kimse tam olarak bilmiyor. Bu nedenle: Türkiye Yaşlılık Atlası hazırlanmalıdır. İl il; yaşlı nüfus, yalnız yaşayan yaşlılar, bakıma ihtiyaç oranı, demans vakaları ve sosyal hizmet kapasitesi haritalandırılmalıdır.

Altıncısı Türkiye Yaşlılık Kurultayı. Her yıl Cumhurbaşkanlığı himayesinde; Türkiye Yaşlılık Kurultayı toplanmalıdır. Katılımcılar: bakanlıklar, belediyeler, üniversiteler, STK'lar ve yaşlı temsilcileri olmalıdır. Kurultay kararları devlet politikalarına dönüşmelidir.

Yedincisi dünya yaşlılık forumu. Türkiye yaşlanma diplomasisinde lider olabilir. Ankara veya İstanbul'da düzenlenecek; Dünya Yaşlılık Forumu ile; BM kuruluşları, akademisyenler, bakanlar, belediye başkanları ve sivil toplum liderleri bir araya getirilebilir. Bu forum Türkiye'nin 'Yaşlı Dostu Dünya Liderliği' vizyonuna katkı sağlayacaktır."

"Yaşlılık bir yük değil, doğru yönetildiğinde bir medeniyet sermayesidir"

Son olarak Aydın "Türkiye'nin yeni meselesi enflasyon değil, yaşlanmadır. Bugünün çocuk politikası, yarının yaşlılık politikasıdır. 9,5 milyon yaşlıya sahip Türkiye'nin hâlâ ulusal yaşlılık enstitüsü yok. 1,8 milyon yaşlı yalnız yaşıyor: sessiz salgın kapımızda. Yaşlılık bakanlığı kurulmalı mı? Türkiye yaşlanıyor; hazır mıyız? Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında Türkiye'nin en önemli sosyal dönüşümü yaşlanma olacaktır. Bugün atacağımız adımlar, yarının yaşlılarının hayat kalitesini belirleyecektir. Yaşlılarımız geçmişimizin emaneti, geleceğimizin aynasıdır. Türkiye artık yaşlanmayı konuşmak değil, yönetmek zorundadır. Yaşlılık bir yük değil, doğru yönetildiğinde bir medeniyet sermayesidir." ifadelerine yer verdi. (İLKHA)