Gine-Bissau'da cumhurbaşkanının yetkilerini artıracak anayasa için referandum

Ülkede Aralık ayında yapılması planlanan genel seçimler öncesinde düzenlenen referandum, geçen yılki askeri darbenin ardından ülkenin yeniden demokratik yönetime geçiş sürecinin önemli aşamalarından biri olarak görülüyor. Ancak referandumda birçok sandıkt

Ülkede Aralık ayında yapılması planlanan genel seçimler öncesinde düzenlenen referandum, geçen yılki askeri darbenin ardından ülkenin yeniden demokratik yönetime geçiş sürecinin önemli aşamalarından biri olarak görülüyor.

Ancak referandumda birçok sandıkta katılımın düşük olduğu bildirildi. Muhalefet partileri, yeni anayasanın askeri yönetimin başındaki isim başta olmak üzere cumhurbaşkanının yetkilerini önemli ölçüde artıracağını savunarak seçmenlere referandumu boykot etme çağrısında bulundu.

Askeri yönetimin oluşturduğu Ulusal Geçiş Konseyi tarafından hazırlanan anayasa taslağı, cumhurbaşkanı ile başbakan arasındaki yetki paylaşımını yeniden düzenliyor. Taslak kapsamında parlamentodaki sandalye sayısının 102'den 65'e düşürülmesi de öngörülüyor.

Yetkililer, parlamentonun küçültülmesinin milletvekillerinin daha etkin ve kapsamlı müzakereler yürütmesine imkan sağlayacağını savunuyor. Cumhurbaşkanına verilecek yeni yetkilerin ise cumhurbaşkanı ile başbakan arasında geçmişte yaşanan siyasi anlaşmazlıkların önüne geçeceği ileri sürülüyor.

Gine-Bissau Silahlı Kuvvetleri Komutanı General Tomás Djassi, düzenlemeyi savunarak ülkedeki yürütme yapısının netleştirilmesi gerektiğini belirtti.

Djassi, cumhurbaşkanının ülkenin ulusal sembolü olduğunu ve devlet yönetimindeki konumunun açık biçimde tanımlanması gerektiğini ifade etti.

Muhalefet ise anayasa değişikliğinin başbakanın ve hükümetin yetkilerini zayıflatacağını, parlamentonun ve siyasi partilerin konumunu gerileteceğini savunuyor.

Afrika Gine ve Yeşil Burun Adaları Bağımsızlık Partisi (PAIGC) Sözcüsü Muniro Conté, yeni anayasanın siyasi ve toplumsal bölünme ve gerilim riskini artırabileceğini belirterek düzenlemeye karşı çıktı.

Darbenin ardından anayasa tartışması

Gine-Bissau'da askeri yönetim, geçen yıl kasım ayında tartışmalı cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ardından yönetime el koymuştu. Dönemin Cumhurbaşkanı Umaro Sissoco Embaló ile muhalefet adayı Fernando Dias, seçimleri kazandıklarını açıklamıştı.

Ordunun müdahalesinin ardından Embaló ülkeyi terk etmiş, askeri yönetim geçiş sürecini başlatmıştı. Darbe, Batı Afrika'da son yıllarda artan askeri yönetimlere bir yenisini ekleyerek bölgedeki demokratik gerilimleri daha da derinleştirmişti.

Gine-Bissau, 1973'te Portekiz'den bağımsızlığını kazanmasından bu yana çok sayıda darbe ve darbe girişimine sahne oldu. Geçen yılki darbeden yalnızca yaklaşık bir ay önce de başarısız bir darbe girişimi yaşanmıştı.

Yaklaşık 2,2 milyon nüfuslu ülke, kişi başına düşen doğal kaynak zenginliği açısından Batı Afrika'nın önde gelen ülkeleri arasında bulunmasına rağmen nüfusun yarısından fazlası yoksulluk içinde yaşıyor. Ülke ayrıca Latin Amerika ile Avrupa arasındaki uyuşturucu kaçakçılığında önemli bir geçiş noktası olarak gösteriliyor.

Referandum için yaklaşık 915 bin seçmenin kayıtlı olduğu ülkede, anayasa değişikliğine ilişkin kamuoyunda farklı görüşler bulunuyor.

Siyasi analistler ise askeri yönetimin yeni bir anayasa hazırlama ve ülkenin siyasi sistemini değiştirme konusunda yeterli meşruiyete sahip olup olmadığını sorguluyor.

Gineli siyasi analist Paulino Quadé, tartışmanın merkezinde anayasanın kim tarafından ve kimin çıkarları doğrultusunda hazırlandığı sorusunun bulunduğunu belirterek "Bu anayasadan kim yararlanacak?" sorusunun yanıtlanması gerektiğini söyledi. (İLKHA)