Bolu’nun Çaygökpınar köyünde serinlemek amacıyla girdiği gölette boğulan 13 yaşındaki Tanju Kara’dan geriye annesi ve ağabeyiyle kaydettiği neşe dolu son videolar kaldı. Acılı anne Ayşe Arabacı bölgedeki güvenlik zafiyetine ve çalışmayan kameralara tepkiBolu’nun Çaygökpınar köyünde serinlemek amacıyla girdiği gölette boğulan 13 yaşındaki Tanju Kara’dan geriye annesi ve ağabeyiyle kaydettiği neşe dolu son videolar kaldı. Acılı anne Ayşe Arabacı bölgedeki güvenlik zafiyetine ve çalışmayan kameralara tepki göstererek, "Benim çocuğum gitti, başka çocuklar ölmesin. Başka anneler ağlamasın" dedi.
Olay, 16 Mart günü Bolu merkeze yaklaşık 8 kilometre uzaklıkta yer alan Çaygökpınar köyü sınırlarındaki gölette meydana geldi. Girilmesi yasak olan, "Suya girmek tehlikeli ve yasaktır" uyarısı bulunan gölete arkadaşlarıyla birlikte bisikletle gelen 13 yaşındaki Tanju Kara suya girdi. Tanju Kara’nın bir süre sonra suda çırpınmaya başladığını ve boğulma tehlikesi geçirdiğini gören arkadaşının ihbarı üzerine bölgeye jandarma, AFAD ve sağlık ekipleri sevk edildi.
Olay yerine hızla ulaşan ekiplerin müdahalesiyle sudan çıkarılan ve kalbi duran Tanju Kara’ya ilk müdahale yapıldı. Talihsiz çocuk, ambulansla İzzet Baysal Devlet Hastanesi Köroğlu Ünitesi’ne sevk edilerek tedavi altına alındı ancak 1 gün sonra hayat mücadelesini kaybetti.
Talihsiz çocuktan geriye ise annesi ve ağabeyiyle çektiği o mutlu cep telefonu videoları kaldı. Görüntülerde yüzündeki tebessümle dikkati çeken Tanju’nun o anları, izleyenlerin ve geride kalan ailesinin yüreğini burktu.
"Oraya en azından bir güvenlik görevlisi koyabilirlerdi"
Oğlunu toprağa vermenin acısını yaşayan anne Ayşe Arabacı, gölet etrafındaki önlemlerin yetersizliğine dikkat çekti. Çocukların beton duvarları aşarak tehlikeli bölgeye girdiğini cep telefonundaki fotoğraflarla gösteren Arabacı, "Duvara tehlike yazısı yazıldıysa bunu sen anlarsın, ben anlarım. Bunu bir çocuk anlamaz. Oraya en azından bir güvenlik görevlisi koyabilirlerdi. Orada kameralar varmış ancak çalışmıyormuş. Benim çocuğum orada gitti, başka çocuklar da ölmesin, başka anneler ağlamasın diye bu konuşmayı yapıyorum. Çok büyük bir acı yaşadım, bunun anlatılmaz bir tarifi var" dedi.
"Ben çocuğumun oraya gittiğini bilseydim zaten göndermezdim"
Gölette geçmişte güvenlik görevlilerinin bulunduğunu ancak şu an kimsenin olmadığını belirten Arabacı, "Zamanında orada iki tane güvenlik görevlisi varmış. Biri vefat etmiş, diğerine ne oldu belli değil. Köy muhtarıyla da bazı kişileri araya sokarak konuştum. Muhtar bana, Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan’ı bizzat oraya getirdiğini, çocuklar suda atlarken ’burada bir can gidecek, buraya bir güvenlik görevlisi alalım’ dediğini, ancak kimsenin oralı olmadığını söyledi. Ben çocuğumun oraya gittiğini bilseydim zaten göndermezdim" diye konuştu.
"Benim tek derdim başka canlar yanmasın"
Bölge için acil çözüm beklediğini vurgulayan acılı anne Arabacı, "Burayla ilgili bir önlem alınsın. En azından bir kamera takılsın, güvenlik görevlisi konulsun. Çocukların suya girmesi engellensin. Büyük insanlar bile yeri geldiğinde tehlikeyi anlamayıp suya giriyor, bunu bir çocuğa anlatamazsınız. Belki orada bir güvenlik görevlisi olsaydı, ecel hepimizin ama en azından müdahale edebilir, engelleyebilirdi. Benim tek derdim başka canlar yanmasın" şeklinde konuştu.
Kardeşinin acı haberini şaka sandı
Kardeşini kaybetmenin şokunu atlatamayan 18 yaşındaki ağabeyi Arif Kara ise acı haberi çalışırken aldığını anlattı. Bir arkadaşının kendisini arayarak durumu anlattığını söyleyen Kara, "Çalışıyordum, bir arkadaşım arayıp ’Tanju boğuluyor’ dedi. İlk başta şaka sandım ve telefonu kapattım. Ardından içime kötü bir his doğunca tekrar aradım. ’Ciddi misin, böyle bir şey oluyor mu’ diye sorduğumda ’evet’ yanıtını aldım. Hemen annemleri aradım, onlar zaten yola çıkmıştı. Ben de iş yerinden çıkıp olay yerine gittim" ifadelerini kullandı.
"Oraya gerçek bir güvenlik kamerası ve bekçi konulmalı, güvenliğin acilen sağlanması lazım"
Gölet etrafında bulunan duvarların boğulma olaylarından sonra yapıldığını ifade eden Arif Kara, "O duvarlar zaten daha önceki boğulma vakalarından sonra yapıldı. Ancak çocuklar kendi aralarında merdiven gibi bir şey yapıp duvardan direkt geçiyorlar. Orada yeterince önlem yok. Güvenlik kamerası varmış ama sahteymiş. Böyle bir şey olamaz, olmaması gereken bir şey. Başka bir insanın, başka bir ailenin canı yanmamalı. Oraya gerçek bir güvenlik kamerası ve bekçi konulmalı, güvenliğin acilen sağlanması lazım" diye konuştu.