Güney Kore'den Kuzey Kore'ye, havaya uçurulan irtibat ofisi için 32,5 milyon dolarlık tazminat

Seul Merkez Bölge Mahkemesinin kararı, iki Kore arasındaki ilişkilerin uzun süredir diplomatik çıkmaz içinde bulunduğu bir dönemde geldi. Kararın uygulanabilirliği ise Kuzey Kore ile Güney Kore arasındaki mevcut siyasi ve diplomatik kopukluk nedeniyle bel

Seul Merkez Bölge Mahkemesinin kararı, iki Kore arasındaki ilişkilerin uzun süredir diplomatik çıkmaz içinde bulunduğu bir dönemde geldi. Kararın uygulanabilirliği ise Kuzey Kore ile Güney Kore arasındaki mevcut siyasi ve diplomatik kopukluk nedeniyle belirsizliğini koruyor.

Güney Kore Birleşme Bakanlığı, mahkeme kararına saygı duyduğunu belirterek, iki ülke arasındaki sorunların diyalog ve işbirliği yoluyla çözülmesi çağrısında bulundu.

Öte yandan, Kuzey Kore'nin sınır kenti Kaesong'da bulunan ve Güney Kore tarafından inşa edilen irtibat ofisini neden hedef aldığına ilişkin kendi gerekçeleri de bulunuyor. Pyongyang yönetimi, 2020'de Seul'ü, Kuzey Kore'den kaçan kişilerin sınır üzerinden propaganda broşürleri göndermesini engellememekle eleştirmişti.

Kuzey Kore, yeni tip koronavirüs salgını nedeniyle sınırlarını kapattığı Ocak 2020'de irtibat ofisinin faaliyetlerini zaten durdurmuştu. Patlatıldığı sırada bina boş durumdaydı.

İrtibat ofisinin yıkılması, Washington ile Pyongyang arasındaki nükleer görüşmelerin çıkmaza girmesinin ardından Kore Yarımadası'nda artan gerilimin dikkat çeken gelişmelerinden biri olmuştu. Ancak olaydan önceki süreçte Seul yönetiminin Washington ile yakın koordinasyon içinde izlediği güvenlik politikaları ve Kuzey Kore'ye yönelik sert söylemler de iki Kore arasındaki ilişkilerin gerilmesinde etkili olan unsurlar arasında yer aldı.

Güney Kore, davayı 2023'te açarak binanın yıkılmasını önceki anlaşmaları ihlal eden hukuka aykırı ve şiddet içeren bir eylem olarak nitelendirmişti.

Mahkemenin kararı, Güney Kore hükümetinin Pyongyang'a karşı açtığı ilk dava olması açısından da dikkat çekiyor. Daha önce bazı Güney Koreli kişiler, insan hakları ihlalleri ve farklı gerekçelerle Kuzey Kore yönetimine karşı dava açmıştı.

Güney Kore'de mevcut Devlet Başkanı Lee Jae Myung'un göreve gelmesinin ardından Kuzey Kore'ye yönelik söylem önceki muhafazakar yönetime kıyasla daha yumuşak bir çizgiye çekildi.

Önceki Devlet Başkanı Yoon Suk Yeol döneminde Seul, Kuzey Kore'nin nükleer ve füze programına karşı daha sert bir politika izlerken ABD ve Japonya ile güvenlik işbirliğini de güçlendirmişti. Yoon'un Aralık 2024'te kısa süreli sıkıyönetim ilanının ardından görevden uzaklaştırılmasıyla Güney Kore'de siyasi tablo değişti.

Lee Jae Myung yönetimi, Kuzey Kore ile iletişim kanallarının yeniden açılması ve askeri gerilimlerin azaltılması yönünde çağrılarda bulundu. Pyongyang ise Seul ile anlamlı bir diyaloğa yeniden dönme konusunda şu ana kadar isteksiz bir tutum sergiledi.

Kuzey Kore lideri Kim Jong-un son yıllarda Güney Kore'yi "en düşmanca düşman" olarak tanımlarken, Washington'ın nükleer silahlardan vazgeçme şartını kaldırmasını istiyor. Pyongyang yönetimi, nükleer programını ülkenin güvenlik politikasının temel unsurlarından biri olarak görürken, Rusya ve Çin ile ilişkilerini de güçlendirmeye yöneldi.

Kim ile dönemin Trump arasında 2018'de başlayan diplomatik süreç ise 2019'daki ikinci zirvenin ardından durdu. Görüşmelerde Washington ile Pyongyang, yaptırımların hafifletilmesi ve Kuzey Kore'nin nükleer kapasitesine ilişkin taleplerde uzlaşmaya varamadı.

Trump'ın ikinci başkanlık döneminde Kim ile yeniden diplomasi kurmaya yönelik mesajlar vermesine rağmen Pyongyang, ABD'nin nükleer silahlardan tamamen vazgeçme yönündeki ön koşullarını kabul etmeyeceğini bildirdi.

İrtibat ofisinin ardından yeni gerilim

Seul mahkemesinin tazminat kararının açıklandığı gün, Kuzey Kore'ye yönelik insansız hava aracı uçuşları nedeniyle üç Güney Koreli hakkında da hüküm verildi.

Mahkeme, geçen yıl eylül ayı ile bu yıl ocak ayı arasında sınır bölgelerinden Kuzey Kore yönüne birden fazla kez drone uçuran üç kişiye ertelenmiş hapis cezaları verdi. Söz konusu uçuşların Güney Kore'nin hava güvenliği yasalarını ihlal ettiği belirtildi.

Kuzey Kore, drone uçuşlarına sert tepki göstererek bunları egemenliğine yönelik kabul edilemez bir ihlal olarak nitelendirmiş ve sonuçları olacağı uyarısında bulunmuştu.

Seul'ün son mahkeme kararı, uygulanması güç sembolik bir tazminat hükmü niteliğinde kalırken, iki Kore arasında doğrudan iletişim kanallarının yeniden kurulmasının bölgedeki gerilimin azaltılması açısından önemini bir kez daha gündeme getirdi. (İLKHA)