HÜDA PAR Erciş İlçe Başkanlığı'nın 5'inci Olağan Kongresi yoğun katılımla gerçekleştirildi. Delegelerin tamamının oyunu alan Kazım Bilici, yeniden başkanlığa seçildi. Atakan Çelik Kültür Merkezi'nde düzenlenen kongreye HÜDA PAR Batman Milletvekili Serkan
HÜDA PAR Erciş İlçe Başkanlığı'nın 5'inci Olağan Kongresi yoğun katılımla gerçekleştirildi. Delegelerin tamamının oyunu alan Kazım Bilici, yeniden başkanlığa seçildi.
Atakan Çelik Kültür Merkezi'nde düzenlenen kongreye HÜDA PAR Batman Milletvekili Serkan Ramanlı, HÜDA PAR Genel İdare Kurulu Üyesi Mehmet Mehdi Oğuz, Van İl Başkanı Rasim Sayğın, siyasi parti temsilcileri, sivil toplum kuruluşlarının başkanları, il ve ilçe teşkilatı üyeleri ile çok sayıda partili katıldı.
“Bu güven halkımıza olan hizmet sözümüzün tazelenmesidir”
Kongrenin açılış ve selamlama konuşmasını yapan HÜDA PAR Erciş İlçe Başkanı Kazım Bilici, “Bizim siyaset anlayışımızın temelinde insana hizmet, adaleti tesis etme ve memleketimizin her bir köşesine huzuru taşıma gayesi vardır. Erciş her zaman kadirşinas halkıyla, duruşuyla ve değerlerine bağlılığıyla bu davanın en güçlü kalelerinden biri olmuştur. Bugün gerçekleştireceğimiz bu kongremiz bir teşkilat buluşması değildir. Erciş'e olan sevdamızın, halkımıza olan hizmet sözümüzün tazelenmesidir. İnsanı insan yapan değerleri topluma hakim kılmak, toplumun huzur ve refahını temin etmek, barış, kardeşlik ve dayanışmayı tesis etmek için halkımızın hizmetinde olacağız. Halkımızı ifsat eden, dünya ve ahiret saadetini bozan, gençlerimizi ve çocuklarımızı sapkın yollara sevk eden her türlü faaliyetin karşısında olacak, toplumumuzu iflah eden, güzel ahlak, ilim, irfan, edep, haya gibi güzel hasletlerin hâkim olması için gayret içinde olacağız.” dedi.
“Gümbür gümbür geliyoruz”
Kongrede konuşan HÜDA PAR Batman Milletvekili Serkan Ramanlı, "Allah’a hamdolsun coşkulu bir salon, güzel bir gün ve inşallah umutlu bir gelecek için bir aradayız. Partiyi kurduğumuz günden bugüne çok merhaleler katettik, çok badireler atlattık ve elhamdülillah üzerine kata kata, güçlene güçlene, gümbür gümbür geliyoruz. Geçmişe bakmıyor, geleceği tasavvur ediyor ve hem partimiz, hem milletimiz, hem bütün Türkiye toplumu için adil, müreffeh, kardeşane bir gelecek umuyor ve diliyor ama sadece dilemekle kalmıyor bunun için de çalışıyoruz. Bizim millet olarak, memleket olarak çok şeye ihtiyacımız var, çok eksiğimiz var ama bardağın dolu tarafı da var. Kimisi bardağın sadece boş tarafını görür, gösterir, kendine bir alan elde etmeye gayret eder. Genelde de iktidar sahipleri sadece bardağın dolu tarafını görür, gösterir. Onunla yetkisini devam ettirmeye çalışır. Ama Allah bize adil şahitler olun diyor. Dolu tarafını da, boş tarafını da elbette görmeli ve göstermeliyiz.” ifadelerini kullandı.
“Ülkenin dört bir yanına sesimizi, davamızı ulaştırmaya çalışıyoruz”
İdeallerine ulaşmak için daha fazla çalışmak zorunda olduklarını belirten Ramanlı, “Memleket olarak, millet olarak şu an bulunduğumuz seviyeyi hak ettiğimizi söyleyemem. Hak ettiğimiz seviyede olmadığımızı da hepimiz biliyoruz. Daha kat edecek çok yolumuz var. Bugüne kadar bu memleket için, bu aziz millet için taş üstüne taş koyan herkesten 'Allah razı olsun.' diyoruz. Ama yetmez ideallerimize ulaşmak için de daha fazla çaba, daha fazla samimiyet, daha fazla gayret bekliyoruz. HÜDA PAR olarak mütevazi şartlarda kıt imkanlarla kurduğumuz partimizi gün be gün büyütüyor, ülkenin dört bir yanına sesimizi, davamızı ulaştırmaya çalışıyoruz. İşte bugün bu salonun doluluğu ve bu coşkusu aslında o gayretlerin, sizlerin, birer birer, yek yek gayretlerinin bir neticesidir. Allah sizlerden razı olsun. Bu sesi, bu soluğu, bu bayrağı inşallah ülkenin dört bir yanında dalgalandırmaya Rabbim bizleri muvaffak eylesin.” diye konuştu.
“Sandık bir sonuçtur, bir başlangıç değildir”
Siyaseti düşmanlık, fitne ya da şahsi bir menfaat için yapmadıklarının altını çizen Milletvekili Ramanlı, “Siyaset sadece hayırda yarışmanın bir vesilesidir. O ki madem sandıklar kuruluyor, milletimiz kendisini yönetecek olanları kendisi seçiyor. O halde bu millet için gerçekten canı yanan, yüreği sızlayan, bu milletin iyiliğini, refahını, adaletini önceleyen insanların aday olarak çıkmaması düşünülebilir mi? Kim bu memleket için hayır diliyorsa elini taşın altına koymayı da bilmelidir. Temsiliyet sandıkta tecelli eder. Ama sandığa gelmeden önce de yapmamız gerekenler var. Sandık bir sonuçtur, bir başlangıç değildir. O iradenin o sandığa yansıması o siyasetçinin, o partinin, o kadroların gayretiyle mümkündür. Gayret olmazsa, emek olmazsa, alın teri olmazsa sandıktan da netice alınamaz. O halde bize düşen Erciş'imizde olduğu gibi, Van'ımızda olduğu gibi bütün ülke sathında durmadan, yorulmadan çalışmak. Bizim bir de daha fazla çalışmamız gerekiyor. Hem kadınlar hem erkekler, hem gençler hem yaşlılar, hem köylüler hem kentliler her seviyede bizim her insana ulaşmak gibi bir mecburiyetimiz var.” dedi.
“Bizi tanımayanlar bize düşman kesildiler”
HÜDA PAR’ın muhalif medya ve etki ajanları aracılığıyla halkın gözünde karalandığını vurgulayan Ramanlı, sözlerini şöyle sürdürdü:
“HÜDA PAR olarak o kadar fazla karalandık, o kadar fazla insanların gözünde kötü gösterildik ki bizi tanımayanlar bize düşman kesildiler. 2023 seçimlerine gittiğimizde o atmosferi bir hatırlayın istiyorum. Bizler mütevazı imkânlarla varlık göstermeye çalışan bir siyasi parti olarak Cumhur İttifakı'nın teklifi üzerine Cumhur İttifakı ile birlikte hareket edeceğimizi ilan ettiğimiz günü şöyle bir gözünüzün önüne getirin. Muhalif medyanın bütün kalemşörleri, bütün sosyal medya etki ajanları HÜDA PAR üzerinden bir karalama kampanyasına başladılar. Muratları neydi? HÜDA PAR üzerinden Cumhurbaşkanını zora sokacaklar. Onu gözden düşürecekler, Cumhur İttifakı'nın oylarını azaltacaklar. Ya ne istiyorlar? Onunla iktidar olacaklar. O gün iktidar olma hevesi ve şehveti ile herkese mavi boncuk dağıtanlar, olmadık insanları aynı çatı altında, aynı masa etrafında toplayanlar ve iktidar rüyası görenler sandılar ki HÜDA PAR'a saldırdıklarında fark atacaklar. Zaten kazandıkları seçimi farkı açarak ipi önde göğüsleyerek kazanacaklar. Şimdi o iktidar rüyası görenlerin düştüğü hali hepimiz görüyoruz. Bugünden geçmişe baktığımızda elhamdülillah parti olarak HÜDA PAR olarak bizler kazandık. Temsilcilerimizi Meclis'e gönderdik. Cumhur İttifakı kazandı, çoğunluğu Meclis'te elde etti. Ve elhamdülillah, biz kazandık, ortaklarımız kazandı ama en önemlisi milletimiz kazandı.”
“Samimiyetimizi yitirmemeye gayret ediyoruz”
CHP’nin birbirine düşen kadrolarının memleketi yönetemeyeceğini söyleyen Ramanlı, samimiyet vurgusu yaptı.
Ramanlı, “Allah aşkına bugün birbirine düşen bu CHP'nin bu kadrolarının memleketi yönettiğini… İçişlerini, adaleti, ekonomiyi, dış politikayı, milli güvenliği bunların idare ettiğini bir düşünsenize. Milli eğitimi bunların çekip çevirdiğini bir düşünsenize. Allah'a şükürler olsun, o gün verdiğimiz doğru kararın neticesini bugünlerde çok net görüyoruz. Biz özellikle bir şeyi kaybetmemeye gayret ediyoruz. O da samimiyetimizi, Rabbimize karşı olan samimiyeti, müminlere olan samimiyetimizi, bu memlekete olan samimiyetimizi yitirmemeye gayret ediyoruz. Çünkü şunu biliyoruz; Çok yetenekli olan, çok zeki olan, çok akıllı olan eğer o aklını, o zekasını, o yeteneği adalet için değil zulüm için kullanırsa o toplum ifsat olur gider. O halde bu samimi duygularımızı çabalarımıza da katarak bugün bulunduğumuz seviyeyi inşallah bir sonraki seçimlerde katlayarak halkımızın huzuruna çıkalım.” şeklinde konuştu.
“Çalmadan da çalışabilmeyi başarabiliriz “
Kimlik veya hizmet anlayışıyla ayrışmak yerine inanç, birlik ve hizmet şiarıyla hareket ettiklerini belirten Milletvekili Serkan Ramanlı, “Biz partimizi kurduğumuzda iki ana akım vardı, Van da bunun içindeydi. Bir akım diyordu ki; Hizmet siyaseti yapalım. Bir ana hat da vardı, kimlik siyaseti yapıyordu sadece bunu önceliyordu. Millet için ya kimlik siyasetine mahkum olmak vardı ya hizmet siyasetine razı gelmek vardı. HÜDA PAR olarak biz inanç dedik, birlik dedik, hizmet dedik. Her üçü de bize lazım. Bazı idareciler için 'çalıyor ama çalışıyor' diyorlar. Öyle ya öncekiler sadece çalıyordu, hiç çalışmıyordu. Peki, bir Müslüman çalışırken çalmak zorunda mı? İnancımızı merkeze aldığımızda çalmadan da çalışabilmeyi başarabiliriz. Peki, sadece bize hizmet mi lazım? Kimliğimiz bizim manevi değerimiz, Cumhuriyetin ilk yıllarından itibaren yasaklanan, varlığı inkar edilen bir dilimiz, bir kimliğimiz de yok mu? Onun için de mücadele etmeyecek miyiz? Yani yolumuz olsun, köprümüz olsun, dilimiz olmasa da olur, kimliğimiz olmasa da olur diyebilir miyiz? O da en az hizmet kadar gereklidir, farzdır. Ama kimlik mücadelesi yaparken ırkçılık yapmaya gerek var mı? Rabbimiz bizden bunu kabul eder mi? Etmez. Dilimize de, kimliğimize de sahip çıkacağız ama bunu asla başka bir kavmin düşmanlığı şeklinde okumayacağız. Türkler de kardeşimizdir, Araplar da kardeşimizdir, Farslar da kardeşimizdir. Bugünkü idareciler geçmişten aldıkları o ezberlerle bizim haklarımızı verme konusunda ikiyüzlü davranıyor, adil olamıyor olabilir. Ama bu Türk kardeşimizi, Arap kardeşimizi Fars kardeşimizi düşman bellememizi gerektirmez. İdarecilerin yanlışlarının faturasını biz Müslüman kardeşlerimize mi ödeteceğiz? Asla. O yüzden hem inancımızın, hem kimliğimizin, hem de hizmetimizin gerekleri neyse onu yapalım diyoruz. İşte HÜDA PAR aslında bu üç esasın üzerine kurulu bir partidir.” ifadelerini kullandı.
“Binlerce insanı uyandırmak için tek bir uyanık yeter”
Toplumun sorunlarının çözümü için çoğunluğu elinde bulunduranları harekete geçirmeye çalıştıklarını dile getiren Ramanlı, sözlerini şöyle tamamladı:
“Toplum farklı farklı kesimlerden ibarettir. Bugün işsizlerin, çiftçilerin, asgari ücretlilerin, iş bulamayan gençlerin, hatta evlenemeyen gençlerin derdini biz çekmeyecek, onların sorunlarına biz çözüm üretmeyeceksek kim üretecek? 2023 yılından beri Meclis'teyiz. Türlü türlü konularda kanun teklifleri hazırladık verdik. İhtiyaç olduğunu düşündüğümüz, sorun alanı gördüğümüz ve çözülebileceğine inandığımız bütün adımları tek tek atarak diğer partilerin de istifadesine sunuluyor. Öyle ya 600 kişilik Meclis'te 4 milletvekilinin her istediğini yapabilmesi elbette mümkün değildir. Çoğunluk çünkü bizde değil ama çoğunluğu elinde bulunduranları uyandırabilmek de bize göre mümkündür. Bizi idare edenler, bizi temsil iddiasında bulunanlar gaflet içerisinde olabilirler, ihmalkar davranabilirler, uyuyor olabilirler. Onları uyandırmak da bizim görevimiz olsun. Binlerce insan uyuyorsa onları uyandırmak için tek bir uyanık yeter. Yeter ki uyuyor numarası yapmasın.”
Konuşmaların ardından delegeler oy kullanımına geçti. Kongre, yeni seçilen yönetim kurulunun sahnede toplu hatıra fotoğrafı çektirmesiyle sona erdi. (İLKHA)