İkinci Epstein adası olarak anılan Kushner'in milyarlık projesine kara para, sahte tapu ve uyuşturucu gölgesi

Reuters'ın incelediği Arnavutluk Özel Yolsuzluk ve Organize Suçlarla Mücadele Savcılığı (SPAK) dosyalarına göre, Kushner'in yatırım yaptığı proje için satın alınan kıyı arazisinin satıcısı Artur Shehu hakkında Güney Amerika kokaininin Avrupa'ya taşınması,

Reuters'ın incelediği Arnavutluk Özel Yolsuzluk ve Organize Suçlarla Mücadele Savcılığı (SPAK) dosyalarına göre, Kushner'in yatırım yaptığı proje için satın alınan kıyı arazisinin satıcısı Artur Shehu hakkında Güney Amerika kokaininin Avrupa'ya taşınması, uyuşturucu gelirlerinin aklanması ve sahte mülkiyet belgeleri düzenlenmesi suçlamalarıyla soruşturma yürütülüyor.

Savcılık belgelerinde, söz konusu arazilerin sahte belgeler kullanılarak elde edildiğine dair makul şüphelerin oluştuğu belirtilirken, Shehu'nun yaklaşık 110 milyon avroluk satış gelirine tedbir amacıyla el konulduğu ifade edildi.

Her ne kadar savcılık dosyalarında Jared Kushner veya yatırımcı şirketler hakkında doğrudan bir suçlama bulunmasa da, milyarlarca dolarlık projenin temelini oluşturan arazi alımının organize suç soruşturmasının konusu haline gelmesi, projeye yönelik ciddi soru işaretlerini beraberinde getirdi.

SPAK dosyalarına göre Shehu ve beraberindeki isimler, uyuşturucu gelirleriyle geniş bir gayrimenkul ağı oluştururken, mülkiyet kayıtlarını sahte tapular ve değiştirilmiş belgeler aracılığıyla meşrulaştırmakla suçlanıyor.

Kushner destekli Sazan Real Estate Development ise Reuters'a yaptığı açıklamada arazi alımlarının yasal olduğuna inandığını belirtmekle yetindi. Şirket, savcılığın ağır suçlamalarının gölgesinde bu kanaate nasıl ulaştığına ilişkin soruları ise yanıtsız bıraktı. Kushner'in sözcüsü de haber hakkında yorum yapmadı.

Projeye yönelik tartışmalar yalnızca organize suç iddialarıyla sınırlı değil. Bölge halkı yıllardır söz konusu arazilerin gerçek sahiplerinin kendileri olduğunu savunurken, çevreciler de Adriyatik kıyısındaki el değmemiş doğal alanların, deniz kaplumbağalarının ve flamingoların yaşam alanlarının büyük ölçüde tahrip edileceği uyarısında bulunuyor. Protestolar kamuoyunda "Flamingo Devrimi" adıyla anılıyor.

Yerel sakinler, Reuters'a sundukları tapu kayıtları ve vergi belgeleriyle arazilerin kendilerine ait olduğunu savunurken, projeyi durdurmak amacıyla mahkemeye başvurmaya hazırlandıklarını açıkladı.

SPAK tarafından hazırlanan yaklaşık 200 sayfalık soruşturma dosyasında, Shehu'nun uyuşturucudan elde edilen gelirlerle arazi satın aldığı, sahte mülkiyet belgeleri oluşturduğu ve taşınmazları izlerinin sürülmesini zorlaştıracak şekilde devrettiği öne sürülüyor.

Shehu ise avukatı aracılığıyla tüm suçlamaları reddederken, ne uyuşturucu kaçakçılığı yaptığını ne de sahte tapu düzenlediğini savundu. Avukatı ayrıca Arnavutluk savcılığının siyasi ve ekonomik çevrelerin etkisi altında hareket ettiğini ileri sürdü.

Öte yandan Arnavutluk Başbakanı Edi Rama hükümeti projeye desteğini sürdürürken, hükümet yetkilileri özel mülkiyet işlemlerine müdahale etmeyeceklerini ve yatırımın Arnavutluk ile AB mevzuatına uygun şekilde ilerlediğini savunuyor.

Ancak organize suç, kara para aklama ve sahte tapu iddialarının merkezindeki bir isimden satın alınan arazi üzerine inşa edilmesi planlanan Kushner projesi, hem hukuki belirsizlikler hem de artan kamuoyu tepkisi nedeniyle en tartışmalı uluslararası gayrimenkul yatırımlarından biri haline gelmiş durumda. (İLKHA)