Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, "İsrail’in Somaliland’i tanımaya yönelik girişimine açık ve net bir şekilde karşıyız. İsrail’in Filistin’de sürdürdüğü soykırım ve bölgesel siyasete yönelik saldırganlığını Afrika Boynuzu’na taşımasınıCumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, "İsrail’in Somaliland’i tanımaya yönelik girişimine açık ve net bir şekilde karşıyız. İsrail’in Filistin’de sürdürdüğü soykırım ve bölgesel siyasete yönelik saldırganlığını Afrika Boynuzu’na taşımasını istemiyoruz. Buna göz yummayacağız. Somali’nin egemenliğini, birliğini ve toprak bütünlüğünü desteklemeye devam etmekte kararlıyız" dedi.
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, İletişim Başkanlığı’nca düzenlenen ‘Küresel Dönüşüm Sürecinde Türkiye-Somali İlişkileri Paneli’nde konuştu. Duran, Afrika politikalarının Türkiye’nin dış politikasının yapı taşlarından birisi haline geldiğini belirterek, "Afrika ülkelerinin ekonomik kalkınma ve kapasite geliştirme ihtiyaçlarını destekliyoruz. Afrika ülkelerinin güvenlik ve istikrarını destekliyor; savunma sanayii alanında ikili iş birliğini teşvik ediyoruz. Bölgede ortaya çıkan uyuşmazlıklarla ilgili Türkiye’ye duyulan güvenle kolaylaştırıcı veya arabulucu rol üstleniyoruz. Kıta genelindeki bölgesel örgütlerle iş birliği yapıyoruz. Uluslararası sistemin yaşamakta olduğu dönüşümü şekillendirecek ağırlık merkezlerinden biri olarak gördüğümüz Afrika kıtası ülkeleriyle küresel meseleler konusunda koordinasyon çabası içerisindeyiz" ifadelerini kullandı.
"Bugün Türkiye’nin Afrika’daki varlığı, farklı emelleri olan birçok devleti rahatsız etmektedir"
Afrika’yı tek boyutlu okumalarla değerlendirmenin kıtanın asıl hikayesini ıskalamak olduğunu vurgulayan Duran, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bugün Türkiye’nin Afrika’daki varlığı, farklı emelleri olan birçok devleti rahatsız etmektedir. Zira bu devletler, Afrika kıtasını büyük güçlerin oyun sahası olarak görme hatasını devam ettirmektedirler. Fiziki haritalarda kocaman bir kıtayı olduğundan çok daha ufak gösterdikleri yetmezmiş gibi iletişim alanında da kıtanın bütün güzelliklerini, zenginliklerini ve potansiyelini görmezden gelerek, kriz ve kaosu merkezine alan bir anlatıyı dolaşıma sokmaktadırlar. Bizim bu konudaki yaklaşımımız çok farklı. Afrika’yı tek boyutlu okumalarla değerlendirmek, kıtanın asıl hikayesini ıskalamaktır. Afrika kadim medeniyetlerin, eşsiz doğal güzelliklerin ve zengin kültürel çeşitliliğin kıtasıdır. Bugün Afrika genç ve dinamik nüfusu, kaynak zenginliği ve bölgesel entegrasyon adımlarıyla küresel ekonominin yeni çekim merkezlerinden biri haline gelmektedir. İşte bu nedenle biz Afrika ile ilişkilerimizi eşitlik, karşılıklı sevgi ve ortak kazanım anlayışıyla ele alıyoruz."
Pek çok alanda iş birliklerini artırmayı hedeflediklerini dile getiren Duran, "İnanıyoruz ki Afrika’nın yükselişi, yalnızca Afrika için değil, küresel ölçekte daha adil ve daha dengeli bir uluslararası düzen için de güçlü bir imkan barındırmaktadır. Özellikle uluslararası sistemin yönünün giderek sorgulandığı bu dönemde dünya devletlerinin Afrika’yı ihmal ederek bir gelecek kurma imkanı bulunmamaktadır" şeklinde konuştu.
"Afrika’da da herkesin iyiliğini gözetmeye devam edeceğiz"
Duran, Afrikalı vatandaşların yanında olmaya devam edeceklerini aktararak, "Herkes için barışı, istikrarı ve refahı talep eden; her coğrafyada güvenilir bir arabulucu olma rolünü üstlenen bir ülke olarak Afrika’da da herkesin iyiliğini gözetmeye devam edeceğiz" dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 31 Afrika ülkesini ziyaret ettiğini hatırlatan Duran, "Cumhurbaşkanımızın 2005 yılında Afrika Yılı’nı ilan ettiğinde Afrika’da 12 olan büyükelçiliğimizin bugün 44 sayısına yükselmiş olması, ilişkilerimizin kurumsal temelini göstermektedir. Son 20 yıl içerisinde karşılıklı ticaret hacmimiz 5 milyar dolardan tam sekiz kat artarak 40 milyar dolara ulaştı. Bu kayda değer yükseliş, elbette karşılıklı olarak takip edilen politikaların sonucudur" diye konuştu.
"İsrail’in Somaliland’i tanımaya yönelik girişimine açık ve net bir şekilde karşıyız"
Yardım, eğitim ve sağlık alanındaki çalışmalarla bölge halklarının ihtiyaçlarına cevap vermeye gayret ettiklerine dikkati çeken Duran, şu ifadeleri kullandı:
"Güçlü insani, tarihi ve kültürel bağlarla perçinlenen Türkiye-Somali ilişkilerini çok yönlü bir iş birliği temelinde ele alıyoruz. Bu, geçici bir ilişki değil köklü ve kalıcı bir ilişkidir. Somali’nin egemenliğini, birliğini ve toprak bütünlüğünü hedef alan; bunu meşrulaştırmaya yeltenen hiçbir girişim asla kabul edilemez. Türkiye, dün olduğu gibi bugün de Somali’nin yanındadır. Biz, Somali’nin bölünmesine yönelik dayatmalara hiçbir zaman göz yummayacağız. Bir ilke olarak bu tavrımızdan geri dönmeyeceğiz. İşte bu nedenle İsrail’in Somaliland’i tanımaya yönelik girişimine açık ve net bir şekilde karşıyız. İsrail’in Filistin’de sürdürdüğü soykırım ve bölgesel siyasete yönelik saldırganlığını Afrika Boynuzu’na taşımasını istemiyoruz, buna göz yummayacağız. Somali’nin egemenliğini, birliğini ve toprak bütünlüğünü desteklemeye devam etmekte kararlıyız."
"Amacımız, sahada kapasite üreten ve Somali’nin kurumsal gücünü artıran projelerle iki ülkenin ortak refahına katkı sunmaktır"
Somali’nin balıkçılık alanındaki teknik kapasitesinin geliştirilmesi için iş birliklerinin olduğunu belirten Duran, "Somali’deki belki de en heyecan verici iş birliğimiz olarak uzay üssü projemizden bahsetmek istiyorum. Bu heyecan verici projenin, Türkiye ve Somali’nin uluslararası prestijini artırmasının yanı sıra güvenlik, savunma sanayii, teknoloji paylaşımı gibi birçok alanda yeni imkanlara vesile olacağını öngörüyoruz. Önümüzdeki dönemde Türkiye-Somali ortaklığını yalnızca mevcut başlıklarda değil; denizcilikten gıda güvenliğine, yenilenebilir enerjiden dijital dönüşüme, eğitimden sağlığa, lojistik ve yatırımlara kadar geniş bir yelpazede derinleştirme kararlılığındayız. Amacımız, sahada kapasite üreten ve Somali’nin kurumsal gücünü artıran projelerle iki ülkenin ortak refahına katkı sunmaktır" açıklamasında bulundu.