Türkiye'nin deprem kuşağında yer alması nedeniyle depremler, ülkenin karşı karşıya olduğu önemli afet risklerinin başında geliyor. Depremin ne zaman ve nerede meydana geleceği öngörülemese de can ve mal kayıplarını azaltmak için afet öncesinde hazırlık ya
Türkiye'nin deprem kuşağında yer alması nedeniyle depremler, ülkenin karşı karşıya olduğu önemli afet risklerinin başında geliyor. Depremin ne zaman ve nerede meydana geleceği öngörülemese de can ve mal kayıplarını azaltmak için afet öncesinde hazırlık yapılması büyük önem taşıyor. Riskli yapıların tespit edilmesi, yapı güvenliğinin artırılması ve toplumun deprem konusunda bilinçlendirilmesi, hazırlık sürecinin temel başlıkları arasında yer alıyor.
Batman'da İLKHA muhabirine konuşan İnşaat Mühendisi Selman Zengin, deprem öncesi hazırlık, riskli yapıların tespiti, bina güçlendirme ve yeniden yapım süreçleri ile mahalle ölçeğinde afet hazırlığına ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.
Selman Zengin, Türkiye'nin deprem gerçeğiyle karşı karşıya olduğunu belirterek, riskli yapıların uzmanlar tarafından tespit edilmesi ve yapıların durumuna göre güçlendirme ya da yeniden yapım kararının verilmesi gerektiğini söyledi.
Depreme hazırlığın yalnızca binaların yenilenmesiyle sınırlı olmadığını vurgulayan Zengin, toplumun bilinçlendirilmesi, güvenli toplanma alanlarının belirlenmesi ve mahalle ölçeğinde tatbikatlar yapılması gerektiğini ifade etti. Zengin, depreme yapısal, psikolojik ve toplumsal açıdan afet gerçekleşmeden önce hazırlanılması gerektiğine dikkat çekti.

"Ülke genelinde çok ciddi sayıda riskli konut stoğu bulunuyor"
Türkiye'deki yapı stokunun durumuna ve riskli yapıların tespitine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Zengin, şu ifadeleri kullandı:
"Ülkemizde mevcut olan yapı stoğunda riskli olan yapılar da var, sağlam olan yapılar da. Ne yazık ki bu konuda gerek yerel yönetimler gerekse bina sakinleri yeterli adımı atmıyor. Yapıların riskli olup olmadığını tespit etmek için bina sakinlerinin bir uzman görüşüne başvurmaları gerekiyor. İstanbul'da yürütülen kentsel dönüşüm çalışmalarını Türkiye'nin tamamına yaymamız lazım. Çünkü ülke genelinde çok ciddi sayıda riskli konut stoğu bulunuyor. Bölge bölge analiz ettiğimizde, her bölgenin kendi içerisinde riskli yapı stoğu olduğu görülüyor. Bu riskli yapıların tespit edilebilmesi için ciddi bir atılım gerekiyor. Bu atılımı bina sakinleri tek başına gerçekleştiremez. Bina sakinleri, yerel yönetimler ve genel yönetim hep birlikte elini taşın altına koymalıdır."
"Bu kararı sadece uzman verebilir ve her yapı için değerlendirme farklılık gösterir"
Bir binanın güçlendirilmesi veya yeniden yapılması konusunda kararın nasıl verilmesi gerektiğini anlatan Zengin, şöyle konuştu:
"Bir binanın güçlendirilmesi mi yoksa yeniden yapılması mı gerektiği ancak uzman görüşüyle tespit edilebilir. Eğer bir uzman, yapının ağır hasarlı veya ağır hasar alabilecek düzeyde riskli olduğunu belirlerse çözümünü de yine aynı uzman sunacaktır. Bina ya yıkılıp yeniden yapılacak ya da yeterli güçlendirme teknikleri uygulanarak riskli sınıftan çıkarılacaktır. Bu kararı sadece uzman verebilir ve her yapı için değerlendirme farklılık gösterir."
"Kolon ve kirişlerde çatlak var mı?"
Vatandaşların oturdukları binaların deprem güvenliği konusunda nelere dikkat etmesi gerektiğini anlatan Zengin, mühendislik incelemelerinde kullanılan yöntemlere ilişkin şunları söyledi:
"Mühendislik tekniklerinde tahribatlı ve tahribatsız yöntemler mevcuttur; önceliğimiz tahribatsız yöntemleri tercih etmektir. Bunun için birtakım teçhizatlar gereklidir. En temel kural şudur: Kolon ve kirişlerde çatlak var mı? Kolon veya kirişlerde 3-4 milimetreden fazla bir çatlak söz konusuysa, çatlağın bulunduğu konuma göre bir değerlendirme yapılır. Çatlağın konumu veya genişliği kritik bir seviyede değilse basit bir tamir harcıyla önlenebilir. Ancak gözle görülemeyen korozyona veya çimentodaki aderans kaybına bağlı sorunlar varsa, bunları tespit edebilmek için mutlaka uzman görüşüne ve özel teçhizatlara ihtiyaç vardır. Bu hizmet çevredeki bir yapı laboratuvarından, yetkin bir üniversite biriminden veya yetkin bir inşaat mühendisinden temin edilebilir."
"Deprem, coğrafyamızın bir gerçeği ve kaderidir"
Depreme hazırlığın yalnızca binaların yenilenmesinden ibaret olmadığını belirten Zengin "Deprem, coğrafyamızın bir gerçeği ve kaderidir. Depremin oluşunu engelleyemeyiz fakat deprem anında kendimizi korumanın yolları çoktur. Depreme hazırlık, sadece binaları yıkıp yeniden yapmaktan ya da binaların temel ve kolonlarını güçlendirmekten ibaret değildir; sosyolojik ve toplumsal bir hazırlık sürecini gerektirir. Toplumun depreme karşı bilinç kazanması gerekir. Bireyden topluma, devletten yerel yönetimlere kadar hep birlikte, bir bütün olarak depreme karşı bilinçlenmeliyiz." dedi.
"Mahalle ölçeğinde; deprem ve yangın gibi afetlere karşı ön tedbirler alınmalı"
Mahalle ölçeğinde afetlere karşı yapılması gereken hazırlıklara değinen Zengin, şöyle devam etti:
"Mahalle ölçeğinde; deprem ve yangın gibi afetlere karşı ön tedbirler alınmalı, senaryolar hazırlanmalı ve tatbikatlar yapılmalıdır. Bina sakinlerinden mahalle muhtarına, ilçe ve il yönetiminden merkezi yönetime kadar her kademede farklı senaryolara karşı adımlar atılmalıdır. Güvenli toplanma alanlarının belirlenmesi, yapı stoğunun güvenli ve risksiz hale getirilmesi, deprem anında nasıl davranılacağının bilinmesi, mahalle bilincinin oluşturulması, arama-kurtarma faaliyetlerinin kolaylaştırılması gibi tüm bu süreçler farklı yetenekler gerektirir ve birkaç basit eğitim veya adımla çözülebilecek meselelerdir."
"Deprem geldiğinde korkmadan kendimizi güvende hissedebileceğimiz bir bilinci, afet yaşanmadan çok daha önce inşa etmeliyiz"
Depreme yapısal hazırlığın yanı sıra psikolojik, sosyolojik ve siyasi açıdan da önceden hazırlanılması gerektiğini belirten Zengin, açıklamasını şöyle tamamladı:
"Deprem coğrafyamızın bir gerçeğidir ve bizim depreme önceden hazırlanmamız gerekir. Gerek yapısal gerek psikolojik, sosyolojik ve siyasi olarak depreme çok öncesinden hazırlanmalıyız. Deprem geldiğinde korkmadan kendimizi güvende hissedebileceğimiz bir bilinci, afet yaşanmadan çok daha önce inşa etmeliyiz." (İLKHA)