Irak Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü ve Cumhurbaşkanı'nın siyasi danışmanı Halid Yakubi, ülkede silahların devletin kontrolünde toplanması sürecinin karşılıklı yükümlülükler gerektirdiğini söyledi. Yakubi, başta ABD olmak üzere büyük güçlerin Irak'ın egemenliğin
Irak Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü ve Cumhurbaşkanı'nın siyasi danışmanı Halid Yakubi, ülkede silahların devletin kontrolünde toplanması sürecinin karşılıklı yükümlülükler gerektirdiğini söyledi. Yakubi, başta ABD olmak üzere büyük güçlerin Irak'ın egemenliğine, toprak bütünlüğüne ve iç işlerine müdahale etmeme ilkesine bağlı kalması gerektiğini vurguladı.
Silahların devlet kontrolüne alınmasının yalnızca siyasi bir tercih olmadığını belirten Yakubi, bunun parlamentodan güvenoyu alan her başbakanın sorumluluğu olduğunu ifade etti. Konunun genellikle hükümet programında yer aldığını kaydeden Yakubi, sürecin kapsamlı ve aşamalı bir çalışma gerektirdiğine dikkati çekti.
Silah teslimi için süre Haziran 2027'ye uzatıldı
Yakubi'nin verdiği bilgiye göre Irak Başbakanı Ali Zeydi, ABD Başkanı Donald Trump ile Birleşmiş Milletler Genel Kurulu çalışmaları sırasında yaptığı görüşmede, silahların teslim edilmesi için belirlenen sürenin Haziran 2027 sonuna kadar uzatılması konusunda ABD tarafını ikna etti.
Washington yönetiminin daha önce 30 Eylül'ü son tarih olarak belirlediğini ve yükümlülüklerin yerine getirilmemesi durumunda ekonomik tedbirler uygulayabileceği uyarısında bulunduğunu aktaran Yakubi, yeni sürenin Irak hükümeti ve siyasi güçlerin dosyayı çözüme kavuşturması için yeterli olabileceğini dile getirdi.
Irak'ta silahların devlet kontrolüne alınması meselesinin karmaşık bir geçmişe sahip olduğunu belirten Yakubi, 2003'ten bu yana yaşanan gelişmelere işaret etti. Yakubi, sorunun bir anda çözülemeyeceğini belirterek, “Bu dosya bir düğmeye basmakla çözülemez.” değerlendirmesinde bulundu.
Irak, ABD-İran geriliminin ortasında kalabilir
Irak'ın ABD ile İran arasında yaşanabilecek yeni bir çatışmanın dışında kalmasının zor olduğunu söyleyen Yakubi, önceki savaş sürecinde ülkesinin hava sahasının ihlal edildiğini belirtti. Yakubi, uluslararası anlaşma ve yükümlülüklere uyulmadığını belirterek, Irak hava sahasının hem ABD ve siyonist rejime ait uçaklar tarafından İran'a yönelik saldırılarda hem de İran'ın misillemelerinde kullanıldığını kaydetti.
Bağdat yönetiminin konuyla ilgili Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'ne birden fazla şikâyette bulunduğunu aktaran Yakubi, buna rağmen Konsey'in gerekli adımları atmadığını ifade etti.
ABD ile İran arasında yeni bir tırmanmanın yaşanması halinde Irak'ın istemese de gelişmelerin merkezinde kalabileceği uyarısında bulunan Yakubi, ülkesinin aynı zamanda ekonomik baskılarla karşı karşıya olduğunu belirtti.
Bağdat'ın arabuluculuk imkânı sınırlı
Irak'ın mevcut koşullarda ABD ile İran arasında arabuluculuk yapmasının zor olduğunu değerlendiren Yakubi, çatışmadaki hedeflerin ve tarafların hesaplarının iç içe geçtiğini söyledi. Irak'ın geçmişte iki ülkeyle ilişkilerini kullanarak arabuluculuk girişimlerinde bulunduğunu hatırlatan Yakubi, mevcut aşamada önceliklerinin ülkeyi olası bir çatışmanın sonuçlarından korumak olduğunu belirtti.
İran ile Suudi Krallığı arasındaki ilişkiler konusunda ise Irak'ın yürüttüğü yeni bir arabuluculuk girişimine dair bilgisinin bulunmadığını aktaran Yakubi, Bağdat'ın iki ülke arasında Çin'de ilan edilen anlaşmadan önce yürütülen görüşmelerde önemli rol oynadığını kaydetti.
Petrol ihracatında Hürmüz Boğazı engeli
Irak'ın petrol ihracatının Hürmüz Boğazı'ndan geçişle bağlantılı sorunlar yaşamaya devam ettiğini belirten Yakubi, ihracatın önceki döneme kıyasla farklı ücret ve maliyetlerle gerçekleştirildiğini söyledi.
Petrol sevkiyatının Irak ile İran arasındaki önceki görüşmelerde ele alındığını bildiren Yakubi, Tahran'ın Irak'ın taleplerini kabul edip etmediği konusunda kesin bir bilgiye sahip olmadığını ifade etti. Yakubi, iki ülkenin dışişleri bakanları arasındaki görüşmede bu konunun gündeme gelip gelmediğini de bilmediğini kaydetti. (İLKHA)