İran: "AP’nin insan hakları konusunda konuşacak herhangi bir ahlaki yetkinliği bulunmamaktadır"

İran Dışişleri Bakanlığı, Avrupa Parlamentosu’nun ülkedeki protestoların bastırılması ve insan hakları ihlalleri gerekçesiyle daha sert yaptırımlar öngören karar tasarısını kabul etmesine tepki göstererek, "Avrupa Parlamentosu’nun insan hakları konusunda
İran Dışişleri Bakanlığı, Avrupa Parlamentosu’nun ülkedeki protestoların bastırılması ve insan hakları ihlalleri gerekçesiyle daha sert yaptırımlar öngören karar tasarısını kabul etmesine tepki göstererek, "Avrupa Parlamentosu’nun insan hakları konusunda konuşacak herhangi bir ahlaki yetkinliği bulunmamaktadır" denildi.
İran, Avrupa Parlamentosu’nun ülkedeki protestoların bastırılması ve insan hakları ihlalleri gerekçesiyle daha sert yaptırımlar öngören karar tasarısını kabul etmesine tepki gösterdi. Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, söz konusu kararın "asılsız ve müdahaleci" olduğu vurgulandı. Açıklamada, "Avrupa Parlamentosu’nun, üyelerinin büyük bölümünün ABD’nin İran’a yönelik yasa dışı ve zalim yaptırımlarını destekleyip ağırlaştırması ve ayrıca siyonist rejimle iş birliği içinde Filistin halkına karşı işlenen savaş suçları ile ağır insan hakları ihlallerine ortak olması nedeniyle insan hakları alanında kara bir sicile sahip olduğu açıktır. Bu nedenle söz konusu kurumun insan hakları konusunda konuşacak herhangi bir ahlaki yetkinliği bulunmamaktadır" ifadeleri kullanıldı.

Filistin’deki suçlara sessizlik, İran’daki olaylara duyarlılık
Açıklamada, Avrupa Parlamentosu üyelerinin büyük çoğunluğunun Filistinlilere yönelik soykırım ve İsrail’in bölgede süregelen hukuk tanımaz uygulamaları karşısında sessiz ve kayıtsız kaldığına dikkat çekilerek, "Avrupa Parlamentosu ve ortaklarının, işgalci rejimin Filistin’de işlediği suçlar karşısındaki sessizliği ile bu rejimin İran sokaklarındaki suçlarını görmezden gelmesi, madalyonun iki yüzüdür. Bugün siyonist rejimin Filistin halkına, savunmasız kadın ve çocuklara yönelik organize terör saldırıları, bu rejim ile ABD’nin insanlık karşıtı niteliğini açıkça ortaya koymaktadır. Buna rağmen, İran halkına karşı şiddet ve katliamı kışkırtan bu güçler, İran’ı suçlayarak Avrupa’nın siyonist rejimin suçları karşısındaki ikiyüzlü ve sorumsuz tutumunu örtbas etmeye çalışmaktadır" denildi.

"Görüntü ve raporlarla saldırılar çarpıtıldı"
Açıklamada, Avrupa Parlamentosu kararını hazırlayanların, İsrail’e bağlı medya organları aracılığıyla 9-14 Kasım tarihleri arasında İsrail bağlantılı terör unsurlarının şiddet eylemlerine ilişkin görüntü, ses kayıtları ve saha raporlarını kullanarak İran’ın emniyet ve güvenlik güçlerine yönelik saldırıları çarpıttığı belirtilirken sahte kararlar ve yalan haberlerle gerçeklerin tahrif edildiği, hukuka aykırı tutumun sürdürüldüğü vurgulandı.
Bu süreçte Birleşmiş Milletler (BM) Şartı’nın temel ilkeleri ile uluslararası hukukun ana kurallarının, özellikle iç işlerine karışmama ve tehdit ile güç kullanmaktan kaçınma ilkelerinin açıkça ihlal edildiği ifade edilen açıklamada, Avrupa Parlamentosu’nun bu tutumuyla bir kez daha hukuk devleti ilkesine kayıtsızlığını ortaya koyduğu kaydedildi.

"Her adıma karşılık verilecek"
İran’ın Anayasa ve uluslararası yükümlülükleri çerçevesinde vatandaşlarının güvenliğini, kamu düzenini ve ulusal egemenliğini her türlü terör eylemi, tehdit ve dış müdahaleye karşı korumayı görev bildiği belirtildi. Açıklamada, üye ülkelerin ilgili kurumları İran’a karşı "yasa dışı ve müdahaleci tutumlar" konusunda sorumluluk almaya çağrılırken, "İran’a karşı atılacak her türlü adıma karşılık verileceği ve sonuçlarının sorumluluğunun bu girişimlerin sahiplerine ait olacağı" uyarısında bulunuldu.