ABD'nin arabuluculuğunda Washington'da imzalanan Lübnan ile siyonist rejim arasındaki çerçeve anlaşmasının kamuoyuna açıklanmayan güvenlik eki, işgal basınına yansıyan yeni sızıntılarla yeniden tartışma konusu oldu. İşgal basınının Kanal 12 ve The Times o
ABD'nin arabuluculuğunda Washington'da imzalanan Lübnan ile siyonist rejim arasındaki çerçeve anlaşmasının kamuoyuna açıklanmayan güvenlik eki, işgal basınına yansıyan yeni sızıntılarla yeniden tartışma konusu oldu.
İşgal basınının Kanal 12 ve The Times of Israel'e dayandırdığı haberlerde, Lübnan tarafının talebiyle gizli tutulan ek protokolün, sahadaki askeri dengeleri doğrudan etkileyecek hükümler içerdiği belirtildi.
Sızıntılara göre gizli güvenlik eki, siyonist işgalcilere "sarı hat" olarak adlandırılan güvenlik bölgesinde tehdit gördüğü noktalara tek taraflı "müdahale" etme ve askeri "operasyon" düzenleme serbestisi tanıyor.
İddialarda ayrıca işgalcilerin Güney Lübnan'dan çekilmesinin belirli bir takvime bağlanmadığı, çekilmenin tamamen sahadaki güvenlik değerlendirmelerine göre şekilleneceği ifade edildi. Lübnan ordusunun ise yalnızca sınırlı pilot bölgelerde ve önceden verilecek onay doğrultusunda konuşlanabileceği ileri sürüldü.
Gizli tutulmasının nedeni siyasi hassasiyet
İşgal basınındaki değerlendirmelerde, söz konusu güvenlik ekinin Lübnan kamuoyundan gizlenmesinin arkasında ülke içindeki siyasi dengelerin bulunduğu savunuldu.
Haberlere göre, siyonist rejime "operasyon" serbestisi tanıyan veya Lübnan ordusunun hareket alanını sınırlandıran maddelerin açıklanmasının ülkede ciddi siyasi krizlere yol açabileceği endişesiyle ek protokol kamuoyuna duyurulmadı.
ABD'den 100 milyon dolarlık "sus payı"
Anlaşma kapsamında ABD'nin Lübnan ordusuna yaklaşık 100 milyon dolarlık mali destek sağlamayı planladığı da belirtildi.
Söz konusu desteğin ordunun lojistik ve operasyonel kapasitesini güçlendirmek amacıyla kullanılacağı, Washington'un bu yolla sınır hattındaki güvenlik düzenini yeniden şekillendirmeyi hedeflediği ifade edildi.
Hizbullah'tan sert tepki
Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım ise anlaşmayı sert sözlerle eleştirdi.
Kasım, Güney Lübnan'daki işgalin sona erdirilmesini direnişin silahsızlandırılması şartına bağlayan her türlü girişimin kabul edilemez olduğunu belirterek, anlaşmanın siyonist rejimin Lübnan topraklarındaki varlığını meşrulaştırabileceği uyarısında bulundu.
Öte yandan işgal basınına yansıyan sızıntılarda anlaşmanın uzun vadede Güney Lübnan'da direnişin hareket alanını daraltmayı hedefleyen "güvenlik" düzenlemeleri içerdiği de belirtildi. (İLKHA)