Saar, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Kallas'ın Meksika ziyareti sırasında işgalci siyonist rejimi Güney Afrika'nın eski apartheid rejimiyle kıyasladığını belirterek, söz konusu ifadeler geri çekilene kadar AB temsilcisiyle hiçbir temas kurulm
Saar, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Kallas'ın Meksika ziyareti sırasında işgalci siyonist rejimi Güney Afrika'nın eski apartheid rejimiyle kıyasladığını belirterek, söz konusu ifadeler geri çekilene kadar AB temsilcisiyle hiçbir temas kurulmayacağını duyurdu.
Tartışmanın merkezinde, Avrupa merkezli haber sitesi Euractiv'in 12 Haziran tarihli haberi yer alıyor. Haberde, ismi açıklanmayan diplomat ve yetkililere dayandırılan bilgilere göre Kallas'ın, Batı Şeria ve Gazze'de Filistinlilere yönelik uygulamalarla Güney Afrika'daki apartheid döneminin politikaları arasında benzerlik kurduğu iddia edildi.
Avrupa Birliği son yıllarda işgalci siyonist rejimin işgal ettiği Batı Şeria'da sürdürdüğü yasa dışı yerleşim faaliyetlerini sert şekilde eleştiriyor.
AB, mayıs ayında Batı Şeria'da Filistinlilere yönelik "ciddi ve sistematik insan hakları ihlallerinden" sorumlu tuttukları üç kişi ve dört kuruluşa yaptırım uygulamıştı. İşgalci siyonist rejim bu kararı reddetse de, Avrupa kurumları insan hakları ihlalleri konusundaki endişelerini sürdürdü.
Birlik ayrıca Gazze'de devam eden katliam sürecinde işgalci siyonist rejimin vahşetine yönelik eleştirilerini artırdı. Özellikle sivillerin korunması, insani yardım erişimi ve uluslararası hukuka uyum konularında siyonist rejime yönelik eleştiriler giderek güçleniyor.
Gözlemcilere göre Kallas'ın açıklamaları, AB'nin uzun süredir dile getirdiği insan hakları ve uluslararası hukuk temelli kaygıların bir yansıması niteliğinde. Buna karşın işgalci siyonist rejim, eleştirilere yanıt vermek yerine diplomatik kanalları kapatmayı tercih ederek Avrupa Birliği ile ilişkilerde yeni bir gerilim başlığı oluşturdu.
Saar son açıklamasında Kallas'ı işgalci siyonist rejime karşı saplantılı ve açıkça adaletsiz davranmakla suçladı. Ancak AB çevreleri, Filistinlilerin durumuna ilişkin eleştirilerin siyasi değil, uluslararası hukuk ve insan hakları ilkelerine dayandığını savunuyor. (İLKHA)