Filistinli çocuklar, işgalcilerin Batı Şeria ve Kudüs'te sürdürdüğü saldırıların en savunmasız mağdurları arasında yer alıyor. Filistinli Esirleri Savunma Merkezi tarafından yayımlanan rapora göre Ağustos 2026 başı itibarıyla işgalcilerin hapishanelerinde
Filistinli çocuklar, işgalcilerin Batı Şeria ve Kudüs'te sürdürdüğü saldırıların en savunmasız mağdurları arasında yer alıyor. Filistinli Esirleri Savunma Merkezi tarafından yayımlanan rapora göre Ağustos 2026 başı itibarıyla işgalcilerin hapishanelerinde yaklaşık 370 çocuk tutuluyor.
Çocukların büyük bölümünün Megiddo ve Ofer hapishanelerinde tutulduğu belirtilirken toplam Filistinli esir sayısının 9 bin 400'ü aştığı kaydedildi.
2026'nın ilk yarısında 276 çocuk esir alındı
Rapora göre, 2026'nın ilk 6 ayında Batı Şeria ve Kudüs'te 276 çocuk esir alındı. 7 Ekim 2023'te başlayan savaşın ardından Batı Şeria ve Kudüs'teki toplam alıkoyma sayısının ise kadınlar, çocuklar ve diğer gruplarla birlikte 25 bini aştığı aktarıldı.
Raporda özellikle çocuklara yönelik idari tutuklama uygulamasına dikkat çekildi. Herhangi bir suçlama yöneltilmeden ve yargılama yapılmadan gerçekleştirilebilen bu uygulama kapsamında 2025'in sonuna kadar 180 çocuğun tutulduğu belirtildi.
Çocuğun ne zaman serbest bırakılacağını bilmeden yaşaması, belirsizlik ve psikolojik baskıyı daha da ağırlaştırıyor.
Gece baskınıyla başlayan travma
Filistinli çocukların önemli bir bölümü için tutukluluk süreci evlerine düzenlenen gece veya sabaha karşı baskınlarla başlıyor.
Ailelerinin gözü önünde evlerinden çıkarılan çocukların kelepçelenerek ve gözleri bağlanarak askeri araçlara götürüldüğü, bazı çocukların "gözaltı" ve nakil sırasında darp, hakaret ve tehditlere maruz kaldığı yönündeki ifadeler raporda yer alıyor.
Çocukların sorgu sürecinde uzun süreler boyunca psikolojik baskıya maruz bırakıldığı, uykudan mahrum edildiği ve ailelerine yönelik tehditlerle baskı altına alındığına ilişkin önceki tanıklıklar da raporda hatırlatılıyor.
Gazze'deki çocukların akıbeti belirsiz
Raporda en ciddi endişelerden birinin Gazze'den alıkonulan çocukların durumu olduğu vurgulanıyor.
Savaş sürecinde Gazze'den alıkonulan çocukların tamamına ilişkin doğrulanmış bir listenin bulunmadığı, bazı çocukların askeri kamplarda tutulduğu ve nerede olduklarının belirlenmesinin son derece zor olduğu belirtiliyor.
Bu bilgi eksikliği, çocukların sağlık durumları, tutuldukları yerler ve hukuki statülerine ilişkin endişeleri artırıyor.
Çocuklar hapisten çıktıktan sonra da mücadele ediyor
Çocukların yaşadığı travma serbest bırakılmalarıyla sona ermiyor.
Raporda, daha önce serbest bırakılan çocuklarda sürekli korku, uyku bozukluğu, kâbus, stres ve içe kapanma gibi sorunların görülebildiğine dikkat çekiliyor. Bazı çocukların yaşadıklarını ailelerine anlatmakta dahi zorlandığı belirtiliyor.
Uzun süre okuldan uzak kalan çocuklar eğitim hayatlarına döndüklerinde de ciddi sorunlarla karşılaşıyor. Eğitimde oluşan boşluklara, tutsaklık sürecinin bıraktığı psikolojik etkiler eklenince çocukların derslere uyum sağlaması ve akademik hayatlarına dönmesi güçleşiyor.
Uluslararası kuruluşlara çağrı
Filistinli Esirleri Savunma Merkezi, çocukların yalnızca tutsak olarak değil, özel korumaya ihtiyaç duyan çocuklar olarak ele alınması çağrısında bulundu.
Merkez, çocuklara yönelik kötü muamele ve baskının sona erdirilmesini, çocukların idari tutuklamayla tutulmamasını ve sağlık, beslenme, eğitim ile aile ziyaretleri gibi temel haklarının güvence altına alınmasını istedi.
Birleşmiş Milletler, UNICEF ve uluslararası insan hakları kuruluşlarına da çağrıda bulunan merkez, özellikle Gazze'den alıkonulan çocukların akıbetinin ortaya çıkarılması ve tutuldukları yerlere ilişkin bilgi verilmesi için girişimde bulunulmasını talep etti. (İLKHA)