Kalcık Mahallesi, Venedik’e döndü

Aydın’ın Söke ilçesine bağlı Kalcık Mahallesi, Sarıçay ve Büyük Menderes Nehri’nin taşkınlarıyla yeniden sular altında kaldı. Adeta Venedik’e dönen köyde ulaşım kayık ve traktörlerle sağlanırken, taşkınlar hem günlük yaşamı hem de tarihi mezar taşlarını t
Aydın’ın Söke ilçesine bağlı Kalcık Mahallesi, Sarıçay ve Büyük Menderes Nehri’nin taşkınlarıyla yeniden sular altında kaldı. Adeta Venedik’e dönen köyde ulaşım kayık ve traktörlerle sağlanırken, taşkınlar hem günlük yaşamı hem de tarihi mezar taşlarını tehdit ediyor.

Aydın’ın Söke ilçesine bağlı Bağarası sınırlarında yer alan Kalcık Mahallesi, Sarıçay ve Büyük Menderes Nehri’nin taşkın dönemlerinde bir kez daha sular altında kaldı. Her yıl benzer manzaraların yaşandığı mahallede, sokaklar göle dönerken günlük yaşam suyun ritmine göre şekilleniyor. Taşkın sularıyla çevrilen Kalcık’ta yaya ulaşım mümkün olmazken, mahalle içinde hareket kayıklar ve yüksek traktörlerle sağlanıyor. Kayıklar, hayvanlara yem taşımak, temel ihtiyaçları karşılamak ve ulaşımı sağlamak amacıyla kullanılırken, taşkın öncesinde bazı üreticiler koyun ve sığırlarını daha güvenli alanlara taşısa da, köy içindeki suyun ulaşamadığı küçük yükseltilerde sığır, tavuk ve hindilerin yaşam mücadelesi sürüyor. Mahalle sakinleri, suların bir an önce çekilmesini ve yaşamın normale dönmesini bekliyor.

Taşkınların yalnızca bugünü değil, geçmişi de tehdit ettiğini ifade eden Ekosistemi Koruma ve Doğa Sevenler Derneği (EKODOSD) Başkanı Bahattin Sürücü; "Taşkın sularıyla çevrilen Kalcık, adeta gondolların dolaştığı Venedik’i andırıyor. Ancak burada romantik bir manzara değil, günlük yaşamın suya teslim olduğu bir tablo var. Köy sokaklarında gondollar değil, hayvanlara yem taşımak, ulaşımı sağlamak ve temel ihtiyaçları karşılamak için kullanılan kayıklar dolaşıyor. Bu köye yaya olarak girilmesi mümkün değil. Sokaklara yalnızca yüksek traktörlerle ya da kayıklarla girilebiliyor. Köy mezarlığında yer alan ve kitabeleri, taş işçiliği, form ve süslemeleriyle Osmanlı Dönemi’ne uzanan mezar taşları her taşkında su altında kalıyor. Bu mezar taşları yalnızca birer kabir değil, döneminin sanat anlayışını ve kültürel belleğini yansıtan önemli tarihi belgelerdir. Taşkınlar, Kalcık’ın yalnızca bugününü değil, geçmişini de tehdit etmektedir. Köylüler, geçmiş yıllarda Sarıçay seddesinde yapılan bir müdahalenin taşkınları artırdığına inanmakta ve bu uygulamanın yeniden değerlendirilmesini istemektedir. Yaz ve kış aylarında birbirine zıt görüntülere sahne olan Kalcık’ta, taşkın sularının yaşam alanlarını, hayvancılığı ve tarım arazilerini olumsuz etkilediği görülmektedir" dedi.

"Sular altında kalan tarlalar, yüzlerce flamingoya ev sahipliği yapıyor"
Öte yandan taşkınların ekosistem açısından sağladığı katkılara da dikkat çeken Sürücü; "Kalcık’ın arkasındaki sular altında kalan tarlalar, yüzlerce flamingoya ev sahipliği yaparak adeta bir kuş cennetine dönüşmektedir. Sular çekildiğinde tarlalar, kuşların beslenmesine imkan sağlayan zengin besin kaynaklarıyla dolmakta, azmaklarda ve tarlalarda kalan sucul canlılar hem kuşlar için önemli bir besin zinciri oluşturmakta hem de yöre insanına doğal bir destek sunmaktadır. Yoğun yağmurlar sonunda yaşanan taşkınlar yalnızca doğal bir afet gibi görülmemelidir. Sorunun temelinde, nehirlerin doğal taşkın alanlarının daraltılması ve yanlış müdahalelerle suyun akış rejiminin değiştirilmesi de çok önemlidir. Nehirlerin doğal taşkın yatakları mutlaka korunmalı, taşkın yönetim planları hazırlanırken, taşkın suları içinde yaşayan deneyim sahibi olan yerel halkın da görüşleri alınmalıdır. Nehirler, akarsular bilimsel, akılcı ve doğayla uyumlu bir şekilde yönetildiğinde hem yereldeki insanların güvenliği hem de sağlıklı nehirlerin sağladığı ekolojik ve ekonomik faydalardan yararlanılabilir" şeklinde konuştu.