Kanada'da ICE tepkisi büyüyor: Bu kurumla iş yapmak yasaklanmalı, milyonlarca kişi sürekli izleniyor

Yeni Demokrat Parti (NDP) lideri Avi Lewis, Kanada hükümetine seslenerek Thomson Reuters ile ICE arasındaki 125 milyon dolarlık veri paylaşımı sözleşmesinin engellenmesini ve Kanada şirketlerinin insan hakları ihlalleriyle suçlanan kurumla ticari ilişki k

Yeni Demokrat Parti (NDP) lideri Avi Lewis, Kanada hükümetine seslenerek Thomson Reuters ile ICE arasındaki 125 milyon dolarlık veri paylaşımı sözleşmesinin engellenmesini ve Kanada şirketlerinin insan hakları ihlalleriyle suçlanan kurumla ticari ilişki kurmasının yasaklanmasını istedi.

Lewis, yaptığı açıklamada söz konusu anlaşmayı öğrendiğinde "kanının donduğunu" belirterek "Kanadalı şirketlerin ICE ile iş birliği yapması kesinlikle yasa dışı hale getirilmelidir." ifadelerini kullandı.

Canada's National Observer'ın haberine göre ICE, yaklaşık 125 milyon dolarlık anlaşma kapsamında Thomson Reuters'ın Clear adlı veri tabanına erişim sağlayacak. Söz konusu sistem; tapu kayıtları, sosyal medya verileri ve konum bilgileri gibi milyonlarca kişiye ait kapsamlı bilgileri içeriyor. Resmi belgelere göre ICE bu verileri "seçmen sahtekârlığı" ve "göçmenlik sahtekârlığı" soruşturmalarında kullanmayı planlıyor.

404 Media'nın ulaştığı ihale belgelerinde ise Thomson Reuters'ın, ICE'ye milyonlarca kişinin sürekli izlenmesine olanak sağlayan tek şirket olduğu belirtiliyor.

ICE ile Thomson Reuters arasındaki iş birliğinin 2015 yılına kadar uzandığı, kurumun yıllardır Clear sistemini sınır dışı operasyonlarında kullandığı kaydediliyor. İnsan hakları savunucuları ise uzun süredir bu veri tabanlarının göçmenlerin tespit edilmesi ve sınır dışı edilmesini kolaylaştırarak ciddi insan hakları ihlallerine zemin hazırladığını savunuyor.

Yeni anlaşma ise ilk kez Trump yönetiminin sıkça dile getirdiği ve geniş kesimlerce temelsiz olduğu belirtilen "seçmen sahtekârlığı" iddialarını desteklemek amacıyla kullanılacağını açıkça ortaya koyuyor. Trump son televizyon konuşmalarında 2020 başkanlık seçimlerinin güvenilirliğine ilişkin kanıtlanmamış iddiaları yeniden gündeme getirirken, farklı siyasi görüşlerden seçim yetkilileri bu söylemleri reddederek ABD seçim sisteminin güvenilir olduğunu vurgulamıştı.

Thomson Reuters ise müşteri sözleşmeleri hakkında yorum yapmazken, Clear sisteminin yalnızca meşru hukuki soruşturmaları hızlandırmak amacıyla belirli kamu kurumları ve kolluk kuvvetlerine lisanslandığını savundu. Şirket ayrıca sistemin bir "gözetim aracı" olmadığını öne sürdü.

Lewis, Kanada hükümetinin ICE'ye ekipman veya teknoloji sağlayan şirketlere ihracat izni vermemesi, bu kurumla iş yapan şirketlerin kamu desteklerinden ve devlet ihalelerinden yararlanmasının da engellenmesi gerektiğini söyledi.

British Columbia Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğretim üyesi Prof. Joel Bakan da Kanada'nın mevcut hukuk düzeninin insan hakları ihlalleriyle ilişkilendirilen kurumlarla ticareti sınırlandırabilecek mekanizmalara sahip olduğunu belirtti. Bakan, Kanada'nın Özel Ekonomik Önlemler Yasası'nın insan hakları ihlalleri gerekçesiyle ticari kısıtlamalara izin verdiğini hatırlatarak "ICE'nin bu tür ihlallerle ilişkilendirildiği yönünde ciddi tartışmalar bulunuyor." değerlendirmesinde bulundu.

Kanada Başbakanı Mark Carney'nin ofisi ise Thomson Reuters ile ICE arasındaki anlaşmaya ilişkin yöneltilen sorulara haberin yayımlandığı sırada yanıt vermedi. (İLKHA)