Kuruçay: Manevi değerlerdeki zayıflama toplumsal çürümeyi hızlandırıyor

Aile Akademisi Derneği Genel Başkan Yardımcısı Eğitimci Dr. Yasin Kuruçay, İLKHA muhabirine yaptığı açıklamada, manevi değerlerin zayıflamasıyla birlikte toplumsal çürüme sürecinin hızlandığını belirterek, bu durumun aile ve eğitim sistemi üzerinden tüm t

Aile Akademisi Derneği Genel Başkan Yardımcısı Eğitimci Dr. Yasin Kuruçay, İLKHA muhabirine yaptığı açıklamada, manevi değerlerin zayıflamasıyla birlikte toplumsal çürüme sürecinin hızlandığını belirterek, bu durumun aile ve eğitim sistemi üzerinden tüm topluma yansıdığını ifade etti.

Kuruçay, algoritmaların toplumsal değerleri zayıflatan bir etki oluşturduğunu kaydetti.

"İnsanlık maneviyattan uzaklaşıyor"

İnsanlığın son 300 yılına bakıldığında, yer ve yeryüzü değerlerine gittikçe yaklaşan, materyalistleşen, sekülerleşen ve pozitifleşen bir dünya görüldüğünü belirten Kuruçay, "Manevi değerlerden uzaklaşan bir dünya görüyoruz. Ülkemizin de içinde bulunduğu dünya kültürünün, göksel, dini, ahlaki, metafizik ve dinsel değerlerden uzaklaşarak olmaması gerektiği kadar yeryüzüne yaklaştığını söyleyebiliriz." diye belirtti.

"Toplumsal çürümeden en çok aile etkileniyor"

Aile ve çevrenin manevi değerler üzerinde ciddi bir etkisi olduğunu vurgulayan Kuruçay, "Toplumda normlar ve değerler hiyerarşisi zayıf ya da yok olduğunda toplumsal çürüme başlar. Suç ve intihar olayları artar. Çürüme, toplumun tümüne hâkim hâle gelir. Ailenin bu toplumsal çürümede en çok etkilenen unsur olduğunu görüyoruz. Ailedeki çürüme, gençlere, çocuklara ve bir bütün olarak topluma yansıyor. Dikkat edilmesi gereken önemli noktalardan birisi de anne babaların eğitici rollerini tümüyle uzmanlara ve eğitim sistemine devretmesidir. Olması gereken, anne babaların eğitim sistemi ile birlikte pedagojik rollerini yeniden kazanmalarıdır. Bu durum, yeni bir pedagoji ve psikoloji anlayışını gerekli kılıyor." dedi.

"Eğitim sisteminin merkezinde insan yetiştirmek olmalı"

Son zamanlarda eğitim konusunda "Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli" ile pek çok açıdan olumlu özellikler ortaya konulduğunu aktaran Kuruçay, "Yetmez ama evet diyoruz. Bir bütün olarak Türkiye’de ilkokullar ortaokula öğrenci hazırlayan, ortaokullar liseye, liseler üniversiteye, üniversiteler de endüstriyel sisteme öğrenci hazırlayan bir meslek kuruluşu hâline geldi. Öncelikle bu kısır döngüden mutlak surette çıkılması gerekiyor. Eğitim sistemini, çocukları endüstriyel sisteme insan yetiştiren bir pozisyondan çıkarıp hanımefendiler ve beyefendiler yetiştiren bir yapıya dönüştürmemiz gerekiyor. Toplumun, sanayinin, ticaretin ve ailelerin ihtiyacı olan şey insan yetiştirmektir. Eğitim sistemi bunu merkeze aldığında çok farklı çıktıları olacaktır. Tarihte bunun pek çok örneği bulunmaktadır." dedi.

"Manevi değerleri önemsemeyen bir kitle yetiştiriliyor"

Dijital dünyayla birlikte hakikat, bilgi ve gerçeklik algısının yeniden dizayn edildiğini söyleyen Kuruçay, sözlerini şöyle sürdürdü: "Dijital dünyanın akıl vericileri ve algoritmaları tarafından, toplumsal değerleri önemsemeyen, hafife alan ve bunlara karşı umarsız davranan bir kitle yetiştiriliyor. Sadece çocuklar ve gençler değil, yetişkinler de kuşatılıyor. Truva atının içindeki öncü askerî birliğin, dijital medya platformları ve bu platformların algoritmalarının düşünme tarzı olduğunu söylemek mümkündür.

Toplumun tüm kesimlerinde manevi değerler kültürünü mutlaka yaygınlaştırmamız gerekiyor. Hukuk, sanat, kültür ve politika hayatımız ile tüm yasal ve yapısal mevzuatımızın, insan yetiştirecek şekilde yeniden yapılandırılması gerekiyor. Bunun için projeler üretilmesi gerekiyor." -(İLKHA)