Peygamber Sevdalıları Mardin Derneği, "Niyet Ettim Örtünmeye, Emrin Başım Üstüne" programı kapsamında gönüllü olarak tesettüre girmeyi arzulayan genç kızlara yönelik anlamlı bir programa imza attı. Örtünme kararı veren kız çocukları, aileleriyle birlikte
Peygamber Sevdalıları Mardin Derneği, "Niyet Ettim Örtünmeye, Emrin Başım Üstüne" programı kapsamında gönüllü olarak tesettüre girmeyi arzulayan genç kızlara yönelik anlamlı bir programa imza attı.
Örtünme kararı veren kız çocukları, aileleriyle birlikte bir araya gelerek heyecan dolu anlara tanıklık etti.
Tarihi kent Mardin'de kız çocuğunun başörtüsüne büründüğü programda, İslam karşıtlarına, tesettüre önyargıyla yaklaşanlara ve farklı zihniyetlere güçlü bir mesaj verildi.
Merkez Artuklu ilçesi 15 Temmuz Parkında tertiplenen manevi program, Kur’an-ı Kerim tilaveti ile başladı.
Etkinlikte ilahiler seslendirilirken, tesettürün önemini anlatan çeşitli sahne gösterileri sergilendi. Program, çocuklara taçlarının giydirilmesi ve hediyelerinin takdim edilmesiyle devam etti.
Selamlama konuşmasını yapan Elif Önen, şunları söyledi:
"Bugün burada, Rabb'imizin ayetlerinden biri olan tesettür emri etrafında toplanmış bulunuyoruz. Bizleri bu şuurla bir araya getiren, kalplerimizi aynı davada buluşturan Rabbimize sonsuz hamdüsenalar olsun. Programın hayırlara vesile olmasını, gönüllerimize nur, amellerimize bereket katmasını niyaz ediyorum. İlk defa tesettür ile müşerref olan tüm kardeşlerimize de çıktıkları bu nurlu yolda muvaffakiyetler diliyorum. Kur'an-ı Kerim'de Nur Suresi'nin 31. ayetinde, 'Mümin kadınlara da söyle; gözlerini harama bakmaktan sakınsınlar, iffet ve namuslarını korusunlar. Mecburen görünen kısımları müstesna, güzelliklerini ve süslerini teşhir etmesinler. Başörtülerini yakalarının üzerine kadar örtsünler.' buyrulur. Ayet yoruma yer bırakmayacak şekilde açık olup, emir sadece bir kıyafet düzenlemesi değil, hayatın bütününü kuşatan bir ahlak ve bir kimlik beyanıdır. Müslüman hanımlar için tartışılamaz bir teslimiyet nişanesidir."
Programa konuşmacı olarak katılan İlahiyatçı Habibe Yetiştiren, Allah'ın emri olan tesettür hakkında katılımcılara açıklamalarda bulundu.
Yetiştiren, burada sergilenen vakur duruşun medeniyetin köklerine ve değerlerine sahip çıkıldığının en açık nişanesi olduğunu belirtti.
Yetiştiren, "Tarihin, medeniyetin ve edebin kadim şehri Mardin'imizin bu bereketli atmosferinde, 'Niyet ettim örtünmeye, emrin başım üstüne" diyerek bir araya gelmenin huzurunu ve gururunu yaşıyoruz. Taşlarına bile zarafetin işlendiği bu güzel şehirde asıl zarafetin insanımızın ahlakında, maneviyatında ve asil duruşunda olduğunu sizlerle bir kez daha anlamış oluyoruz. İslam medeniyetinin ve toplumsal ahlakın temel taşlarını oluşturan bu yüce duruşu daha iyi anlayabilmek ve geleceğe aktarabilmek adına sizlere birkaç hususa değineceğim. Bu tabloya bakınca geleceğe olan umudumuz artıyor..."
"Hayâ tohumunu ektiniz, tesettür meyvesini verdi"
Ümmetin emanetini koruyan muhafız annelere seslenen Yetiştiren "Nesillerin ve ailenin sağlam kalesi olan anneler; sizler bu topraklarda edebi, hayâyı ve imanı nesilden nesile aktaran en sağlam kalesiniz. Tesettür sizlerin duruşu ile anlam kazanır. Bir kuşağın kimliğini ve izzetini şereflendiren sizlersiniz. Bugün burada sergilemiş olduğunuz bu vakur duruş, medeniyetimizin köklerine ve değerlerine sahip çıktığınızın en açık nişanesidir. Ey değerli kadınlar, ey dini nimetlerin kendisine emanet edildiği İslam kadını; toplum hayatının ab-ı hayatı, cennet bahçesisiniz. Bu bahçenin esas bahçıvanı sizlersiniz. Hayâ tohumunu ektiniz, tesettür meyvesini verdi. Sizler ümmetin emanetini koruyan muhafızlarsınız. Bunun için bu meydanda yükselen sesiniz bu alanla sınırlı kalmamalı; evlerimizde, ailelerimizde ve toplumsal hayatımızda birer ahlak meşalesine dönüşmelidir." şeklinde konuştu.
"Tesettür sadece bedeni örten bir kumaş parçası değildir"
Tesettürün önemine de dikkat çeken Yetiştiren, "Tesettürü şekilcilikten çıkarıp asıl özüne kavuşturmak için burada toplandınız. Tesettür sadece bedeni örten bir kumaş parçası değildir. Edep, duruş, takva ve iffetin ta kendisidir. Kuşanmış olduğunuz bu örtüler, çağın fırtınalarına karşı benliğimizi ve kimliğimizi koruyan bir semboldür. Nitekim biz burada tesettürü konuşurken sıradan bir kıyafeti konuşmuyoruz. Bizler tesettürle Rabbimizin emri karşısında ‘Semi'na ve eta'na’ (işittik ve itaat ettik) diyen mümin kimliğini konuşuyoruz. Bu kimlik, günümüz tüketim toplumu ve seküler anlayışın kadını sokmaya çalıştığı, ‘göründüğü kadar var olan’ bir nesne hâline getirmesine karşı; albenili görünüşün ötesinde vakarı ve duruşuyla var olmaya devam edeceğini haykıran bir kimliktir. Öyle ki günümüz dünyasının tüm karmaşasına, küresel dayatmalarına ve gelip geçici heveslerine karşı ‘Rabbim, Senin emrin başım gözüm üstüne’ demektedir." ifadelerini kullandı.
Program yapılan dua ile sona erdi. (İLKHA)