İşgal altındaki Kudüs'ün Silvan beldesine bağlı Batan el-Heva Mahallesi'nde bulunan ve Mescid-i Aksa'ya hâkim konumdaki Recebi ailesinin evi, siyonist siyonist örgütlerin uzun yıllardır sürdürdüğü hedefli baskının merkezinde yer alıyor. 62 kişinin yaşadığ
İşgal altındaki Kudüs'ün Silvan beldesine bağlı Batan el-Heva Mahallesi'nde bulunan ve Mescid-i Aksa'ya hâkim konumdaki Recebi ailesinin evi, siyonist siyonist örgütlerin uzun yıllardır sürdürdüğü hedefli baskının merkezinde yer alıyor.
62 kişinin yaşadığı yedi daireli bina için tahliye kararı çıkaran işgal mahkemeleri, kararın geçici olarak durdurulmasının ardından bu kez aileye yaklaşık 1,5 milyon şekel tutarında geriye dönük sözde "kira" ve her ay yeni para cezaları ödemesi yönünde baskı kurdu.
Ancak dosyanın dikkat çeken yönü, siyonist örgütlerin geçmişte aynı evi satın almak için aileye milyonlarca şekel teklif etmiş olması. Ailenin bu teklifleri reddetmesinin ardından hukuki baskıların ve tahliye girişimlerinin hız kazanması, hedefin yalnızca mülkiyet anlaşmazlığı olmadığını ortaya koyuyor.
Recebi ailesi, evlerinin kendileri tarafından inşa edildiğini ve mülkiyetinin kendilerine ait olduğunu vurgularken, siyonist derneklerin ise yalnızca arsanın mülkiyetine ilişkin tarihi iddialar öne sürdüğünü belirtiyor. Aile, bu çelişkinin dahi satın alma girişimlerinin gerçek amacını ortaya koyduğunu ifade ediyor.
Hedef tek bir ev değil
Kudüs Valiliği yetkililerine göre Batan el-Heva Mahallesi, Mescid-i Aksa'nın güneyinde yer alması nedeniyle siyonist rejimin en stratejik hedeflerinden biri konumunda bulunuyor.
Siyonist dernekler, mahallede tek tek evleri ele geçirerek bunları birbirine bağlamayı, böylece Mescid-i Aksa çevresinde kesintisiz bir yerleşim hattı oluşturmayı amaçlıyor. Bu plan sayesinde Filistin mahallelerinin birbirinden koparılması, Kudüs'ün demografik yapısının değiştirilmesi ve Mescid-i Aksa çevresindeki siyonist hâkimiyetin kalıcı hale getirilmesi hedefleniyor.
Bu nedenle bölgedeki evler, yalnızca taşınmaz olarak değil, Kudüs'ün geleceğini belirleyecek stratejik noktalar olarak görülüyor. Siyonist örgütlerin milyonlarca şekel ödemeyi göze almasının temel nedeni de bu kritik konum olarak değerlendiriliyor.
"Yumuşak işgal" yöntemi uygulanıyor
Kudüs Valiliği, 2015'ten bu yana Batan el-Heva'da açılan davaların hızla arttığını, bugün 84 Filistinli ailenin tahliye tehdidi altında bulunduğunu, 33 ailenin ise evlerini siyonistlere bırakmak zorunda kaldığını belirtiyor.
İşgal rejimi uzmanları da Silvan'da yürütülen politikanın askeri yöntemlerden çok hukuk, mahkemeler, para cezaları, satın alma girişimleri ve sözde mülkiyet davaları üzerinden ilerlediğini ifade ediyor. Bu yöntemle Filistinlilerin evlerinden çıkarılması "hukuki süreç" görüntüsü altında gerçekleştirilirken, Mescid-i Aksa'nın çevresinde yeni fiili durumlar oluşturuluyor.
Uzmanlara göre Silvan'da yaşananlar münferit bir emlak anlaşmazlığı değil Kudüs'ün özellikle Mescid-i Aksa çevresini kuşatmayı hedefleyen uzun vadeli siyonist yerleşim stratejisinin en önemli halkalarından birini oluşturuyor. (İLKHA)