Kudüs'ün Meğaribe Mahallesi'nde, Burak Duvarı'nın (ağlama duvarı) hemen yanı başındaki 25 metrekarelik evinde yaşayan Ayşe Masluhi, Filistin'in direniş sembol isimlerinden biri olarak tanınıyor. Evini terk etmesi için kendisine milyon dolarlık teklifler y
Kudüs'ün Meğaribe Mahallesi'nde, Burak Duvarı'nın (ağlama duvarı) hemen yanı başındaki 25 metrekarelik evinde yaşayan Ayşe Masluhi, Filistin'in direniş sembol isimlerinden biri olarak tanınıyor.
Evini terk etmesi için kendisine milyon dolarlık teklifler yapılmasına rağmen mülkünü satmayarak varlığını koruyan Masluhi, Kudüs'te yaşanan baskı ve verdikleri mücadeleye ilişkin İLKHA muhabirine açıklamalarda bulundu.
"Kudüs'te kalabilme nimetini bize lütfeden Allah'a hamd olsun"
Masluhi, ""Ben, Allah rızası için konuşan kardeşiniz Ayşe Maslûhi'yim. Aslen Faslıyım, doğumum ve aidiyetim ise Filistin'e aittir. Kudüs-ü Şerif'te doğdum. Allah'a hamdolsun hâlâ 'Kadim Şehir' diye de bilinen Kudüs'te, Mescid-i Aksa'nın kapılarından birine çok yakın bir yerde yaşamaya devam ediyorum. Hamdolsun, Rabbimize şükürler olsun. Filistin topraklarında ve özellikle Kudüs-ü Şerif'te kalabilme ve burada varlığımızı sürdürebilme nimetini bize lütfettiği için Allah'a hamd ediyoruz." diye konuştu.
"Kudüs, Müslümanlar için bir pusula mesabesindedir"
Filistin'in işgal altında olduğunun herkesçe bilinen bir gerçek olduğunu söyleyen Masluhi, "Kudüs'ün de işgal edildiğini herkes biliyor. Bu yüzden Kudüs'ün güven, refah ve huzur içinde yaşadığını söylemek istemiyoruz. Hayır, Kudüs böyle bir hayat yaşamıyor. Özellikle Arap mahalleleri... Biz, işgalin baskısı altında yaşıyoruz. Ancak Allah'ın bize verdiği sebat sayesinde bulunduğumuz yerde kalmaya devam ediyoruz. Bununla birlikte Allah'ın üzerimizdeki nimetini de inkâr edemeyiz. Bulunduğumuz bölgede camilerimiz, dükkânlarımız, anaokullarımız var. Fakat bunların tamamı işgalin gölgesi altında bulunuyor. Kudüs halkına tanınan özgürlük alanı oldukça sınırlı… Bu özgürlük, elbette bize duydukları sevgiden kaynaklanmıyor. Daha çok uluslararası kamuoyunda bu sessiz şehrin gündem olmasını engellemek için böyle davranıyorlar. Çünkü Kudüs, Müslümanlar için bir pusula mesabesindedir. Ayrıca buranın, kendi iddialarına göre işgal rejiminin başkenti olduğu yönündeki asılsız söylemlerini desteklemek istiyorlar. Bu nedenle mümkün olduğunca ortamın sakin görünmesini sağlamaya çalışıyorlar." şeklinde konuştu.
"Sınırlı bir özgürlük alanında olsak bile en büyük nimet Kudüs'te kalabilmek"
Genel manada sessiz görünen Kudüs'te günün belirli saatlerinde bir anda her şey değiştiğini ve kendilerini askeri bir kışlada yaşıyormuş gibi hissettiklerini kaydeden Masluhi, son olarak şu ifadeleri kullandı:
"Bir askeri kontrol noktasından diğerine geçiyor, her seferinde kimliğinizi göstermemiz ve nerede oturduğunuzu bildirmeniz isteniyor. Bu gerçekten son derece rahatsız edici bir durum… Ekonomik durum da çok zayıf. Çünkü bize ait fabrikalar kurmamıza ya da büyük üretim yapan kuruluşlar oluşturmamıza izin verilmiyor. Özellikle Doğu Kudüs'te buna müsaade edilmiyor. Bu yüzden ekonomik seviye sürekli düşük kalıyor. Eğer biraz iyimser davranacak olursak, ancak 'orta düzey' diyebiliriz. Buna rağmen her hâlükârda Allah'a hamd ediyoruz. Çünkü benim için ve elbette Kudüslülerin büyük çoğunluğu için en önemli nimet burada kalabilmektir. Allah'a hamdolsun, biz hâlâ buradayız, topraklarımızdayız ve varlığımızı sürdürüyoruz. Günlük hayatımızı sınırlı da olsa bir özgürlük alanı içinde yaşamaya çalışıyoruz. Bunun için de her zaman Allah'a hamd ediyoruz." (İLKHA)