Malatya Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Oğuzhan Ata Sadıkoğlu, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü dolayısıyla verdiği yemekte, Malatya basını arasında akılalmaz bir ayrımcılığa imza attı.
Malatya Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Oğuzhan Ata Sadıkoğlu, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü dolayısıyla verdiği yemekte, Malatya basını arasında akılalmaz bir ayrımcılığa imza attı. "Basın bir bütündür" ilkesini yerle bir eden yönetim, sadece kendi reklamını yapan isimleri baş köşede ağırlarken, gerçekleri konuşan gazetecileri adeta yok saydı.
Kart Dağıtımında "Sen-Ben" Kavgası
Etkinlikte dağıtılan 2.000 TL’lik alışveriş kartları ise tam bir fiyaskoya dönüştü. Sınırlı sayıda basılan kartlar, iddialara göre "yakın çevreye" öncelikli olarak dağıtılırken, kapıdan içeri giren birçok emekçi gazeteci eli boş döndü. MTSO gibi şehrin en köklü kurumlarından birinin, bütçesini ve organizasyonunu bu kadar plansız yönetmesi, "Amacınız basına destek mi, yoksa sadakat testi mi?" sorusunu akıllara getirdi.
Eleştiriye Tahammül Yok!
Sadıkoğlu ve ekibinin, sadece kendisini "yücelten" ve "pofpoflayan" medyayı tercih etmesi, kurumun şeffaflıktan ne kadar uzaklaştığının kanıtı niteliğinde. "Gözünün üstünde kaşın var" diyen, gerçekleri ve aksaklıkları haberleştiren medya kuruluşlarının davet edilmemesi, basın özgürlüğüne indirilmiş bir darbedir.
Sorumlu Kim? Ökkeş Cerit mi, Sadıkoğlu mu?
Yılların basın emekçisi Ökkeş Cerit’in bu organizasyondaki rolü ve medya patronlarının neden "bilinçli olarak" liste dışı bırakıldığı ise büyük bir merak konusu. Basın biriminin bu ihmali "yoğunluk" ile mi açıklanacak, yoksa bu doğrudan bir sansür operasyonu mu?
Sonuç olarak; MTSO yönetimi bilmelidir ki; gazetecilik sadece alkış tutmak değildir. Kendi mahallesindeki basını besleyip, eleştirel sesi dışlayan bir anlayış, Malatya ticaretine de demokrasisine de fayda sağlamaz.