İLKHA muhabirine açıklamada bulunan Gaziantep Şehitkamil İlçe Müftüsü Abdullah Bekiroğlu, İslam dininin ticaret hayatına getirdiği ahlaki ölçüleri ve dürüstlüğün önemini dile getirdi. "Kusurların gizlenmesi islam'ın kabul etmediği bir davranıştır" Müftü A
İLKHA muhabirine açıklamada bulunan Gaziantep Şehitkamil İlçe Müftüsü Abdullah Bekiroğlu, İslam dininin ticaret hayatına getirdiği ahlaki ölçüleri ve dürüstlüğün önemini dile getirdi.
"Kusurların gizlenmesi islam'ın kabul etmediği bir davranıştır"
Müftü Abdullah Bekiroğlu, İslam'da ticaretin temel dayanaklarını ve hakkaniyet ölçülerini şu sözlerle ifade etti:
"İslam'da ticaret; dürüstlük, adalet, şeffaflık ve tarafların karşılıklı rızasına dayanır. Ticaretin hakkaniyet ölçüleri içerisinde yapılması esastır. Peygamber Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur, 'Bizi aldatan bizden değildir.' Bu hadis yalnızca ticaretle ilgili değildir. Müslüman, hayatın hiçbir alanında karşısındaki insanı aldatmamalıdır. Bir mal satılırken görünen özellikleri anlatılıp kusurları gizlenirse bu, İslam'ın kabul etmediği bir davranıştır. Nitekim Peygamber Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem), Medine pazarında gezerken bir buğday yığınına elini daldırmış ve alt kısmının ıslak olduğunu fark etmiştir. Bunun üzerine satıcıya, 'Müşterilere buğdayın altının ıslak olduğunu söylüyor musun?' diye sormuştur. Satıcı, yağmur nedeniyle ıslandığını ancak bunu belirtmediğini söyleyince Efendimiz, kusurun müşteriye bildirilmesi gerektiğini ifade etmiş ve ardından, 'Bizi aldatan bizden değildir.' buyurmuştur."
Ölçü ve tartıda hile yapanlara ilahi uyarı
Müftü Bekiroğlu, ticarette dürüst olmanın şartlarını ve ölçü, tartı konusundaki ilahi ikazları şu cümlelerle dile getirdi:
"Bu olay, ticarette dürüst olmanın önemini açıkça ortaya koymaktadır. Satılan malın kusurları, eksikleri veya müşteri açısından mağduriyet oluşturabilecek özellikleri önceden açıklanmalıdır. Gerçeğe, adalete ve hakkaniyete aykırı bilgi vermemek, dürüst ticaretin temel şartlarından biridir. İslam'ın önem verdiği bir diğer ilke ise ölçü ve tartıda dürüst olmaktır. Yüce Allah, Mutaffifîn suresinde şöyle buyurmaktadır, 'Ölçü ve tartıda hile yapanların vay haline!' Devamındaki ayetlerde, başkalarından mal alırken eksiksiz ölçüp tartan; kendileri satarken ise eksik ölçen kimseler kınanmaktadır."
"Günümüzdeki hile çeşitleri çok fazla"
Bekiroğlu, günümüz ticaret dünyasında karşılaşılan hileli yöntemlere ve gıda tahrifatına dikkat çekerek, "Günümüzde hilenin pek çok farklı çeşidi bulunmaktadır. Örneğin, yüksek kaliteli bir ürünün içerisine daha düşük kaliteli ürün karıştırılması veya etiketinde yalnızca sığır eti yazmasına rağmen içerisine kanatlı eti katılması, aldatma ve tağşiş kapsamına girer. Müslüman, bilerek ve isteyerek böyle bir davranışta bulunamaz." dedi.
"Müslümanın faiz diye bir derdi olmaz"
Bekiroğlu, faizden ve şüpheli işlemlerden uzak durulması gerektiğinin altını çizerek helal kazancın esasları hakkında, "Ticaret ahlakının önemli esaslarından biri de faizden uzak durmaktır. Kur'an-ı Kerim'de faiz kesin olarak yasaklanmış, faizle elde edilen kazanç ağır şekilde kınanmıştır. Bu sebeple Müslüman, kendisinin ve ailesinin rızkını faizli işlemlerden elde edilen kazançtan korumaya özen göstermelidir. Bunun yanında, şüpheli işlemlerden de mümkün olduğunca kaçınmak tavsiye edilmiştir. Buradaki şüpheden kasıt, güvenilir İslam alimleri arasında hükmü konusunda görüş ayrılığı bulunan meselelerdir. Böyle durumlarda ihtiyatlı davranmak ve güvenilir ilmi heyetlerin, özellikle Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulunun görüşlerinden yararlanmak uygun olacaktır. Sonuç olarak İslam'da ticaret; dürüstlük, adalet, şeffaflık, karşılıklı rıza, doğru ölçü ve tartı, aldatmadan kaçınma, faizden uzak durma ve kul hakkını gözetme esasları üzerine kuruludur. Bu ilkelere uygun hareket etmek, hem bireyin ahlaki sorumluluğunu yerine getirmesini sağlar hem de toplumda güven ve bereketin artmasına katkıda bulunur. Dolayısıyla Müslümanın faiz diye bir derdi olmaz; işin özeti budur." ifadelerini kullandı.
İslam dininde fiyat sınırlaması ve serbest piyasa esası
Müftü Bekiroğlu, karaborsacılık, aşırı fiyatlandırma ve İslam'ın fiyat politikasına dair serbest piyasa ilkelerini hakkında, "Bir diğer önemli konu da ticaret ahlakıdır. Karaborsacılık, aşırı fiyatlandırma gibi hususlarda şunu ifade etmek gerekir: Aslında İslam dininde belirli bir fiyat sınırlandırılması diye bir şey söz konusu değildir. Yani uygulamada, normal şartlarda İslam dininde tüccarlara 'Siz fiyatınızı şu şekilde belirleyeceksiniz, şu fiyattan aşağı veya şu fiyattan yukarı satış yapamazsınız.' şeklinde bir sınırlama getirilmemiştir. Anormal şartlarda, yani kıtlığın, yokluğun veya bazı ürünlerde ciddi darlığın yaşandığı durumlarda elbette ki devlet müdahalesi veya bu konuyla ilgili fetvalar değişebilir. Ancak normal şartlarda serbest fiyatlama esası vardır; arz ve talep esasına göre hareket edilir ve fiyat sınırlaması yapılmaz. Peki fiyatı kim belirler? Alıcı ve satıcı belirler. Alıcı, 'Ben şu fiyattan almak istiyorum.' der. Satıcı da bunu kabul eder veya etmez. Ya da satıcı kendi fiyatını belirler. Alıcının işine gelirse alır, işine gelmezse almaz." şeklinde konuştu.
"Stokçuluk ile masum birikim arasında fark var"
Piyasayı manipüle eden büyük stokçular ile küçük üreticinin ürün saklaması arasındaki farkı şu detaylarla ortaya koyan Bekiroğlu, "Ancak burada karaborsacılık ve stokçuluk konusuna ayrı bir parantez açmak gerekir. Zira bununla ilgili olarak açık bir şekilde stokçuluk yapanlar dinen kınanmış ve eleştirilmiştir. Peygamber Efendimiz de( sallallahu aleyhi ve sellem) bunu kınamıştır. Bu, Müslümanın yapmaması gereken bir davranıştır. Fakat bazen masum gerekçelerle yaptığımız bazı uygulamalar olabilir. Bu nedenle sınırları iyi belirlemek gerekir. Ne zaman stokçuluk olur, karaborsacılık hangi durumda ortaya çıkar? Bunların ayrımını doğru yapmak gerekir. Burada esas olan şudur: Bir kimsenin 'Bu mal depomda kalsın, ihtiyacım olduğu zaman satarım.' demesi mümkündür. Örneğin bir köylü fıstığını toplamış, ambara veya depoya koymuş olabilir. Şu an satmaya ihtiyacı yoktur; 'İhtiyacım olduğu zaman satarım.' diyebilir. Bunu bekletmeye hakkı vardır. Ancak bir şartla: Bu durum piyasayı etkileyecek bir miktarda olmamalıdır. Yani bir köylünün elinde birkaç ton fıstık bulunması piyasayı ciddi anlamda etkilemez." dedi.
Bekiroğlu, stokçuluk hakkında şöyle devam etti:
"Fakat diğer taraftan, elinde iki bin, üç bin, beş bin ton veya daha fazla mal bulunan büyük tüccarların bu malları piyasaya sürmeyip depolaması stokçuluk kapsamına girer. Çünkü piyasa fiyatını etkileyecek boyutta bir miktarı depolamak, karaborsacılığa ve stokçuluğa sebep olur. Mesela zaman zaman soğan veya patates fiyatları yükselir. Eğer bir kişi birkaç yüz kilo soğanı elinde tutuyorsa bunun piyasa üzerinde çok büyük bir etkisi olmaz. Ancak tonlarca veya binlerce ton ürünü stokluyor ve piyasaya sürmeyerek fiyatları etkiliyorsa bu stokçuluğa girer. Bu nedenle ayrımı iyi yapmak gerekir. Gariban vatandaşın yaptığı birkaç torbalık birikim veya ihtiyaç amaçlı saklama stokçuluk olarak değerlendirilmez. Çünkü piyasayı etkileyecek bir düzeyde değildir. Ancak büyük miktarlarda, büyük tonajlarda yapılan stoklamalar fiyatları etkilediği için karaborsacılık kapsamına girebilir. Müslümanın da bunlardan kesinlikle sakınması gerekir. Bu, önemli konulardan biridir."
"Ticarette esas olan doğruluktur"
Müftü Bekiroğlu, kasıtlı hileler ile insani hatalar arasındaki farkı belirterek, "Bütün yönleriyle birlikte ticarette esas olan doğruluktur. Buna 'sıdk' diyoruz. Ticaretin doğruluk ve dürüstlük esasına dayanması gerekir. Yani ister alalım ister satalım, malın özelliklerini tanıtırken veya ölçü ve tartı yaparken her ne yaparsak yapalım, doğruluk ve dürüstlük esaslı çalıştığımız zaman Allah’ın izniyle bir problem olmaz. İnsanların hata yapması veya unutması ise bunun dışındadır. Peygamber Efendimizin ifadeleriyle, kişinin bilerek yapmadığı hata ve nisyan, yani unutma sebebiyle gerçekleşen durumlarda af vardır. Bunun dışındaki kasıtsız hatalar da bağışlanma kapsamındadır. Ancak doğruluk ve dürüstlük esaslı muamele ettiğimiz zaman Allah’ın izniyle ticarette İslami açıdan, dinen bir sorun yaşamayız. Rabbim Celle Celaluhu, helalden kazanmayı ve helale harcamayı cümlemize nasip eylesin. Faizden ve haramdan bizleri uzak eylesin. Günümüz hayırlı ve bereketli olsun." ifadelerini kullandı. (İLKHA)