Yahudi yönetmenler Yuval Abraham ve Rachel Szor'un hazırladığı "NAZA" belgeseli, Gazze'deki saldırıların arka planına ilişkin siyonist rejimin askeri ve istihbarat yapılanmasından kişilerin tanıklıklarını kamuoyunun gündemine taşıdı. Yaklaşık 3 yıllık ara
Yahudi yönetmenler Yuval Abraham ve Rachel Szor'un hazırladığı "NAZA" belgeseli, Gazze'deki saldırıların arka planına ilişkin siyonist rejimin askeri ve istihbarat yapılanmasından kişilerin tanıklıklarını kamuoyunun gündemine taşıdı.
Yaklaşık 3 yıllık araştırmanın ürünü olan belgeselde, 24 asker ve istihbarat mensubuyla yapılan anonim görüşmelere yer veriliyor.
Tanıkların arasında askeri istihbarat birimi 8200'de görev yapmış kişilerin de bulunduğu belirtiliyor. Kaynakların kimlikleri güvenlik gerekçesiyle gizli tutulurken, yüzleri ve sesleri de değiştirildi.
Sivillerin ölümü "yan hasar" hesabına dönüştürüldü
Belgeselin adı olan "NAZA", siyonist rejimin askeri istihbarat terminolojisinde bir saldırıda öngörülen sivil kayıpları ifade etmek için kullanılan bir kavrama işaret ediyor.
Filmdeki tanıklıklara göre hedef belirleme süreçlerinde yapay zeka destekli sistemlerden yararlanılırken, hedeflerin bulunduğu binalarda sivillerin olup olmadığı bilindiği halde saldırıların gerçekleştirildiği ifade ediliyor.
Tanıklıklarda, Gazze'deki telefon ve iletişim ağlarından elde edilen verilerin hedef belirleme süreçlerinde kullanıldığı, "Lavender" adı verilen sistemin de hedef tespitinde rol oynadığı aktarılıyor.
Belgeseldeki en çarpıcı anlatılardan biri ise bazı saldırılarda hedef alınan kişilerle birlikte çok sayıda sivilin öldürülebileceğinin önceden hesaplanmasına rağmen saldırıların onaylandığı yönünde.
Venedik'te 25 dakikalık ayakta alkış
"NAZA", 10 Eylül'de 83. Venedik Film Festivali'nde gösterildi ve izleyiciler tarafından yaklaşık 25 dakika boyunca ayakta alkışlandı. Film daha sonra festivalin Özel Jüri Ödülü'ne layık görüldü.
Yönetmen Yuval Abraham, filmin amacının saldırılarda kullanılan sistemlerin nasıl işlediğini, bunların içinde görev alan asker ve subayların tanıklıkları üzerinden ortaya koymak olduğunu belirtti.
Belgeselin yankısı, Venedik'teki ödülün ardından siyonist rejim içerisinde de büyüdü. Katil Başbakan Binyamin Netanyahu filmi "şok edici bir kışkırtma" olarak nitelendirirken, Kültür Bakanı Miki Zohar ise filmin yönetmenlerine yönelik ağır suçlamalarda bulundu.
"Ahlaklı ordu" yalanı
Belgeselin ortaya koyduğu tanıklıklar, siyonist rejimin yıllardır savunduğu "dünyanın en ahlaklı ordularından biri" söylemini yeniden yalanladı.
Haaretz'in son değerlendirmelerinde de Gazze soykırımı sırasında ordunun etik ve disiplin anlayışındaki aşınmaya dikkat çekilirken, NAZA'nın askerlerin bireysel eylemlerinden öte saldırıların nasıl kurumsal bir mekanizma içerisinde yürütüldüğünü gösterdiği vurgulanıyor. Haaretz, daha önce de Gazze ve Batı Şeria'daki uygulamalar bağlamında ordunun etik ve disiplin yapısındaki gerilemeye ilişkin eleştiriler yayımlamıştı.
Bu yönüyle belgesel, yalnızca tekil ihlal iddialarını değil, sivillerin katledilmesinin önceden hesaplandığı bir hedefleme mekanizmasının var olduğunu gösteriyor.
"NAZA" belgeseli, 24 asker ve istihbarat mensubunun tanıklıklarıyla siyonist rejimin Gazze'deki hedefleme sistemini gözler önüne sererken, yıllardır dillendirilen "ahlaklı ordu" söyleminin de gerçek yüzünü ortaya koyuyor. (İLKHA)