Şuurlu Öğretmenler Derneği (ÖĞ-DER) Genel Başkanı Numan Gökmen, yeni eğitim-öğretim yılı öncesinde yaptığı basın açıklamasında, eğitim politikalarının bütüncül bir anlayışla ele alınması gerektiğini belirterek, mevcut 12 yıllık zorunlu eğitim sisteminin 5
Şuurlu Öğretmenler Derneği (ÖĞ-DER) Genel Başkanı Numan Gökmen, yeni eğitim-öğretim yılı öncesinde yaptığı basın açıklamasında, eğitim politikalarının bütüncül bir anlayışla ele alınması gerektiğini belirterek, mevcut 12 yıllık zorunlu eğitim sisteminin 5+3+3 modeli esas alınarak yeniden düzenlenmesini önerdi.
Gökmen, okullarda temizlik ve güvenlikten öğretmen atamalarına, eğitim ödeneğinden mesleki eğitimin güçlendirilmesine kadar birçok başlıkta Millî Eğitim Bakanlığına çağrıda bulundu.
"Eğitim yalnızca akademik başarıdan ibaret değildir"
Gökmen, "2026-2027 eğitim-öğretim yılına sayılı günler kala eğitim sistemimizin kronikleşen sorunları yeniden gündemimizin merkezine oturmuştur. 18 Milyon öğrencimiz, 1 Milyon 200 bin öğretmenimiz ve eğitim çalışanlarımız yeni eğitim yılına hazırlanırken, eğitim ortamlarının sağlıklı, güvenli ve nitelikli hâle getirilmesi konusunda hâlâ ciddi eksiklikler bulunmaktadır. Şuurlu Öğretmenler Derneği (ÖĞ-DER) olarak eğitimin yalnızca akademik başarıdan ibaret olmadığına; öğrenciyi bilgi, ahlak, sorumluluk, kişilik ve medeniyet değerleriyle birlikte yetiştiren bir süreç olduğuna inanıyoruz. Bu nedenle eğitim sistemimizin bütün sorunlarının bir bütün olarak ele alınması gerektiğini düşünüyoruz." dedi.
“Okulların temizlik hizmetleri dönemsel ve geçici çözümlere bırakılmamalı”
Okulların temiz ve hazır olması gerektiğini belirten Gökmen, "Eğitim-öğretim yılının başlamasına kısa bir süre kala okullarımızın temizlik ve bakım hizmetleri konusunda yaşanan belirsizlikler kabul edilemez. Temizlik personelinin yeterli sayıda ve sürekli istihdam edilmesi, okullarımızın eğitim başlamadan önce hijyen açısından hazır hâle getirilmesi gerekir. Öğrencilerimizin sağlıklı bir ortamda eğitim görmelidir. Okulların temizlik hizmetleri dönemsel ve geçici çözümlere bırakılmamalı; her okulun öğrenci ve fiziki kapasitesine göre yeterli sayıda sürekli temizlik personeli görevlendirilmelidir." ifadelerine yer verdi.
“Tüm öğrencilere de eğitim ödeneği verilmelidir”

Eğitim ödeneği herkese verilmesi gerektiğini vurgulayan Gökmen, "Ücretli ve kadrolu ayırt etmeksizin tüm öğretmenlere ve okullarda çalışan hizmetli, memur gibi tüm çalışanları kapsayacak şekilde eğitim ödeneği asgari bir maaş tutarında verilmelidir. Ekonomik krizle birlikte veliler özellikle çok sayıda çocuğu olan veliler onların kırtasiye ve okul elbisesi ihtiyaçlarına yetişememektedir. Bu yüzden de kırtasiye ve elbiseyi kapsayacak şekilde tüm öğrencilere de eğitim ödeneği verilmelidir." şeklinde belirtti.
“Öğretmen açığı bulunan alanlar belirlenmeli”
Açıklamasının devamında öğretmen açığı giderilmesi gerektiğini belirten Gökmen, şunları söyledi: "Türkiye'nin birçok bölgesinde öğretmen ihtiyacı devam ederken, eğitim fakültelerinden mezun olmuş ve yıllarca atama bekleyen öğretmenlerin bulunması ciddi bir çelişkidir. Öğretmen açığı bulunan alanlar belirlenmeli, norm kadro planlaması gerçekçi biçimde yapılmalı ve öğretmen atamaları eğitim-öğretim yılının ihtiyaçları dikkate alınarak gerçekleştirilmelidir. Atama bekleyen öğretmenlerin yaşadığı ekonomik, sosyal ve psikolojik mağduriyet daha fazla görmezden gelinmemelidir. Öğretmenlik mesleği geçici ve güvencesiz istihdam politikalarıyla değil, nitelikli ve sürdürülebilir bir insan kaynağı politikasıyla güçlendirilmelidir."
“Eğitim öğretim sistemi eskiden olduğu gibi 5+3+3 olarak yeniden tanzim edilmeli”
Zorunlu eğitimde ezber bozulması gerektiğini söyleyen Gökmen, "Şuurlu Öğretmenler Derneği olarak, zorunlu eğitim konusunda bakanlığa tavsiyemiz şudur: Eğitim öğretim sistemi eskiden olduğu gibi 5+3+3 olarak yeniden tanzim edilmeli, eğitimin ilk 5 yılı zorunlu olup, kalan 6 yılı ise isteğe bağlı olmalıdır. 5 yıllık zorunlu eğitimden sonra isteyen kabiliyeti doğrultusunda istediği mesleğe yönlendirilmeli, tarım, hayvancılık, sanayi, teknoloji ve birçok alanda ara eleman sorunu bir an evvel çözüme kavuşturulmalıdır. Çocuk işçiliği gibi söylemlerle hayatın gerçekleri göz ardı edilmemeli, geleceğin teminatı gençlerin daha erken yaşta meslek edinmeleri ve üretime katılmaları sağlanmalıdır. ÖĞ-DER olarak 'önce ahlak ve maneviyat' anlayışıyla, öğrenciyi sadece sınavlara hazırlayan değil; hayata, mesleğe ve topluma hazırlayan bir eğitim sistemini savunuyoruz." dedi.
“Okullarımızın güvenlik görevlisi ihtiyacı karşılanmalı”
"Okullarda güvenlik sorunu çözülmelidir" diyen Gökmen, şunları söyledi: "Okullarımızda öğrencilerin ve öğretmenlerin güvenliğini tehdit eden olaylar artık münferit hadiseler olmaktan çıkarılmalı ve eğitim politikalarının önemli bir başlığı olarak ele alınmalıdır. Okul çevrelerinde uyuşturucu, şiddet, madde bağımlılığı, akran zorbalığı ve çeşitli güvenlik risklerine karşı daha etkin tedbirler alınmalıdır. Okullarımızın güvenlik görevlisi ihtiyacı karşılanmalı, okul yöneticileri ve öğretmenler güvenlik konusunda yalnız bırakılmamalıdır. Öğretmenin görevi öğrenciyi eğitmektir. Öğretmeni güvenlik görevlisi, psikolog, sosyal hizmet uzmanı ve disiplin mekanizmasının bütün yükünü taşıyan kişi hâline getirmek doğru değildir. Okul-aile-emniyet-yerel yönetim iş birliği güçlendirilmeli, okul çevrelerinde etkin ve sürekli güvenlik politikaları uygulanmalıdır."
“Kılık kıyafet kanunu güncellenmeli”
Kılık kıyafet yönetmeliği güncellenmesi gerektiğini ifade eden Gökmen, "Önlük uygulaması eğitim sisteminin asli meselelerinin önüne geçirilmemelidir. Öğretmenin öncelikle ekonomik ve sosyal şartlarının iyileştirilmesi, mesleki saygınlığının güçlendirilmesi, çalışma şartlarının düzenlenmesi ve eğitim ortamlarının iyileştirilmesi lazımdır. Kıyafet konusunda bakanlık tarafından dayatmacı değil, mesleğin saygınlığına ve öğretmenin tercih hakkına da saygı gösteren bir yaklaşım sergilenerek önlük giyimi teşvik edilebilir ancak mecbur tutulmamalıdır. Kılık kıyafet kanunu güncellenmeli, öğretmenlerimizin mesleğin itibarına yaraşır bir şekilde, ahlaki değerlere, toplumun örf, adet ve geleneğine aykırı olmayacak şekilde giyinmelerine imkan verecek düzenlemeler yapılmalıdır. Başörtüsü serbestliği kamuda sadece sendikal bir eylemle değil, kanuni bir düzenlemeyle güvence altına alınmalıdır." ifade etti.
“Asıl yatırım insana yapılmalıdır”

Eğitimde insan merkeze alınması gerektiğine de değinen Gökmen, "Eğitim yatırımları sadece yeni okul binaları yapmak, teknolojik araçları artırmak veya fiziki şartları iyileştirmekten ibaret değildir. Asıl yatırım insana yapılmalıdır. Öğretmenin ekonomik ve sosyal şartları iyileştirilmeli, öğrencinin ahlaki ve psikolojik gelişimi desteklenmeli, aile eğitim sürecinin güçlü bir paydaşı hâline getirilmeli ve okul yöneticilerinin üzerindeki gereksiz bürokratik yük azaltılmalıdır. Eğitim politikaları günübirlik uygulamalarla değil, uzun vadeli ve bütüncül bir anlayışla oluşturulmalıdır." şeklinde belirtti.
“Eğitim, bir milletin geleceğidir”
Son olarak Gökmen, "Şuurlu Öğretmenler Derneği olarak Millî Eğitim Bakanlığımızı, eğitim çalışanlarının, öğrencilerin, velilerin ve eğitim alanında faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşlarının görüşlerini daha fazla dikkate almaya çağırıyoruz. 2026-2027 eğitim-öğretim yılı; Öğretmen açığının giderildiği, Atama bekleyen öğretmenlerin mağduriyetlerinin azaltıldığı, Eğitim ödeneğinin tüm eğitim çalışanlarına ve öğrencilere verildiği, Okullarımızın yeterli temizlik personeliyle eğitim yılına hazırlandığı, Okullarımızda güvenliğin sağlandığı, 12 yıllık zorunlu eğitim sisteminin yeniden değerlendirildiği, Mesleki eğitimin güçlendirildiği, Öğretmenin itibarının ve çalışma şartlarının iyileştirildiği, öğrencinin akademik başarısı kadar ahlaki ve manevi gelişiminin de önemsendiği bir eğitim yılı olmalıdır.
Çocuklarımızın geleceğini günübirlik tartışmalara ve geçici çözümlere bırakamayız. Eğitim, bir milletin geleceğidir. Bu nedenle bütün eğitim paydaşlarını; öğrencilerimizin ve ülkemizin geleceği için daha nitelikli, daha güvenli, daha adil ve ahlak ve maneviyatı önceleyen bir eğitim sistemi oluşturmak üzere sorumluluk almaya davet ediyoruz. 2026-2027 eğitim-öğretim yılının öğretmenlerimize, öğrencilerimize, velilerimize ve ülkemize hayırlı olmasını diliyoruz." dedi. (İLKHA)