Öğretmen Akademilerinde sanat ele alındı

Diyarbakır Öğretmen Akademileri kapsamında, Büyükşehir Öğretmenevinde gerçekleştirilen "Sanatın Toplumsal İletişime Katkısı: Anlam, Bellek ve Dönüşüm" başlıklı söyleşi, öğretmenlerin yoğun katılımıyla gerçekleşti.Doç. Dr. Zuhal Akmeşe, yaklaşık 2 saat sür
Diyarbakır Öğretmen Akademileri kapsamında, Büyükşehir Öğretmenevinde gerçekleştirilen "Sanatın Toplumsal İletişime Katkısı: Anlam, Bellek ve Dönüşüm" başlıklı söyleşi, öğretmenlerin yoğun katılımıyla gerçekleşti.
Doç. Dr. Zuhal Akmeşe, yaklaşık 2 saat süren etkinlikte sanatın toplumsal iletişimdeki rolü, kültürel bellekle ilişkisi ve dijital çağdaki dönüşümü çok boyutlu bir perspektifle katılımcılarla birlikte ele aldı. Öğretmen Akademileri tarafından düzenlenen programın açılışında, sanatın yalnızca estetik bir üretim alanı değil, aynı zamanda güçlü bir iletişim biçimi olduğu vurgulandı. Söyleşide, sanatın bireysel deneyimleri kolektif anlam dünyasına taşıyan sembolik bir dil olduğu belirtilerek, sanatın, bireyin iç dünyasını toplumun ortak hafızasına dönüştüren bir iletişim formu olduğu yaklaşımı öne çıktı. Programın ikinci bölümünde sanatın toplumsal işlevleri üzerinde duruldu. Sanatın ortak duygulanım alanı oluşturduğu, görünmeyeni görünür kıldığı ve empatiyi mümkün kılan en güçlü iletişim alanlarından biri olduğu ifade edildi. Özellikle afetler, göç, toplumsal eşitsizlikler ve kültürel kırılmalar sonrasında üretilen sanatsal çalışmaların, toplumsal dayanışma ve anlam üretimi açısından önemli bir rol üstlendiği vurgulandı. Söyleşide ayrıca sanatın toplumsal bellek ve kimlik inşasındaki işlevi ele alındı. Sinema, edebiyat ve mimarlık gibi alanların toplumların geçmişle kurduğu ilişkiyi taşıyan önemli hafıza araçları olduğu belirtilerek, toplumların geçmişlerini çoğu zaman tarih kitaplarından çok sanat eserleri aracılığıyla hatırlar" değerlendirmesi paylaşıldı.
Etkinliğin bir diğer başlığını ise sanatın eleştirel ve dönüştürücü gücü oluşturdu. Sanatın yalnızca toplumsal gerçekliği yansıtan bir alan olmadığı; aynı zamanda alternatif anlatılar üreterek kamusal tartışma zemini açan ve toplumsal farkındalık oluşturan bir işlev üstlendiği ifade edildi. Bu çerçevede sanatın bir "sembolik mücadele alanı" olduğuna dikkat çekildi. Programın son bölümünde dijital çağın sanat ve iletişim üzerindeki etkileri değerlendirildi. Dijital teknolojilerle birlikte üretim imkanlarının demokratikleştiği, ancak aynı zamanda hız ve görünürlük baskısının yüzeyselleşme riskini de beraberinde getirdiği belirtildi. Günümüzde sanatın daha geniş kitlelere ulaştığı ancak aynı hızla tüketildiği gerçeği tartışmaya açıldı. Söyleşi, öğretmenlerin aktif katılımıyla gerçekleşen soru-cevap bölümüyle sona erdi. Katılımcılar, sanatın eğitim süreçlerinde nasıl daha etkili kullanılabileceği ve öğrencilerde estetik duyarlılık ile eleştirel düşünmenin nasıl geliştirilebileceği üzerine görüş alışverişinde bulundu.
Program, Öğretmen Akademileri’nin öğretmenlerin kültürel ve entelektüel gelişimine katkı sunmayı amaçlayan çalışmalarının önemli bir örneği olarak değerlendirildi.