Dünyada her yıl büyük miktarda gıda üretilmesine rağmen önemli bir bölümünün tüketiciye ulaşmadan veya tüketim aşamasında kaybedilmesi ciddi bir sorun oluşturmakta. Prof. Dr. Yusuf Doğan, İLKHA mikrofonuna yaptığı değerlendirmede, dünya nüfusunun yaklaşık
Dünyada her yıl büyük miktarda gıda üretilmesine rağmen önemli bir bölümünün tüketiciye ulaşmadan veya tüketim aşamasında kaybedilmesi ciddi bir sorun oluşturmakta.
Prof. Dr. Yusuf Doğan, İLKHA mikrofonuna yaptığı değerlendirmede, dünya nüfusunun yaklaşık 8,3 milyara ulaştığını, nüfusun sürekli artmasıyla birlikte gıdaya olan ihtiyacın da her geçen gün arttığını ve mevcut kaynakların azalması nedeniyle gıda arzının daha ekonomik ve verimli şekilde kullanılması gerektiğini ifade etti.
Doğan, dünya genelinde ve Türkiye'de yaşanan gıda kayıpları ile gıda israfına ilişkin konuşarak, son verilere göre dünya genelinde yıllık ortalama 4 milyar ton gıda üretildiğini, bu üretimin yaklaşık 1,3 milyar tonunun israf edildiğini belirtti. Doğan, Türkiye'de ise 2025 yılı verilerine göre yaklaşık 121 milyon ton gıda üretildiğini ve bunun yaklaşık 23 ila 26 milyon tonunun her yıl israf edildiğini aktardı.
Dünya nüfusunun gelecekte ulaşacağı seviyeye dikkat çekerek, gıda arzının öneminin her geçen gün arttığını belirten Doğan "Dünya nüfusu şu an itibarıyla 8,3 milyar civarında olduğu bilinmektedir. 2050'li yıllarda bu sayının 10 milyarın üzerinde olması öngörülüyor. Genel olarak bakıldığında, gıda arzının her yıl ne kadar önemli olduğu düşünüldüğü zaman, her geçen gün gıda arzına talep arttığını görebiliyoruz. Çünkü dünya nüfusunun sürekli bir artışı var. Mevcut kaynakların da azalması söz konusu. Dolayısıyla gıda arzını daha ekonomik ve verimli şekilde kullanmak gerekiyor." dedi.

"Tarladan hasat edilen üründe sofraya gelinceye kadar yüzde 13,3'lük kayıp var"
Doğan, Gıda ve Tarım Örgütü verilerine göre tarladan sofraya kadar geçen süreçte önemli miktarda gıda kaybı yaşandığını, en büyük kaybın ise meyve ve sebzelerde görüldüğünü ifade ederek "Son verilere, Gıda ve Tarım Örgütü'nün verilerine bakıldığında, tarladan hasat edilen ürünün sofraya gelinceye kadar geçen süreçte yaklaşık yüzde 13,3'lük bir kayıp olduğu görebilmekteyiz. En büyük kayıp meyve ve sebzede görülüyor. Bu grupta kayıp yaklaşık yüzde 25,4'ünü oluştururken diğer bitkisel ürünlerde bu oran yaklaşık yüzde 8,4 düzeyinde. Ürünün ekildikten sonraki sofraya gelen zincir gruba bakıldığında, tarladaki mevcut kayıplar, kayıplara baktığımızda; hasattan kaynaklanan hatalar, sıcaklık ve suya bağlı kayıplar yine ekimden kaynaklı hatalar, erken veya geç hasattan kaynaklı hatalar, temel problemlerde en büyüğünü oluşturmaktadır. Bunun yanı sıra hasat sonrası işleme, depolama ve ambalajlama aşamalarında da kayıplar meydana geliyor. Tarladan sofraya kadar her aşamada bu kayıplar görülebiliyor ve bu oran hiç de azımsanacak düzeyde değil." dedi.

"4 milyar ton gıda üretimi yapılıyor, bunun yaklaşık 1,3 milyar tonu israf ediliyor"
Doğan, bir taraftan büyük miktarlarda gıda üretilirken diğer taraftan dünyada milyonlarca insanın açlıkla mücadele ettiğine dikkat çekerek, şu verilere yer verdi:
"Dünya genelinde son verilere bakıldığı zaman yıllık ortalama 4 milyar ton gıda üretimi yapılıyor ve bunun yaklaşık 1,3 milyar tonu israf ediliyor. Yani 2,7 milyar ton tüketilirken, 1,3 milyar ton gıda boşa gidiyor. Öte yandan dünyada yaklaşık 2,1 milyar kişi açlık çekiyor. Eğer bu ürünler düzenli ve özenli kullanılırsa aslında dünyada açlık sorunu büyük ölçüde olmayacaktı. Ülkemizde ise 2025 verilerine göre Türkiye'de yaklaşık 121 milyon ton gıda üretiliyor. Bunun yaklaşık 68 milyon tonunu tarla bitkileri, yaklaşık 53 milyon tonunu ise meyve, sebze ve içecek grubu oluşturuyor. Ülkemizde gıda israfı ise yılda ortalama 23 ila 26 milyon ton arasında olduğu bilinmekte. Bu da kişi başı yıllık 93-102 kilogram arasında gıdanın israf edildiği anlamına geliyor. Gıda kaybı ve gıda israfı bir arada değerlendirildiğinde, bu iki oran birlikte üretimin yaklaşık yüzde 50'sini oluşturuyor. Bu kayıp da gerçekten çok ciddi bir oran."
Gıda israfının önlenmesinde bireysel olarak alınabilecek tedbirlerin önemine dikkat çeken Doğan, tüketicilerin ihtiyaçlarından fazla gıda satın almaması ve tüketebileceği kadar gıdayı sofraya getirmesi gerektiğini ifade etti.
"Bireysel olarak, toplum bu konuda bilinçlendirilmeli"
Doğan "İsrafa karşı alınacak önlemleri alırken bireysel olarak da adım atmak zorundayız. Çünkü tüketilen gıdanın yaklaşık yüzde 42'si ne yazık ki evlerdeki, sofralardaki israftan kaynaklanıyor. Bu konuda öncelikle ihtiyaç kadarı alınmalıdır. Dolaptaki zamanı geçen ürünleri değil, tüketebileceğimiz kadarını almalıyız. Aldığımızda da yiyebildiğimiz kadarını tabağımıza koymalıyız. Bu şekilde önlem almak mümkündür. Elbette sadece evde değil, restoranlarda, otellerde, özellikle büyük zincir otellerde de bu kayıplar çok yüksek düzeyde ve göz ardı edilemeyecek kadar fazla. Bu nedenle bireysel olarak, toplumun bu konuda bilinçlendirilmesi, gıdaların depolanmasından tüketimine kadar her aşamanın düzenli bir planlanmayla tüketilebilir." dedi. (İLKHA)